Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM SÜREÇLERİ NASIL DOĞRU YÖNETİLİR?

IFS

Bireysel IT’nin kurumsal IT’yi geride bıraktığı bir dönemdeyiz. IFS olarak, firmaların dijital dönüşüme ayak uydurması için tavsiyeleriniz nelerdir?

Günümüzde iş dünyasını teknolojiden bağımsız düşünmek neredeyse imkansız. Dijital dönüşümünü başlatmayan şirketler için geri sayım başladı. Geç de olsa oyunun dışında kalmamak için bu yıl mutlaka adım atılmalı. İşletmelerin teknoloji yatırımlarını uzun vadede değerlendirmeleri ve dijitalleşmeyi tek seferlik bir yatırım olarak görmemelerini tavsiye ediyoruz. Bunların yanı sıra dijital dönüşümü mutlaka destek alarak yapmaları gerektiğini de tekrar belirtmem gerekiyor. Dijitalleşmek için kendi kısıtlı kaynaklarını kullanmak yerine ana işlerine odaklanıp, diğer tüm fonksiyonlarda bir çözüm ortağı ile ilerlemeleri hem maliyet, hem insan kaynakları hem de zamandan tasarruf sağlamaları anlamına geliyor. Dijital dönüşümlerini başlatmış şirketler ise stratejilerini belirlenirken teknoloji odaklı yatırım planlamalarının yanı sıra çalışanlarının da dijitalleşme kültürünü benimsemelerini sağlamalılar. Bu sayede dijitalleşmeden daha fazla verim alabilirler.

Dijital dönüşümünü başlatmak isteyen şirketlere öncelikli tavsiyemiz, teknolojiyi dış kaynak hizmet modeli ile profesyonel şirketlerden almalarıdır. Teknolojinin dış kaynak modeli ile alınması, şirketin maliyet avantajı ve esneklik, hız ve çeviklik kabiliyeti kazanması anlamına geliyor. Böylelikle büyük meblağlar tutan ilk yatırım maliyeti için gereken para şirketlere kalıyor ve bu bütçeleri, işlerini büyütmek için işletme sermayesi olarak kullanabiliyorlar. Bir diğer önemli konu ise teknoloji iş ortağının seçim süreci. Şirketler kendi iş süreçleri ve sektörlerine uygun, kendi ihtiyaçları ve vizyonları doğrultusunda bir yazılım seçmeliler. Devreye almak istedikleri yazılımı iyi araştırmalı, kendi süreçlerini karşılayıp karşılamadığını analiz etmeliler. Ayrıca referans ziyaretleri yapmalarını ve aynı sektör ya da benzer sektördeki kişilerin görüş ve tecrübelerinden faydalanmalarını da öneriyoruz. Hizmet sağlayıcı firmanın; deneyimi, bilgi birikimi, hizmet kalitesi ve hizmetinin sürekliliği de proje başarısı için önemli. Son olarak entegre edilen çözümün, geliştirilebilir olması, ihtiyaç ve beklentiler değiştikçe yeni modüllerin ilave edilmesine izin verecek esnekliğe sahip olması da değerlendirmeleri gereken kriterler arasında olmalı.

ERP sistemleri geliştiren global bir firma olarak, işletmelerin kaynaklarını daha verimli hale getirmesini nasıl sağlıyorsunuz?

IFS olarak dijital üretim ve dijital teknolojiler ile değişen rekabet şartlarına uyum sağlamak isteyen şirketlere yeni nesil ERP yazılımı ‘IFS Applications’ ile uçtan uca çözüm sunuyoruz. Uygulamamız; 23 dilde ve 60’ı aşkın ülkede, 3000’in üzerindeki şirket ve bir milyonun üzerindeki kullanıcı tarafından kullanılıyor. Türkiye pazarında ise bugün itibariyle 750 şirket ve 25 bine yakın kullanıcıya hizmet verir duruma geldik. Stratejimizin özünde müşterilerimizi akıllı şirket haline getirmek yatıyor. Amacımız; cirosal ya da personel büyüklüğünün ötesinde, dünyayla rekabette öncü, vizyoner, hızlı, dinamik, kendi kurallarını kendileri oluşturabilen şirketler oluşturmak.

ERP yatırımı neticesinde hızlanmış bir şirket; anlık ve doğru veriye ulaşma, simüle edebilme, maksimum kapasite kullanımı, kurumsal hafıza, kişiye bağımlılıktan kurtulma, güvenlik ve kolay raporlama, tam kontrol, tüm süreçlerin entegrasyonu ve yalın iş akışları gibi kabiliyetler kazanıyor. ERP ile işletmenin tüm operasyonel süreçlerinin entegre hale getirilmesi operasyon kayıplarını azaltır ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlıyor. Kaynakların etkin kullanımı ise işletmenin finansal süreçlerine doğrudan yansıyor.

