Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

İNSANLAR VE MAKİNELER GELECEĞİN FABRİKASINDA UYUM İÇİNDE ÇALIŞIYOR

OMRON

İhracat, sanayileşmiş tüm ülkelerde ekonomik performansın önemli bir göstergesidir. Bu konuda öncü ülkelere bakılacak olursa; Endüstri 4.0 kavramı ile bizi ilk tanıştıran Almanya, 1,44 trilyon ABD doları ihracat hacmiyle 2017 yılında küresel bir karşılaştırmada ABD (1,54 trilyon ABD doları) ve Çin’in (2,26 trilyon ABD doları) ardından üçüncülüğü yakaladı. Ancak ekonomilerin uzun vadede güç kaybetmemesini sağlamak için endüstriyel üretimin etkinliği yeni konseptlerle optimize edilmelidir. Otomasyon ve yapay zeka alanında kaydedilen ilerlemeler göz önünde bulundurulduğunda, insanlarla makineler arasında iyi yapılandırılmış ve gelişmiş etkileşim, yüksek ekonomik standartlar ve verimlilik elde etmeye yardımcı olabiliyor.

Fabrikada uyum konusunda gelecek vaat eden yeni bir modelin temelleri, geleceğin üretim süreçlerinin akıllı, entegre ve interaktif tasarımı üzerine inşa ediliyor. İnsanlarla robotların yalnızca birbirlerine karşı veya ihtiyaç durumunda yan yana çalışabileceğine inanılıyor. Ayrıca, makinelerin insan işçilerinin yerini alacağı korkusu da söz konusu. Bununla birlikte, insan işçiler, otomatik makine çözümleri ve robotların birlikte var olduğu durumlar giderek daha fazla şirkette yaygın hale geldi. Resmin tamamı bununla sınırlı değil. Dijitalleşme, üretim sektöründeki şirketlere geleceğin fabrikasını hayata taşımak için muazzam teknolojik seçeneklerden oluşan bir envanter sağlıyor. Yapay zeka kullanan akıllı ağ, üretim verilerini stratejik bilgilere dönüştürme fırsatı sunuyor. Ayrıca yüksek hızda çalışan yüksek hassasiyetli robotik teknolojilerinin sorunsuz entegrasyonuna olanak tanıyor ve bu süreci makine ile insan arasında düzenli olarak güvenli ve basit etkileşimle destekliyor.

AKILLI, ENTEGRE VE İNTERAKTİF ÜRETİMİN YENİ ÇAĞI

Verimliliği artırma, maliyetleri azaltma, rekabet gücünüzü artırma gibi rekabetçi küresel pazarlarda pazar konumunuzu korumak için gerekli olan hususlar esnek ve verimli üretime yönelik yenilikçi çözümlerle uygulanabilir. Omron ile Techman iş birliğiyle geliştirilen yeni bir kollaboratif robot, insanla makine arasındaki uyumu desteklemenin yanı sıra geleceğin fabrikasında devrim yaratacak teknoloji potansiyelinin etkileyici bir örneğini teşkil ediyor. Robot, genellikle insanların gerçekleştirdiği ve otomasyonun şu ana kadar çok zor olduğu uygulamalarda basit otomasyon için yenilikçi bir çözüm sunuyor. Robot, otonom bir mobil robota sorunsuz bir şekilde entegre edilebiliyor ve 3D kamera ile karmaşık görevlerin otomasyon sürecine dahil edilmesini mümkün hale getiriyor. Geleceğe göz kırpan çözümlere parça alımını örnek verilebilir. Robot, farklı parçaları hızlı ve hassas bir şekilde sıralayıp ihtiyaç duyulan yere yerleştiriyor. 3D kamera, öğeleri buluyor ve koordinatlarını robota gönderiyor.

