Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

“MERHABA ROBOT BEN İNSAN”

Gelecek yapay zekâ ile nasıl geliyor?

Yapay zekâ konusunda birçok tanım var ve henüz ortak bir ifadeye ulaşılmış değil. Ben de kendi tanımımı yaparak herkesin basitçe anlamasına yardımcı olmak istiyorum. Yapay zekâyı genel olarak tanımlarsak; insanın ihtiyaçlarını karşılamak için insandan bağımsız hareket eden bilgisayar sistemleri, makineler ve robotların yazılımlar aracılığı ile insanı taklit edebilmesine verilen isimdir diyebiliriz. Teknolojik gelişmeler, Yapay Zekânın türevleri olan otonom sistemleri, makine öğrenimi ve nöral öğrenme sistemlerini daha da geliştiriyor. Bu gelişmeler çok daha ilginç sonuçları da beraberinde getirecek bir teknolojinin ilk adımlarıdır. Aslında insanoğlu Yapay Zekâ teknolojisi ile hızla sanallaşırken kendine ileride başa çıkamayacağı bir rakip de üretiyor. Çünkü Yapay Zekâ insan kaynağı da dahil tüm kaynakların optimum kullanılmasını sağlıyor ve daha da etkili olacak. İnsan kaynaklı tüm hata ve aksaklıkların önüne geçecek. İnsanı ilgilendiren her alanda çok önemli çözümler sağlayacak. Dünyanın ve evrenin anlaşılmasında çözemediğimiz problemleri hızla çözeceğiz. Yeni teknolojik keşiflere bağlı yeni ürünler hayatımıza girecek. Örneğin; sağlık sektöründe hasta takibi ve hastalıkların teşhisi ile çözümleri konusunda hata payını en aza indirecek. Kişiye özel analiz ile kişiye özel ilaç ve tedaviler mümkün olacak.

Hatta hastalanma ihtimalimizi analiz ederek önceden tedbir almamızı sağlayacak. Gözle görülemeyecek kadar küçük robotları yutacağız ve onlar içimizde sorunlu yere ulaşarak tedavi edecekler. Yapay Zekâ otonom sistemlerde, fabrikalarda kullanılıyor ve önemli ölçüde verimlilik artışı sağlıyor. Sürücüsüz araçların yavaş yavaş hayatımıza girmesinde en önemli pay yine Yapay Zekânındır. Eğitimde de tıpkı sağlıkta olduğu gibi kişiye özel eğitim programları yapılarak eğitim kalitesi ve istenilen sonucun daha hızlı alınması sağlanacak. Sanal asistanlar hayatımıza çoktan girdiler. Haber sunmaktan tutun da şiir ve şarkı sözü yazan, resim yapan robotları duymuşsunuzdur. Ağır doğa koşullarında, madenlerde, denizlerin altında hatta Ay ve yakında Mars’ta sürekli, hatasız çalışarak üretim yapabilecek Yapay zekâ destekli robotlar sayesinde üretim kapasitemiz artacak. Bütün bu gelişmeler faydaları sayılamayacak kadar çok alanda insanın hayatını kolaylaştıracaktır. Bu örnekler çoğaltılabilir; askeri teknolojiden, üretimden, satış pazarlama ve medyaya kadar tüm hayatın yeniden organize edilmesinde yapay zekâ kullanılacak.

Yapay zekâ teknolojilerinin eksi yanları olduğunu düşünüyor musunuz?

Yapay zekânın faydalarındansa tehlikelerini daha çok önemseyenlerdenim. Getirilerinin yanında neleri götürecek bu konuda konuşmak gerekir kanaatimce. Teknolojik gelişmeler tıpkı kullandığımız ilaçlar gibidir. Bir sorunu çözerken birçok sorunu da beraberinde getirir. Yapay zekâdan önce gelişen teknoloji ile neler yaptık bir bakalım. Doğayı nasıl tahrip ettik, birçok canlı türünü nasıl yok ettik, milyarlarca insanı nasıl perişan halde bıraktık.

Birleşmiş milletlerin raporlarında her 60 kişiden birinin evsiz olduğu yazıyor. Bunu biz gelişen teknolojimizle başardık. Ölümcül silahlarla sürekli savaşan insanlığın elinde bir de Yapay Zekâ ve robot ordularını bir düşünün. Kötü niyetli insanların yanında gelişimin, üretimin dışına itilen insan topluluklarının ne olacağı konusunda kimseden bir çözüm önerisi duydunuz mu? Duyguları ve fiziksel özellikleri robotlarca taklit edilmiş bir insanlığın, ihtiyacı için yarattığı bu teknoloji iyi kurgulanmaz ve olası yıkıcı etkilerine yönelik şimdiden önlemler alınmazsa durum pek iç açıcı değil.