IFS’i farklı kılan en temel özelliğe ürün teknolojisi diyebiliriz. Sahip olduğumuz teknoloji; ürünün kolay öğrenilip kısa sürede devreye alınmasını ve kolay kullanılmasını sağlıyor. Kolay değişiklik yapılabilmesi ve adaptasyon yeteneği de ürünü farklı kılan bir diğer özellik. Bu şekilde müşterilerimizin ürüne göre süreçlerini yönetmesini beklemiyor aksine biz onların ihtiyaçlarına adapte oluyoruz. IFS’in sahip olduğu bu özellikler tarafsız bir kurum tarafından da onaylandı. Gururla söylemeliyim ki şirketimiz, Gartner’ın ERP yazılımları alanında gerçekleştirdiği teknolojik altyapı raporunda da ilk sırada yer alıyor.

Bizim işimiz ürünle de bitmiyor. Bu ürünü uyarlarken sunduğumuz hizmetin kalitesi de çok önemli. Bu noktada en önemli özelliklerimizden biri için tecrübeli danışmanlık kadromuzdur diyebiliriz. IFS, gerek dünyada gerek Türkiye’de sirkülasyon oranı en az danışman kadrosunu elinde bulunduruyor. Her sektörde yetişmiş ve farklı endüstrilerde uzmanlaşmış kadrolarımız ve çözüm ortağı yapımız ile müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarına tek bir noktadan cevap verebiliyoruz.

IFS ERP uygulamalarının dört temel süreci hakkında bilgi alabilir miyiz?

IFS Servis ve Varlık Yönetimi, Üretim Yönetimi, Proje Yönetimi ve Tedarik Zinciri Yönetimi olmak üzere ürünlerini 4 temel ana süreçte konumlandırmıştır. Makineden inşaata, otomotivden savunma sanayine, gemi inşadan demir çelik sektörüne kadar pek çok sektörde kendi alanının lider firmaları tüm süreçlerini IFS ile uçtan uca yönetiyor.

IFS olarak aynı zamanda şirketlere 2T formülünü sunuyoruz. Şirketi büyütürken 1.kuşağın kozu ecrübe iken 2.kuşağın kozu teknoloji oluyor. Bu bağlamda Türk şirketleri ile çalışırken tecrübeyi teknoloji ile birleştiriyor onları dünyayla rekabette öncü Türk şirketleri haline getiriyoruz. IFS Applications ile dünyaca kabul görmüş iş süreçlerini şirketlerin rekabetteki farklılıklarını da göz önünde bulundurarak Türk şirketlerine uyarlıyoruz.

106OTOMASYON

Ürünümüzün esnek ve ölçeklendirilebilir olması büyük bir avantaj sağlıyor. Gururla söyleyebilirim ki IFS olarak Türkiye’de en çok kuruluma sahip iki global ERP yazılımından biriyiz.

IFS’nin yeni nesil ürünü olan “IFS APPLICATIONS 10” hakkında bilgi alabilir miyiz?

IFS Applications’ın yeni versiyonu IFS 10’un dünya lansmanı geçtiğimiz yıl yapıldı. Biz de neredeyse dünya ile aynı anda Türkiye’de uygulamaya aldık.

Yeni nesil kurumsal kaynak planlama yazılımımız IFS Applications, uçtan uca kesintisiz olarak yönetilebilen dijital altyapı sağlaması, kullanım alanına göre kolaylıkla değişiklik yapılabilmesi, bölüm bölüm entegre edilebilen modüler yapısı ve adaptasyon yeteneği ile şirketlere önemli avantajlar sağlıyor. Böylece müşterilerimizin süreçlerini ürüne göre yönetmesini beklemiyor, aksine biz onların ihtiyaçlarına adapte oluyoruz.

Bulut bilişim ve mobilite gibi teknolojilerde müşterilerimize önemli avantajlar sağladığımız IFS 10, aynı zamanda yapay zeka fonksiyonlarını da içeren bir ürün. Dolayısıyla IFS kullanan müşterilerimizin özellikle verilerin işlenmesi ve otomatikleştirilmesi konularında fayda sağlayacağı görüşündeyiz.

Yakın zamanda gerçekleştirmeyi planladığınız IFS Gelecek Yatırımcıları Zirvesi hakkında bilgi alabilir miyiz?

Biz bir projeye başlamadan önce çalışacağımız şirketteki farklı birimlerde çalışanlardan yaşadıkları sorunları yazmalarını istiyoruz. Departman başına ortalama 50 farklı problemle karşılaşıldığını gözlemliyoruz. Projeyi tamamladığımızda ise geri bildirimlerini rica ediyoruz. Firmaların dijital dönüşümü tamamlandıktan sonra yaşanan sorunlar bile global şirket klasmanına yükseliyor. Dijital dönüşüm şirketlere kaldıraç etkisi yaratarak onları küresel alanda rekabet ligine yükseltiyor. Biz de bu ve buna benzer tecrübeleri daha fazla şirket ile paylaşmak üzere IFS Gelecek Yatırımcıları Platformu projesini hayata geçirmeye karar verdik.

