Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

“KADINLARIN ÜRETİM SEKTÖRÜNDEKİ İSTİHDAMDAN ADİL BİR PAY ALMASI İÇİN ÇABALIYORUZ”

ROCKWELL AUTOMATION KUZEY AMERİKA BAŞKAN YARDIMCISI TESSA MYERS
VE ROCKWELL AUTOMATION KIDEMLİ BAŞKAN YARDIMCISI, GENEL DANIŞMAN
VE SEKRETERİ REBECCA HOUSE İLE ÜRETİM SEKTÖRÜNDE KADININ YERİNDEN
VE BU KONUDAKİ ÇALIŞMALARINDAN, ÇEŞİTLİLİK POLİTİKALARININ
SONUÇLARINDAN VE YAŞADIKLARI SÜREÇLERDEN BAHSETTİK.

Erkek egemen üretim sektörününde, kadınların daha fazla rol alması nasıl sağlanabilir?

Rebecca House: ABD’de sanayiye özellikle de imalat sektörüne kadın çalışan sayısı açısından baktığımızda, kadınlar üretim sektöründeki toplam istihdamın sadece yüzde 30’unu oluşturuyor. Bu rakam ABD dışında yüzde 20’lerde. İstihdam piyasasının yüzde 50-50 kadın erkek olarak dağıldığını düşünürsek, kadınların imalat sektöründe yer alma yüzdesi gerçekten çok düşük.

Tessa Myers: İmalat sektörünün daha fazla kadın işgücünü çekebilmesi için yapması gereken dört şey var; birincisi, STEM yani bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanında genç kızlara ilham vermeli ve onlarla iletişim içinde olunmalı. Genç kadınlar bilim ve teknolojinin onlara uygun bir şey olup olmadığına çok erken yaşta karar veriyor. Yani bu döngüyü oluşturmak için imalata ilgi duyabilecek genç kızlarla STEM alanında iletişim kurmak en etkili yöntem. İkincisi, imalatın ne olduğuna yönelik algıyı değiştirmek.

Çünkü insanlar özellikle kızlar ve ebeveynleri hala imalat sektöründe çalışma ortamının kirli, tehlikeli ve sürekli tekrarlayan bir sürecin olduğu bir yer zannediyor. Halbuki artık imalat sektörü yüksek teknolojiyle çalışıyor. Yenilikçi, temiz ve güvenli bir ortama sahip. Bugün imalat sektörü 30 yıl öncesinin imalat sektöründen çok daha farklı. Yani genç kızlardaki bu yanlış algının değişmesi için daha fazla çabalamalıyız.

“ROL MODEL KADINLARIN OLMASI ÇOK ÖNEMLİ”

Üçüncüsü ise; genç kızların kadın rol modele sahip olmaları. Becky ile bu röportajları yapmak istememizin nedeni genç kızlar üretimde çalışan ve başarılı olan kadınları görünce, onları tanıyarak ilham alabiliyor olmaları. Bir rol model onlara üretimde başarılı bir kariyer inşa edebileceklerini gösterebilir.

TESSA MYERS: “İMALATIN NE OLDUĞUNA YÖNELİK ALGIYI DEĞİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ. ÇÜNKÜ İNSANLAR ÖZELLİKLE KIZLAR VE EBEVEYNLERİ HALA İMALAT SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA ORTAMININ KİRLİ, TEHLİKELİ VE SÜREKLİ TEKRARLAYAN BİR SÜRECİN MEKANI ZANNEDİYOR. HALBUKİ ARTIK İMALAT SEKTÖRÜ YÜKSEK TEKNOLOJİYLE ÇALIŞIYOR. YENİLİKÇİ, TEMİZ VE GÜVENLİ BİR ORTAMA SAHİP”

Son olarak da tüm çabaların sonuç verdiği bir senorya üzerinden düşünelim. Genç kızlarla iletişim kurduk diyelim, üretimde bir rol modeli gördüler, bir rol model onlara ilham verdi sonra üretimde çalışmaya başladılar ama bu iş ortamı yeterince kapsayıcı değilse, tüm çaba boşa gitmiş olur. Şirketlerin kapsayıcı iş ortamları inşa etmesi gerekiyor. Organizasyondaki herkes başarılı olabileceğine inanmalı.

“NEREDE OLURSANIZ OLUN ALFA BİR KÜLTÜR HER KURUMUN İÇİNDE VAR” Küresel şirketlerde çeşitlilik politikası ve kadınlar için eşit çalışma şartları oluşturmak en önemli gündem maddesi. Siz Rockwell olarak bu konuda neler yapıyorsunuz?