Yapay zekâ ve robot teknolojileri arasındaki iş birliği artıkça insan “maliyetli” bir konuma mı düşecek?

Üretim ve hizmet sektöründen medyaya kadar her alanda robotik teknoloji ile Yapay Zekâ birlikteliği insanı hızla oyunun dışına itiyor. Üretim ve hizmetler insan için yapılıyor ancak üretime katılmayan insan tüm bu kendisi için üretilenleri nasıl alacak? Bu konuda henüz bir çözüm yok. Rekabet ortamında Yapay Zekâ ve türevlerinden, otonom ve robotik sistemlere kadar ve Endüstri 4.0’ın dışında kalan işletmelerin, fabrikaların hayatta kalma şansı olmayacak. Kar ve verimliliği daha çok artırmak adına toplu işten çıkarmalar yapılacak ve bu durum artarak devam edecek. Çünkü en büyük maliyet insan. Yukarıda bahsettiğim gibi iştahla bu teknolojilere güzellemeler yapılırken, işinden olan insanın ne olacağını kimse konuşmuyor. Bu işsiz ve ihtiyaçları karşılanamayan toplulukların her gün savaşların yaşandığı dünyamızı daha da büyük bir kaosa sürükleyeceğini söylemek için kahin olmaya gerek yok. Kontrolün bugün bizde olması yarın da bizde olacağı anlamına gelmiyor. Birçok bilim kurgu filminde bu tehlikeler etraflıca bizlerin dikkatine sunuluyor. Starwars, Matrix, Lucy, Exmachine, Transformers gibi filmleri tekrar izleyin ve gerçekleşme ihtimalini bir düşünün. Gerçekte ne kadar çaresiz olduğumuzu sizler de idrak edeceksiniz. İnsanoğlu olarak egomuz yüksek, insan beyninin gücüne hiç bir makinenin ulaşamayacağı söyleniyor. Bu boş bir kuruntudur. İspatı çok kolay, en basit hesap makinası bile bizi yenecek kadar güçlüdür. Çok değil 3- 4 basamaklı bir sayıyı çarpın ve hesap makinasından önce doğru sonucu bulun. Bulabildiniz mi? Şimdi uyanma vakti. İnsan beyni çok güçlü doğru, henüz hiçbir teknoloji beynin kapasitesinde değil. Ancak insanın beyni aynı anda birçok alanda en yüksek kapasiteyle çalışamıyor. Oysa bir bilgisayar aynı anda hem hukuksal hem tıp hem enerji hem matematik hem mühendislik alanında en üst seviyede çalışabiliyor. Big Data problemini biliyorsunuz, insanlığın bugüne kadar ürettiği tüm bilgiyi bir insandan ya da tüm insanların toplam gücünden daha iyi analiz eden bilgisayar ve Yapay Zekânın karşısında hangi beyin gücünden bahsedilebilir ki? Şimdilerde quantum bilgisayarlar üretiliyor ayrıca konuşulması gereken çok önemli bir konu. İnsan duygusal ve narin bir varlık, oysa makineler öyle mi? İnsanın duygu durumu, enerjisi, içinde bulunduğu çevre ve birçok şey insanı verimsiz hale getirirken yarattığı makinalarla nasıl baş edebilecek.

Yapay zekâ kavramları “güvenlik” ve “güvenilirlik” kavramlarını isteği şekilde esnetebiliyor mu?

Yapay Zekâ sistemleri, bir insanın öğrenme kapasitesinden çok daha ileriye gidecek. Örneğin, yeni doğmuş bir bebeğin ayağa kalkıp yürümesi en erken 7 ayda gerçekleşirken, içinde Yapay zekâ bulunan, kod ile çalışan ve hiçbir yönerge tanımlanmayan örümcek benzeri bir robot 1 hafta içinde emeklemeden koşmaya geçebildi. Bu kıyaslamayı en basit ve başlangıç seviye olarak kabul edelim. Quantum bilgisayarların üretildiği ve gelecekte daha da güçlü bilgisayarların olacağı dünyadaki Yapay zekânın gücünü tahmin dahi edemezsiniz. DNA’mızdan meteorolojik simülasyonlara, evrenin işleyiş kurallarının çözümüne kadar her tür verinin işlenmesi ve çözümünde Yapay zekâ hayatımızda vazgeçilmez olacak.

