Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

DEĞİŞEN ÜRETİM KOŞULLARI ‘İŞ BİRLİĞİ’ KAVRAMINI YENİDEN TANIMLIYOR

SICK

GÜNÜMÜZÜN TRENDİ ENDÜSTRİ 4.0’IN EN ÖNEMLİ KONULARINDAN BİRİ, İŞ AKIŞLARININ ESNEKLEŞTİRİLMESİ. ENDÜSTRİYEL ÜRETİMDE, DEĞİŞEN ÜRETİM KOŞULLARINA HIZLI VE ZAHMETSİZ ŞEKİLDE ADAPTE EDİLEBİLEN ESNEK, BAĞIMSIZ ÇALIŞAN MAKİNELERE OLAN İHTİYAÇ ARTIYOR. BU BAĞLAMDA SICK FİRMASININ SEKTÖRE SUNDUĞU ÇÖZÜMLERİN İZİNİ SÜRDÜK.

1. SICK firmasının emniyet çözümleri ile ilgili bilgi verir misiniz?

SICK firması olarak emniyet ürünleri ve emniyet servisi ile ilgili çok uzun bir geçmişe sahibiz. Her ürün grubumuzda olduğu gibi güvenlik ürünlerimize de firmamızın yenilikçi ruhu yansımış durumda. Dünyadaki ilk kaza önlemede kullanılan güvenlik bariyeri 1952 yılında kurucumuz Erwin SICK tarafından icat edilmiştir. Yine aynı şekilde, 1993 yılında ilk güvenlik amaçlı kullanılan lazer alan tarayıcı da firmamız tarafından üretilmiştir. Bu alanda sahip olduğumuz 70 yıllık tecrübe ile güvenlik konusuna yön veren lider firma olduğumuzu söyleyebilirim. Kullanıcılarımız, endüstriyel güvenlik alanında ihtiyaç duyacağı bütün ürünleri ve danışmanlık hizmetini bizden temin edebilirler. Sunduğumuz çözümleri dört ana bölümde açıklarsak; Güvenlik bariyerleri, lazer alan tarayıcılar, güvenlik röleleri ile anahtarları ve güvenli PLC’ler ve son olarak servis ve danışmanlık desteğimiz. Bunlar ürün gamımız içinde yer alan ürünlerden sadece endüstriyel güvenlik ile ilgili olan ürünler. Emniyet ürünlerimiz dışında görsel kontrol , otomatik tanımlama, gaz analiz ve mesafe ölçüm cihazları gibi bir çok farklı ürün ailesine de sahibiz.

2. Robot emniyeti konusunda mevcut ürünleriniz ve önümüzdeki yıllarda sektöre sunacağınız yeni ürünler ve teknolojiler nelerdir?

Günümüzün trendi Endüstri 4.0’ın en önemli konularından biri, iş akışlarının esnekleştirilmesidir. Endüstriyel üretimde, değişen üretim koşullarına hızlı ve zahmetsiz şekilde adapte edilebilen esnek, bağımsız çalışan makinelere olan ihtiyaç artıyor. İnsanın engellenmeden müdahale edilmesi ve bu sırada tehlikelere karşı da korunmuş olması gerekiyor. Robotların hızı, hareketliliği ve kuvveti, giderek daha etkin koruma önlemleri alınmasını gerektiriyor. İnsan ve robot arasında giderek daha sıkılaşan etkileşimde güvenlik tekniği anahtar bir role sahip olacak. Bu etmenler de hayatımıza kolaboratif (insan robot etkileşimli) robot kavramını getiriyor. Güvenlik tekniği sadece çalışma ortamını daha güvenli hâle getirmiyor, verimliliğide yeni bir düzeye çıkartıyor. Bu özellik; akıllı, sağlam ve güvenilir sensörler ve sistemler kullanılarak ortamın adaptif şekilde algılanması ile sağlanabilir. Bu anlamda komple çözüm sunucusu olarak, güvenli robot uygulamaları için kullanıcıları birçok iş yükünden kurtaracak ürünler, sistemler ve hizmetler sunuyoruz.

3. Kolaboratif robot uygulamaları ve bu uygulamalara yönelik ürünleriniz ve çözümleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Öncelikle bu tür kolaboratif robot uygulamaları yapacak firmaların uyması gereken zorunluluklar var. Endüstriyel robotlar ve robot sistemlerinin güvenliği için esas olarak şu normlar uygulanıyor: ISO 10218-1, sanayi robotlarının üreticilerine, ISO 10218-2 ise robot sistemlerinin entegratörlerine ve üreticilerine yönelik normlardır.

