Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

GELECEĞİN VERİ MERKEZLERİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

VERTİV

Yeni nesil prefabrik modüler veri merkezleri, fabrikalarda kurulan birim ve modülleri sayesinde sahaya mobil olarak ulaşıyor ve böylelikle standart veri merkezlerinin maliyet ve konum zorluklarını ortadan kaldırıyor. Modüler yapılı prefabrik tesisler veri merkezi sektöründe uzun zamandır kullanılırken, yeni hizmet ve teknolojilerle sürekli olarak gelişmeye devam ediyor. Buna karşın, veri merkezi sektöründe prefabrik modüler (PFM) veri merkezlerine karşı pek çok yanlış kanı bulunuyor. Vertiv EMEA Analist ve Influencer İlişkileri Direktörü Andrew Donoghue, PFM veri merkezleri hakkında 6 yanlış kanıyı sıraladı ve doğru bilgileri paylaştı:

PFM VERİ MERKEZLERİ KISITLI BİR KİTLEYE HİTAP EDİYOR

Prefabrik modüler veri merkezleri, pazardaki payını hızla artırıyor. Bu artışın ardında, gerektiği zaman kapasite artırma esnekliğine sahip olmak isteyen ortak yerleşim sağlayıcılarından gelen talepler ve 5G ile ilişkili yeni sınır mikro veri merkezleri için gelecek talepler yatıyor.

Sektör analisti 451 Research’e göre, PFM veri merkezleri pazarı beş yıllık yüzde 14,4 bileşik büyüme oranıyla (CAGR) genişleyerek 2021 yılında 4,4 milyar dolara ulaşacak. 451 Research Baş Analisti Daniel Bizo, “PFM yöntemi; veri merkezi kapasitesini artırmak, yeni veri merkezi kurmak, kullanıma hazır veya kritik alt sistemler hazırlamak için ilk tercih edilen yöntem olmaya başladı. Endüstriyel süreçlerden destek alan bu yöntem; kalite kontrol, kurulum hızı ve sistem kararlılığı açılarından önemli avantajlara sahip” dedi.

PFM VERİ MERKEZLERİ YALNIZCA BİRER KONTEYNERDEN İBARET

Piyasaya yıllar önce sürülen ilk prefabrik modüler tesislerin ISO konteynerlerini baz alması, PFM denildiğinde akla ilk bu biçimin gelmesine neden oluyor. Oysa PFM sistemler bugün, sıraları, odaları, eksiksiz güç ve soğutma altyapılarına sahip tesisleriyle veri merkezi altyapısını her yönüyle kapsıyor. Veri merkezi sektörünün, PFM yöntemi ile elde edilen imkanları ve esnekliği iyi daha iyi aktarması gerekiyor.

PFM YÖNTEMİ GELENEKSEL

SİSTEMLERDEN DAHA PAHALI

PFM veri merkezlerinin en büyük avantajlarından biri, hızlı kurulum için gerektiği düşünülen ek maliyetlere yol açmadan kurulumu hızla tamamlayıp faaliyete geçme olanağı tanıması.

PFM veri merkezleri her ölçekten bütçeye uygun hale getirilebiliyor. Sadeleştirilen süreçler sayesinde tesis dışı kurulum mümkün hale geliyor, bu da toplam sahip olma maliyetini azaltıyor. PFM yönteminin maliyeti o kadar etkileyici ki yeni bir tesis kurmak, mevcut tesisi genişletmeye göre daha uygun maliyetli olabiliyor. PFM veri merkezleri sayesinde kurumlar kendi veri merkezlerini, mevcut tesislerini genişletmek ve güncellemekten daha düşük maliyetle daha uygun bir yere taşıyabiliyor.

PFM TESİSLER DAHA DAYANIKSIZ VEYA GÜVENSİZ

Konteyner benzeri tasarımlar veya mikro veri merkezlerinin mobil yapısı, onları bir kamyonun arkasına yükleyip başka bir lokasyona taşımayı kolaylaştırıyor. Ancak taşınabilirliğin, fiziksel güvenliğe veya dayanıklılığa bir olumsuz etkisi bulunmuyor. Tel örgüler, tuzaklar ve korumalar gibi fiziksel güvenlik önlemleri alındığında PFM tesisler de en az geleneksel tesisler kadar güvenlik sunuyor.

Dahası, PFM tesislerin kritik testleri ve bazı görevlendirmeleri fabrika koşulları altında yapıldığından bu tesislerde sorun çıkma olasılığı daha düşük oluyor. Bileşenlerin önceden entegre edilmesiyle, düzgün kurulmayan bileşenlerden kaynaklanan bakım sorunları da azalıyor. Dayanıklılık konusunda son nokta olarak, veri merkezi sektörünün ana sertifika kurumu olan Uptime Institute, tamamen ya da bir kısmı PFM bileşenleri kullanılarak kurulan tesislerin sertifika alma sürecini sadeleştirmek için Tier-Ready programını geliştirdi.

PFM TESİSLER YALNIZCA EKİPMANLARIN YERLEŞTİRİLDİĞİ ALANLARDAN İBARET

PFM yalnızca tesis inşa tekniğinin yerini almak için geliştirilen bir yöntem değil. PFM, geleneksel yöntemlerle inşa edilen tesisleri geliştirmek için de kullanılabilen esnek bir teknoloji. Örneğin, ekipmanlar için yeterli alana sahip fakat soğutma veya dayanıklılık açısından kısıtlı olan tesislerin güç (UPS) veya soğutma kapasitesini artırmak için özel PFM birimler kurulabiliyor. Bu teknolojinin örneklerinden biri de Vertiv’in Power Module ürün ailesi. Power Module, güç dağıtımını ve dayanıklılığı arıtmak için esnek bir yol arayan yeni veya mevcut tesislere eklenebilecek şekilde tasarlandı.

PFM TESİSLERİ KÖTÜ GÖRÜNÜYOR

PFM tasarımları, geleneksel yöntemlerle inşa edilenlerden farklı görünmeyen tesislerden, sınır bilgi işlem gereksinimlerini desteklemek için şık tasarımlı bir ofis binasına entegre edilen tek raflı mikro veri merkezlerine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. T-Systems’in Barselona’daki Cerdanyola del Vallès veri merkezi ilk türün en iyi örneklerinden biri olarak gösterilebilir. PFM yaklaşımıyla inşa edilmesine rağmen, tesis dışarıdan geleneksel bir binaya benziyor. T-Systems’in İspanya’daki en büyük modüler veri merkezlerinden biri olan bu tesis, 1,1 MW modüler BT yük kapasitesine sahip. Bu kapasite ilerleyen aşamalarda 5 MW’a kadar artırılabilecek. Tesis ayrıca İspanya’da Data Center Market en yenilikçi proje ödülünü kazandı. Uptime Institute da tesisin yüzde 99,98 oranında kesintisiz kullanım sunduğunu doğruladı.