Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

“İNOVASYON DÜNYAYI DEĞİŞTİRİYOR, AR-GE’YE YATIRIM YAPAN KAZANIYOR”

Panasonic Eco Solutions Türkiye

AR-GE bütçeniz Türkiye ortalamasının üzerinde. Bu başarı için ne gibi yöntemler kullanıyorsunuz?

Panasonic Eco Solutions Türkiye, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da onaylı olan AR-GE merkezi ve yetenekli insan kaynağı ile her ülke insanı için ayrı düşünüp üreten hız ve donanıma sahip bulunuyor. Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin, ürün çeşitliliğini inovasyon ve kalite ile buluşturabilmedeki bu hızı, global tercihlere cevap verebilme yeteneği olarak önemli bir avantaja dönüşüyor ve yeni ürün sunma dinamiklerimizi olumlu etkiliyor. AR-GE merkezinde 60’tan fazla çalışan ile hizmet veriyor. AR-GE merkezi için ayırılan bütçenin cirodaki yeri de Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde. 2017 yılı ilk yarısında Türkiye’de en çok patent başvurusu yapan şirketler arasında 9. sırada yer aldığı düşünüldüğünde ülkede oldukça iyi bir noktada olduğu söylenebilir. Panasonic Eco Solutions Türkiye Ar-Ge Merkezi; inovasyon boyutları yüksek, ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen projeleri de gerçekleştirmeye devam ediyor. Yer alınan uluslararası projelerde 60’tan fazla firma ile partnerlik mevcut. Panasonic grubuna dahil olduktan sonra, AR-GE merkezi Panasonic Ar-Ge takımları ile pek çok farklı proje üzerinde çalışmaya başladı. Bunların arasında özellikle geleceğin akıllı şehirlerinin alt yapısını oluşturacak olan akıllı şebekelerin temel taşı niteliğindeki akıllı sayaçlar ve PLC teknolojili uzaktan okuma sistemlerini örnek verebilir. Bu projenin hayata geçmesi ülkemize, enerjinin verimli kullanımı ve yönetilmesi, kayıp ve kaçakların izlenmesi gibi pek çok konuda önemli katkı sağlıyor. Teknolojik altyapısı ile Endüstri 4.0 uygulamalarını yaşama geçiren ve sektöründe dünyanın en iyileri arasında gösterilen endüstriyel tesislerinde yıllık 100 milyon adet anahtar ve priz üretim kapasitesine sahip olan şirketimiz, AR-GE, inovasyon ve tasarım çalışmalarını başarı ile sürdürüyor.

İnovatif ürün mü, yeni ürün mü katma değer sağlıyor?

Anahtar ve priz serileri gibi doğrudan son kullanıcılara hitap eden, ev dekorasyonunun önemli bir unsuru haline gelen ve yaşam tarzımızdaki değişikliklerden daha çabuk etkilenen ürünlerde, yeni ürünlerle ilgili talepte ve dolayısıyla pazara sunum hızında giderek artış yaşanıyor. Bu nedenle inovasyonu, ürün kalite ve güvenliğini, özgün tasarımları ve verimliliği yaşam alanlarına bir arada taşıyan yenilikçi ürün ve çözümler sunuyor. Ürün gamında yer alan dokunmatik paneller, evleri uzaktan kontrol etmeye imkan veren akıllı telefon bağlantıları ve hareket dedektörleri bunlara örnek verilebilir. Rekabette de inovatif ürünün önemi, yeni üründen çok daha büyük. Bu nedenle global rekabette avantaj sağlamak için inovasyon ve müşterilere değer sunmak şart.

Sektörde ihtiyaç duyulan teknolojiler nelerdir?

Şirketimiz, sahip olduğu otomasyon teknolojisi ve bu alanda konusunun uzmanı olan insan kaynağı ile sektörünün öncü şirketleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda sektörümüzde ihtiyaç duyulan teknolojileri en üst seviyede kullanıyoruz. 6 eksenli robotlar, robotlu enjeksiyon makineleri, tam otomatik bakalit presleri, otomatik ham madde kurutma ve yükleme sistemleri, otomatik stacking & destacking hatları, yüksek hızlı eksantrik presler, otomasyon montaj hatları ile haberleşen ve enerji tasarrufu sağlayan paketleme makineleri, otomatik serigrafi makineleri, lazer markalama sistemleri, soğutma grupları, sayaç kalibrasyon sistemleri, SMD dizgi hatları, otomatik raf ve depolama sistemlerinin yanı sıra farklı süreçlere özel tasarlanmış standart olmayan özel montaj makinelerden de yararlanıyoruz.

Günümüzde müşterilere daha çok değer yaratmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Dijital dönüşümün yaşandığı günümüz koşullarında, müşteri için her zamankinden daha çok değer yaratmanız gerekiyor. 2013 yılında başlattığımız ve yaklaşık iki yıl süren, sektöründe belki de Türkiye’de ilk olan, monitoring adını verdiğimiz Endüstri 4.0 projemiz ile montaj ve enjeksiyon bölümlerindeki makinelerimizin OEE değerlerini anlık olarak izliyor ve elde ettiğimiz verileri ERP sistemimize aktarıyoruz. Bunu gerçekleştirebilmek için öncelikle ekip olarak makinelerimizin PLC, HMI gibi sahadan data toplayabileceğimiz ekipmanlarını, serverımız ile haberleştirdik. Gerekli donanım ve yazılım çalışmalarından sonra sahadan otomatik olarak topladığımız üretim, duruş, arıza, ıskarta, duruş nedeni, istasyon bilgisi gibi binlerce datayı raporlayabiliyoruz.

İnovasyonu kurum kültürüne dönüştürmek için neler yapıyorsunuz?

Yukarıda da ifade ettiğim gibi içinde bulunduğumuz çağ, rekabet koşullarını hızla değiştirmeye devam ediyor. İnovasyon ise bu rekabetçi ortamda avantaj sağlama, fark yaratma ve yeni değerler üretme adına her geçen gün önem kazanan bir kavram. Bu nedenle faydaları ölçülebilen değerler üretmek ve rekabet avantajı sağlamak amacıyla özel projeler yürütüyor, çalışanlarımızın fikirlerine büyük önem veriyoruz. Amacımız, inovatif fikirlerin daima üretilmesi ve tartışılması, böylelikle yenilikçiliğimizin sürdürülebilirliği için inovasyonun bir kurum kültürü olarak kuruluşumuzun DNA’sına yerleşmesi.