Yapay Zeka algoritmalarıyla desteklenen yazılım ise örneğin özel siparişler için ürünlerin optimize şekilde alınması için gereken gelişmiş hesaplamaları gerçekleştiriyor. Bu sırada, ürünlerin sonraki aşamalarda taşınması mobil bir robotun sorumluluğundadır. Bu bakımdan, farklı üretim süreçlerinin verimli bir şekilde bir araya getirilmesi özellikle esnek ve güvenilir üretim ve malzeme işlemenin temelini oluşturuyor. Bu yaklaşım ayrıca, esnek üretim ve özelleştirme sağlamak için entegre mobil ve kollaboratif robotların insanlarla uyum içinde çalıştığı “Fabrikada Uyum” konseptiyle gelecekte nelerin mümkün olacağıyla ilgili öngörü sağlıyor.

ARIZALARI VE BOZULMALARI SİSTEMATİK OLARAK ÖNLEME

Özellikle endüstriyel üretim organizasyonundaki mevcut değişiklikler açısından bakıldığında, operasyonel mükemmeliyet yatırım güvenliği için önemli bir temel oluşturuyor. Değişen tüketici davranışları, üreticileri daha fazla çeşitte daha küçük miktarlarda esnek üretim gerçekleştirmeye ve mümkün olduğunca zaman tasarrufu yapmaya zorluyor. Bu nedenle, geleceğin fabrikaları daha esnek olmalı, üretimi daha hızlı dönüştürebilmeli ve daha küçük miktarlarda üretim yapabilmelidir. Nihai hedef, çevik ve ağa bağlı bir üretim hattıyla kişiselleştirilmiş ürünler sunabilmektir. Bu gereksinimi karşılayan bir otomasyon modelinde tüm cihazlar, makineler ve çözümler entegre bir şekilde çalışmalıdır. Tüm üretim ve paketleme hatlarında etkili kalite kontrolü çok önemlidir. Kusurlu ürünleri fabrikadan çıkmadan veya üretilmeden önce tespit edebilen üreticiler, önemli ölçüde zaman ve maliyet tasarrufu elde ediyor ve yüksek maliyetli ürün geri çağırma, üretim kaybı ve marka itibarının zarar görmesi gibi durumların önüne geçiyor. Gıda veya ilaç gibi ürün paketlerinin kalite kontrolü de aynı derecede önemlidir. Okunamayan bir barkod veya yanlış bir son kullanma tarihi, sorunsuz ürünlerin atılmasına neden olabiliyor. Buna ek olarak, tüm ürün türleri için net etiketlemeye öncelik veren daha katı mevzuatlara eğilim artıyor. Örneğin, AB 2019’da üretim hatlarının çok daha yüksek kalite kontrol standartlarını karşılamasını gerektiren yeni düzenlemeler getirdi. Üretim hatlarında otomasyon oranının artması sonucunda, kalite kontroldeki otomatik süreçlere olan ihtiyaç da artış gösterdi. Makinelerin kestirimci bakımı optimize etmek üzere veri toplayabilmesi bu süreçlere fayda sağlıyor. Ne kadar çok veri toplanıp işlenirse makine o kadar “akıllı” hale gelerek üretim hattının ömrünü uzatmaya, duruş süresini azaltmaya ve verimliliği artırmaya yardımcı olabiliyor. Omron Sysmac AI kontrolörü, Yapay Zeka T tabanlı bir kestirimci bakım kütüphanesi içeriyor ve sahadaki cihazların kullanım ömrünü uzatmak, anormallikleri tespit etmek ve arızaları önlemek için cihazlardaki verileri topluyor, analiz ediyor ve kullanıyor. İnternet bağlantısı gerekmiyor. Kullanıcılar artık bulut bilişime bağlı değil ve Yapay Zeka potansiyelini kendi işletme avantajları için kullanabiliyorlar.