Bu platform çatısı altında gerçekleştireceğimiz etkinliklerde farklı ihtiyaçtaki şirketlere yaşanmış hikayeler üzerinden rehberlik etmeyi, teknolojik gelişmeler hakkında bilgi paylaşıp geleceği öngörüp planlayabilmelerini amaçlıyoruz. Şirketleri geleceğe taşımak için sürdürülebilir olmalarını, rakiplerinden farklılaşarak bir adım önde olmalarını, ekonomik ya da sektörel krizlerden minimum etkilenmeleri için nasıl bir strateji izlemeleri gerektiğini konunun profesyonelleri ile paylaşmayı arzuluyoruz. Bu arada platformda sadece kendi müşterilerimiz değil; aynı zamanda markasını geleceğe taşıma başarısı gösterdiğine inandığımız tüm kişi ve şirketler yer alacak. Bunu yaparken de büyük küresel şirketlerden KOBİ’lere hatta start-up’lara kadar her türlü örneği ele alacağız.

Kasım ayı içinde yapmayı planladığımız IFS Gelecek Yatırımcıları Zirvesi’nde ise “future-proof” yani gelecekte olabilecek değişikliklerden etkilenmeyen bir şirket nasıl yaratılır, teknolojinin bu yolculuktaki önemi nedir ve İK’nın rolü ne kadar önemlidir gibi soruların cevaplarını tüm paydaşlarla arayacağız.

IFS’nin gelecek dönem hedefleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

IFS olarak kısa vadede hedeflerimiz için yenilikçi ürün ve çözümlerimizle, hizmet verdiğimiz orta ve büyük ölçekli işletme sayısını artırmak ve güçlü olduğumuz pazarlarda liderliğimizi sürdürmek diyebilirim. Daha fazla şirketin dijital dönüşümüne rehberlik ederek, başarılı büyüme ivmemizi rekor rakamlarla taçlandırmaya odaklanmış durumdayız.

Büyüme stratejimizin özünde ise müşterilerimizi “akıllı şirket” haline getirmek var. Amacımız cirosal büyüklüğün ya da personel sayısının ötesinde dünyayla rekabette öncü, vizyoner, hızlı, dinamik, kendi kurallarını kendileri koyabilen şirketler oluşturmak. Daha somut ifade etmem gerekirse; biz şirketlere bir ayda nasıl 10 kilo verebileceklerini değil, uzun vadede nasıl daha sağlıklı ve atletik bir yapıya sahip olabileceklerini anlatıyoruz. Bu bakış açısı ile kendimizi “şirket doktoru” olarak konumlandırıyoruz. Bugüne kadar binlerce firmaya gidip, süreç ve operasyonlarında yanlış giden noktaları tespit ettik ve bunları iyileştirerek dünya standartlarına getirdik.

Diğer taraftan temelde üç alana odaklanmış durumdayız: Bulut servisleri, mobilite ve dijital fabrikalar. Yıllardır üzerinde yoğunlaştığımız akıllı şirketler, akıllı fabrikalar konsepti önümüzdeki yıllarda da odak alanlarımız içinde yer alacak. Entegre ve konuşan makinalar, anlık veri ve karar almayı kolaylaştıran sistemler de gündemimizde. ERP çözümlerimizin dışında odaklandığımız bir başka alan saha servis yönetim çözümleri. IFS Saha Servis Yönetimi çözüm paketimizin yeni versiyonu da bu yıl pazara sürüldü. En geniş kapsamlı, bulut bağlantılı saha servis çözümü kabul edilen ürünümüz; yeni bir kullanıcı deneyimi sunması, güçlü planlama ve programlama yetenekleri, geliştirilmiş servis geliri yaratma işlevleri, çoklu-kanal müşteri katılımı ve yeni nesil bulut yapılandırma seçenekleri ile şirketlere önemli avantajlar sağlıyor. Bu alanda gerek şirket satın almaları ile yetkinliklerimizi artırmaya gerekse AR-GE çalışmalarımızla fark yaratan çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. IFS Türkiye olarak 2010 yılında başlattığımız ‘Çözüm Ortağı Geliştirme Programı’na hız kesmeden devam ediyoruz. Şu anda beş olan çözüm ortağı sayımızı, yeni bir iş birliği ile bu yılın sonunda altı; önümüzdeki beş yılın sonunda ise 20’ye çıkarmayı planlıyoruz.