Rebecca House: Küresel bir pencereden bakarsak, biz çeşitlilik ve kapsamlılık konusunda küresel bir yaklaşım izliyoruz. Çalışmalarımızın birçoğu on yıl kadar önce ABD merkezli olarak başladı. V e bu çalışmalar gerçekten eğitim ve farkındalıkla başlıyor. Bu bir slogan veya insan kaynakları politikası değil. Bu gerçekten iş gücüyle iletişim içinde olmak istediğimiz bir yol; üst yönetimin enerjisini, ilgisini ve bağlılığını verdiği bir konu. Gerçekten kurum genelinde çeşitlilik politikası ve kadınlar için eşit çalışma şartları konusu derinlemesine ele alınmalı. “ White Man” adlı şirketle kurum içi tam çeşitlilik konusunda bir danışmanlık hizmeti anlaşması yaptık. Bu da şunu anlamamızı sağladı, hangi şirket olursa olsun, nerede olursa olsun baskın bir kültür her kurumun içinde var.

REBECCA HOUSE: “YÖNETİM KURULUNDA KADIN OLAN VE HALKA AÇIK ŞİRKETLER, YÖNETİM KADROSUNDA İŞ GÜCÜ DAĞILIMI ÇEŞİTLİ OLAN ŞİRKETLER DAHA İYİ FİNANSAL SONUÇLAR ELDE EDİYOR. MASANIN ETRAFINDA FARKLI BAKIŞ AÇILARI VE FARKLI FİKİRLER OLDUĞUNDA DAHA İYİ KARARLAR ALIP, DAHA İYİ SONUÇLAR ELDE EDİYORSUNUZ”

Özellikle de ABD’deki şirketlerde beyaz Amerikan erkekleri kurumlarda baskın konumunda. Peki kurum içindeki tüm çalışanları – beyaz Amerikalılar da dahil – bu konuda eğitmek ne anlama geliyor? Ne gibi öncelikleri var baskın kültüre mensup kişilerin? Hangi fırsatlar diğerlerinden farklı olarak onlara sunuluyor? Şimdi bu programı küresel bir dile dönüştürmeye çalışıyoruz. Karşılaştığımız zorluklardan birisi de küresel bir şirket olduğumuz için yaşanan çeşitlilik sorunları ülkeden ülkeye değişkenlik gösteriyor. Bu sorunlardan birtanesi tüm dünyada neredeyse aynı; kadınların üretim sektöründeki çalışma oranının az olması. Bu yüzden de benzer bir eğitim ve farkındalık yaklaşımını yerelleştirmeye çalışıyoruz. Böylece sorunları belirleyebilir, kültürel farklılıkları ortaya çıkarıp, baskın olan kültürün ne olduğunu anlayabiliriz. Deneyimlerimiz bulunduğumuz kültürlere göre değişkenlik gösterebiliyor. Yapılan bu çalışmaların sonrasında ise sorunların belirlenip, engellerin kaldırılması gerekiyor. Geçmişte neler yapıldığı, gerekli iş deneyimleri veya belirli bir özgeçmişinizin olması gerektiğine dair algılar, saat kaçta masanızda olmanız gerektiğiniz, nasıl görünmeniz gerektiği, nasıl bir lider olduğunuz gibi konularda bazı algılar var. Şirket içinde ne gibi engeller var, bu engelleri nasıl kaldırabiliriz gibi soruların cevaplarını aradık ve yönetimle birlikte bu konuyu inceledik, diğer şirketlere göre farklılaşmanın yollarını aradık. Kadınların gelebileceği, başarılı olabileceği bir ortamımız var. Şirketin bu konuya bağlılığını görüyorlar. Bu sadece lafta kalan bir politika değil ya da bu yıl gerçekleştirdiğimiz bir program değil. Bu konu gerçekten kültürümüzün sürdürülebilir bir parçası. Ve tüm bu “eğitim ve farkındalık geliştir, sorunu belirle, engeli kaldır ve farklılaş” döngüsü devam ediyor.

“HEPİMİZ FARKINDA OLMADAN AYRIMCILIK YAPIYORUZ”

Sodexo gibi bazı firmalar da özel sağlık sigortası cinsiyet değişikliği ameliyatını da kapsıyor. Özellikle cinsiyet eşitliğine vurgu yapan bazı şirketler var. Bu konuda sizin düşünceniz nedir?

Rebecca House: Çeşitliliğe sahip ekipler daha iyi kararlar alıyor ve bu daha iyi finansal sonuç getiriyor . Ve bence bu çeşitliliğin her türünü kapsıyor. Bu cinsiyet olabilir, etnik grup olabilir, cinsel yönelim olabilir, farklı bir konu olabilir. İnsanların gelebildiği ve içine girebildiği bir ortam yaratırsanız, ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar. Yani bu konuda karşılaşılan sorular, nasıl daha kapsayıcı bir ortam yaratırız, nasıl tüm bu cephelerde engelleri yıkarız. Bizim yıllardır odaklandığımız bir konu da farkında olmadan bilinçsizce yapılan ayrımcılıklar.