GÖRÜNTÜ İŞLEME, HATA ALGILAMA SÜREÇLERİNE DESTEK SAĞLIYOR

Akıllı görüntü işleme teknolojileri, üretim hatlarında kalite kontrolünde gün geçtikçe daha fazla önem kazanan bir faktör haline geldi. Bu teknolojiler tamamen yeni bir çözüm şeklinde teknik olarak uygulanabiliyor veya kısmen mevcut bir sisteme iyileştirme olarak eklenebiliyor. Son derece kompakt görüntü işleme sistemleri, üretimi gerçek zamanlı olarak izliyor ve her hataya anında müdahale ediyor. Bir görüntü işleme sisteminin ilettiği veriler sahada işleniyor ve uygun önlemlerin alınabilmesi amacıyla ayrıntılı analiz için bulut üzerinden merkezi olarak kullanılabilir hale getiriliyor. Bir denetim sisteminin akıllı kararlar alabilmesi için kamera gibi bir sensörün verileri görüntü işleme amacıyla yakalaması gerekiyor. Bu kameralar kusurları tespit etmek, etiketlerdeki yazdırma hataları veya eksik bilgilere yönelik kontroller sağlamak gibi bir ürünün çeşitli özelliklerini izleyecek şekilde ayarlanabiliyor. Daha sonra veriler sürecin gerçek ve hedef sonuçlarla karşılaştırılması için yüksek bilgi işlem gücüyle analiz ediliyor. Sorun tespit edildiğinde, sistem programlanan kurallara göre müdahale ediyor. Bazen hataları otomatik olarak düzeltebiliyor ancak bu durumda bile süreçlerin doğruluğundan emin olmak ve gerekirse ek işlemlerin uygulanması için operatöre her zaman bilgi veriliyor. Bu sistem tamamen ağa bağlı olduğu için üretim hattındaki makineler arasında daha iyi bağlantı sağlamanın yanı sıra daha hassas kalite kontrolü ve daha yüksek verimlilik elde ediliyor. Bir hata algılandığında, sistem genellikle bu hatayı otomatik olarak telafi ediyor ve üretim etkilenmiyor. En yeni nesil akıllı otomasyon çözümleri hızlı çalışıyor, yüksek bilgi işlem gücü sunuyor, kolay kullanım imkânı veriyor ve geleceğin fabrikalarında şeffaf kalite kontrolü sağlıyor.

MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ VE İŞLETME BAŞARISI İÇİN GEREKEN ALTYAPI: ESNEKLİK

Müşteri ve işletme gereksinimlerinin sürekli değişmesi üretim süreçlerinin gelecekte daha esnek olması gerekliliğini beraberinde getiriyor. Organizasyonda ve üretim kaynaklarının düzenlenmesinde esneklik, verimli üretim için önemli başarı faktörlerinden biridir. Kullanılan robotların mobilite özellikleri ve pratik kullanımda somut gereksinimlerine göre uyarlanabilirlik özellikleri de esneklik kapsamında ele alınıyor. Bu durum, etkili bir kalite kontrolü ve süreç yönetimi sisteminin başka bir avantajı olarak görebilir. Görüntü işleme, hareket, kontrol, fonksiyonel emniyet ve robotik özelliklerini tek bir yönetim sisteminde bir araya getiren üretim hatları, kısa üretim çalışmalarına ve değişen pazar gereksinimlerine daha kolay uyarlanabiliyor. Hat düzeni hızlı bir şekilde yeniden tasarlanabiliyor ve kalite kontrolü için tanıma düzeni yazılımda kolayca güncellenebiliyor. Böylece, farklı ürün çeşitleri veya farklı ürünler kusursuz bir şekilde üretilip paketlenebiliyor. Buna ek olarak, bu tür bir sistemin düzenlemelere kolayca uyarlanabilmesi, gelecek teknolojilerle uyumluluk avantajlarını da beraberinde getiriyor. Sonuç olarak, üreticilerin üretim hatlarını değiştirme konusunda endişelenmelerine gerek kalmıyor. Gerektiğinde mevcut çözüm için bir ürün yazılımı güncellemesi başlatmaları yeterli oluyor.

SONUÇ: FABRİKADA UYUM GELECEĞİN ÜRETİMİNİN YAPI TAŞLARINI OLUŞTURUYOR

İnsanlarla makinelerin birlikte çalışması, üretim tesislerinde verimli bir süreç düzenlemesi ve görev dağıtımına yönelik bir trendden çok daha fazlasıdır. Geleceğin yüksek performanslı fabrikalarının somut avantajları, insan ve makine tabanlı özelliklerin sistematik uyumunun yapay zeka ve robotların yardımıyla üretimde nasıl devrim yarat- tığını şimdiden gösteriyor ve geleceğin üretim yöntemleri için yeni bir çığır açıyor.