“HER ŞEYİN AYAK UYDURULAMAZ BİR HIZLA DEĞİŞTİĞİ EVRENE VE YAŞAMIN OLUŞUMUNA DAİR YENİ BİLGİLERİN Ü RETİLDİĞİ, ATOM ALTI PARÇACIKLARIN ÇARPIŞTIRILARAK YENİ BİLGİ VE BULGULARA ULAŞILAN DÜ NYADA, İNSANIN YENİDEN TANIMLANMASI VE BU TANIMA BAĞLI OLARAK DA YENİDEN ORGANİZE OLMASI ŞART.”

Facebook yaptığı iki Yapay Zekâ robotunun fişini çekti. Bu botlar kendi aralarında bir dil geliştirdi ve işin sonunun nereye varacağı tahmin edilemediğinden sistem kapatıldı. Benzer örnekler diğer şirketlerin de sorunu halinde. Ve insanoğlu şu anda, yarattığı bu yeni oyuncağı nasıl kullanacağını ve onunla nasıl başa çıkacağını tam olarak kestiremez durumda. Bu durum bile yukarıda bahsettiğim kötümser tablonun ne kadar gerçekçi olduğuna bir delil oluşturuyor. Gelişen teknolojiyi otobana insanlığı da bir araca benzetecek olursak, geri dönülemez bir yolda ilerlediğimizi söyleyebilirim. Son yüzyılda yaptığımız gibi değil de, gelişmenin getirdiği sorunları daha çok düşünmeli ve önlemler alarak ilerlemeyi tercih etmeliyiz.

Yapay zekâ fizikselden dijitale entegrasyona geçişi nasıl kolaylaştıracak?

Kaynak kullanımı her anlamda daha verimli olacak. İnsansız fabrikalarda üretim kesintisiz ve hatasız yapılabilecek. Üretim sırasında insana bağlı hatalardan dolayı kayıplar yaşanmayacak. Hammadde veya yarı mamulün üretim alanına otonom araçlarla eksiksiz ve zamanında ulaştırıldığı bir ortamda doğal sonuç olarak rekabetçi, kaliteli, kesintisiz bir üretim yapılabilecek. Şöyle bir kıyas yaparak durumu daha iyi anlayabiliriz; insanlı üretim yapan fabrikalarda, insandan kaynaklı ihtiyaçlar ve maliyetler ile üretimin kapasitesine, kalitesine bakacak olursak güvenlikten aydınlatmaya, ısıtma – soğutmadan yemek ve sosyal alanlara, personelin işe geliş gidişine kadar bir dizi ihtiyacın karşılanması gerekiyor. Yine maaş, vergi, tatil, sigorta, hastalık, yorgunluk gibi insani durumların doğru planlanması gerekir. Bunlar da maliyeti artırır. Akıllı fabrikalarda ise durum şu şekilde; ilk yatırım maliyeti yüksektir. Ancak bu tür fabrikalar verimlilik ve getirdiği yüksek kalite ile kısa zamanda klasik üretim yapan fabrikaların önüne geçeceklerdir. Sayısız faydasının yanında bir müddet sonra insanı dışlayan bu üretim tarzının, ne için kim için üretim yaptığı çelişkisine düşmesi de benim öngörülerim arasındadır. Zaman içinde insanlık tüm alanlarda büyük bir kırılma ve paradigma değişikliği ile yüzleşecek.

Sonuç olarak; Modern çağda elektrikten motora, bilgisayardan internete, robotlardan nöral öğrenmeye kadar hayatı ve kendisini değiştiren insanı hala yüzlerce, binlerce yıl önce filozofların tanımladığı gibi mi tanımlayacağız. Her şeyin ayak uydurulamaz bir hızla değiştiği evrene ve yaşamın oluşumuna dair yeni bilgilerin üretildiği, atom altı parçacıkların çarpıştırılarak yeni bilgi ve bulgulara ulaşılan dünyada, insanın yeniden tanımlanması ve bu tanıma bağlı olarak da yeniden organize olması şart. Aksi durumda dünyada yaşamın sonu yakın. Doğayı yok ettiğimiz kadar hızlı yok oluyoruz.