Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

TÜRKİYE KURULU RÜZGAR GÜCÜNDE AVRUPA’DA YEDİNCİ SIRADA

ÜLKE ENERJİ

WindEurope tarafından Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan Avrupa Rüzgar Enerjisi araştırmasının raporu yayınlandı. Araştırmada AB ülkelerinin geçen yıl elektrik ihtiyaçlarının %14’ünü rüzgar enerjisinden elde ettiği raporlandı. Rüzgar enerjisindeki kurulu güç ve üretilen elektrik ile raporda önemli yer edinen Türkiye ise elektrik ihtiyacının %7’sini rüzgar enerjisinden karşılıyor. Türkiye ve çevre coğrafyadaki rüzgar enerjisi yatırımlarına yönelik işletme ve bakım hizmetleri sunan Ülke Enerji’nin Genel Müdürü Ali Aydın, Türkiye ve AB ülkelerinin rüzgar enerjisindeki mevcut durumunu değerlendirerek, “Türkiye, rüzgar enerjisine yönelik yatırımlarını artırarak rüzgarın elektrik üretimindeki payını yükseltmesi gerekiyor” dedi.

Kapasitede sürekli büyüme ve daha güçlü türbinlerin kullanılması, rüzgarın elektrik kullanım payını artırmaya yardımcı oluyor. Geçen yıl elektrikte en yüksek rüzgâr oranına sahip ülke olan Danimarka, elektrik ihtiyacının %41’ini rüzgar enerjisinden elde etti. Danimarka’yı sırayla, %28 ile İrlanda ve %24 ile Portekiz takip etti.

Rüzgardaki kurulu güç bakımından listede birinci sırada bulunan Almanya’nın ise elektrik ihtiyacının %21’ini rüzgardan karşıladığı görüldü. Türkiye’nin elektrik ihtiyacının %7’sini rüzgar enerjisinden elde ettiğini hatırlatan Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, rüzgardaki kurulu güç açısından ise Avrupa’da 7. sırada olduğumuzu, sahip olunan potansiyelin önemli yatırımlarla açığa çıkarılması gerektiğini vurguladı.

“AB ÜLKELERİ DURAĞAN, TÜRKİYE ATAĞA ÇIKMALI”

Günümüzde birçok kişi ve şirket, rüzgârın sağladığı temiz ve uygun fiyatlı güçten giderek daha da fazla yararlanıyor. Rüzgar enerjisinden elde edilen faydaların popülerleştiği bugünlerde ise AB ülkeleri içerisinde rüzgar enerjisine yatırım konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Ali Aydın, “Geçen yıl AB, rüzgar enerjisi santralleri kurulum kapasitesi açısından 2011’den beri en kötü yılını geçirdi. Türbin kurulumlarına başlıca AB ülkeleri özelinde bakıldığında ise büyüme Almanya’da yarı yarıya azaldı ve Birleşik Krallık’ta 2017’ye göre daha da kötüleşti. Bunun yanı sıra, 12 AB ülkesi geçen yıl tek bir rüzgar türbini kurmadı. Bu durumda AB içerisinde bir durağanlıktan bahsedebiliriz. AB ülkelerinin durağan ve kötü gidişatını doğru değerlendirerek rüzgar enerjisi alanında önemli konumlara gelebiliriz” dedi.

“AB’NİN 2030 PLANLARINA ÜYE ÜLKELER HAZIR DEĞİL”

Ali Aydın, “Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından yapılan son değerlendirmeleri ele aldığımızda 2030 Ulusal Enerji ve İklim Planları (NECPs), AB ülkeleri adına işleri düzeltmek için bir şans. Ancak taslak planlar ayrıntılı olarak çok eksik. AB içerisindeki planlara bakıldığında özellikle politika önlemleri, açık artırma hacimleri, rüzgâr yatırımlarına karşı diğer engellerin nasıl kaldırılacağı ve şebekenin genişletilmesi konularında AB ülkelerinin birçok eksiği bulunuyor. Türkiye’nin AB tarafından bu programların ötesinde hazırlık ve planlar içerisinde olması gerekiyor. Yenilenebilir enerji konusunda potansiyelimizi verimli kullanabilmemiz ve söz sahibi olabilmemiz için Avrupa Birliği ülkelerinden önce hareket ederek aksiyonlar almanın gerektiğine inanıyorum” dedi.