Hepimiz farkında olmadan ayrımcılık yapıyoruz bu bir gerçek. Günlük hızla verilen kararlarda bile ayrımcılık yapılıyor. Ama özellikle bir iş ortamında, bir işe alımı düşünüğünüzde, yetkinlikleri incelediğimizde ve bir işi kimin almasına karar verirken, süreçlerimizin gerçekten doğru işlediğinden emin olmak istiyoruz. Bilinçsizce yapılan bir ayrımcılıkla karşılaşıldığında basabileceğiniz bir “dur” düğmesi olmasını istiyoruz. Örneğin “Cesur Diyaloglar” adlı programımızda sizden farklı insanlarla içinde olduğunuz durumda, önceki vakaların, iş ortamında karşınıza çıkabilecek sorunların canlandırmasını yapıyoruz. Tabii bu canlandırmaları yaşadıkları tecrübeleri rahatça konuşabilecekleri güvenli bir ortamda yapıyoruz. Yani, bu artık sadece benim ya da sizin başınıza gelen bir durum olmaktan çıkıyor ve tartışılıyor. Bu canlandırmaları bir senaryo çalışması gibi düşünebilirsiniz. Bu çalışmalarda çok önemli farkındalıklar yaşanabiliyor. Örneğin geç bir saatte toplantıya gidilmesi konusunda kadınlar o saatte taksiyle gideceğim, güvenli mi diye düşünebiliyor. Erkekler ise bu konuşmalarda daha önce hiç güvenlik konusunu düşünmediğini farkediyor. Bu konuda farkındalıkları yokmuş aslında. Bu tür diyalogları başlatmak ve bu konuların akılda kalmasını sağlamak herkesin iş yapış şeklini bir kez daha değerlendirmesini sağlıyor. İş yerinde bu tür konuşmalar yapamazdınız. 10- 20 yıl önce bile, bu konudan bahsetmeyelim, sorun çıkmasın diye düşünülürdü. Ama artık bu konuları konuşmak ve kimsenin zarar görmediğinden emin olmak zorundayız. Herkese başarılı olmaları için eşit fırsatlar tanımamız gerekiyor.

Tessa Myers: Bizim kapsayıcılık konusuna yaklaşımımız sadece cinsiyetle ilgili değil, tüm çalışanlarımızla ilgili. Her kesimden, her etnik gruptan, her cinsiyetten, her cinsel tercihten insan bizimle çalışabilir, en iyi işi çıkartıp başarılı olabilir. Bence bu politikamızın çok önemli bir kısmı. Tek derdimiz Rockwell’de nasıl daha fazla kadını başarılı yaparız değil, nasıl herkesi daha başarılı yaparız.

Sizce imalat sektörü, kadınların kariyer yapması için uygun bir alan mı?

Rebecca House: Dediğimiz gibi daha çeşitlilik ortamına sahip ekipler daha doğru kararlar veriyor. Tüm şirketler her zaman yetenekli insanları ekibine katmak ve onlarla çalışmaya devam etmek ister. Kapıdan girdikten sonra kesinlikle başarılı olacağını düşündüğünüz bir çalışma ortamı olmalı, bu yüzden de çalışanlara gerçekçi olmayan engeller koymamalısınız.

Tessa Myers: Üretim sektöründe 20 yıl deneyimi olan bir kadın olarak şunu söylemeliyim ki imalat kadın için kariyer yapabileceği çok uygun, yenilikçi ve zorlayıcı bir ortam. Sadece şirketin işleyişine değil tüm dünyaya bir etki yaratabilecek Rockwell Automation gibi şirketler var. Şirketlerin daha güvenli ilaçlar üretmesine, gıdanın işlenmesine ve tedarik edilmesine, suyun işlenmesine yardımcı oluyoruz. Teknolojilerimiz süreçlerin çevresel etkilerini minimize etmeye yardımcı oluyor. Yani üretim gerçekten kadınların çalışabileceği heyecan verici bir sektör. İmalat sektörüne daha çeşitli insanı ve daha fazla kadını nasıl çekeriz, çok önemli bir konu. Çünkü sektörün başarısı için çok kilit bir öneme sahip. Üretim sektörü kadınlar için harika fırsatlar sunan bir sektör. Ve bence üretim şirketlerinin daha farklı kişiler için cazip hale gelmesi daha fazla kadını istihdam etmesi gerekiyor.

Röportaj: Deniz Güldal