ISO TS 15066 teknik spesifikasyon yapan robot uygulamalarının tasarımına yönelik temel esasları belirler. Bu tür uygulamalarda kolaborasyon ne kadar sıkı olursa, tasarıma yönelik gereklilikler de o oranda artar. Riskin asgariye indirilmesine yönelik önlemlerin doğrulama maliyeti de o oranda yükselir. Son olarak, kolaboratif her robot uygulaması için, kullanılan robotun tasarım önlemleri aracılığıyla riski asgariye indirmesi durumunda dahi bir risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Ve bu risk değerlendirmesinde ISO 10218-2 ve ISO TS 15066 uyarıınca belirtilen çalışma modlarının gözönünde bulundurulması gereklidir.

4. Bu çalışma modları hakkında biraz detaylı bilgi verebilir misiniz?

İnsanın aktif robotlarla ve robota benzer cihazlarla etkileşimi, iki etkileşim parametresiyle karakterize edilebilir: Mekan ve zaman. İnsanın ve aktif robotun hareket edemediği ortak bir mekan ve zaman yoksa, robot hareketleri hiçbir tehlikeye neden olmaz ve durum, “etkileşimli değil” olarak kabul edilir. İnsanın ve robotun farklı zamanlarda ortak bir mekanı paylaştığı durumlar ise “iş birliği yapılan” olarak tanımlanır. İnsanın ve robotun belirli bir süre boyunca aynı mekanda çalıştığı durumlar için ise “birlikte çalışılan” kavramı kullanılmaktadır.

Aynı anda var olma

Üretim prosesi sırasında hiçbir kişinin müdahale etmesine gerek olmayan sanayi robotu uygulamalarında da operatörün, örn. bakım çalışmaları için robotun çalışma alanına girmesi gerekir. Bu tür uygulamalarda çalışma alanı çitle çevrilmiş ve erişim kapıları kilitlenmiş olmalıdır. Kilitleme, bir operatör tehlikeli alana girince tehlikeli robot fonksiyonlarının kapatılmasını sağlamalıdır. Bu tehlikeli alanda bir kişi bulunduğu veya erişim kapıları açık olduğu sürece bu durum korunmalıdır.

İş birliği

Sanayi robotlarının yaygın şekilde kullanıldığı uygulamalar, bir operatörün bir robot hücresini yüklediği ve boşalttığı çalışma işlemleridir. Bu gibi işbirliği yapılan uygulama senaryolarında, operatör ve robot, ortak çalışma bölümündeki gerekli çalışma adımlarını farklı zamanlarda uygular. Burada da teknik güvenlik önlemleri gereklidir. Yükleme ve boşaltma sisteminin tasarımına bağlı olarak optoelektronik güvenlik cihazları kullanılır.

Birlikte çalışma (Kolaboatif çalışma)

Belirli uygulamalarda, insanın ve aktif robotun aynı anda ortak çalışma alanında işlem yapması gerekir. Birlikte çalışılan bu tür senaryolarda robotun kuvveti, hızı ve hareket yolları sınırlandırılmalı ve ayrıca gerçek risk derecesine bağlı olarak denetlenmeli ve kontrol edilmelidir. Bu risk derecesi, direkt olarak insan ile robot arasındaki mesafeye bağlıdır. Bu amaçla, insanların algılanması için güvenilir sensörler gereklidir.

 

5. Uygulamaları için bir robot entegre etmeyi planlayan firmaların nelere dikkat etmesi gerekiyor ?

Her robot uygulaması için bir risk değerlendirmesi yapılmalıdır.Bu noktada da robot üreticileri ve robot sistem entegratörleri ile riski asgari düzeye indirmek üzere uygun önlemleri bulmak ve uygulamak için güvenlik uzmanlarımız ile birlikte destek oluyoruz. Robot uygulamalarıyla ilgili yönetmelikleri ve standartları (örn. EN ISO 12100, EN ISO 10218-1/2, ISO TS 15066) biliyor ve bunlara riayet ediyor olmalılar. Robot uygulamaları için yönetmeliklerin ve standartların uygulanması konusunda da gerekli eğitimleri almış olmaları gerekiyor. İnsan ile robot arasındaki etkileşim, bir İnsanRobot işbirliğine yönelik yüksek güvenlik gereklilikleri ve doğrulama işlemlerinin uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin belirlenmesi gerekiyor. Bu noktada birçok kafa karışıklığı var ve gerçekte kolaboratif olmayan ama kolaboratif olarak değerlendirilerek bir çok ilave çalışmanın yapıldığı uygulamalar da olabiliyor.

Güvenlik uzmanlarımız tüm bu sorular hakkında en iyi bilgiye sahiptir. Uzmanlarımız, risk değerlendirmesinden güvenlik konseptine ve robot uygulamanızın devreye alınmasına kadar her konuda yardımcı oluyor ve gerekli desteği veriyor.

6. SICK firmasının güvenli makine konsepti ve uyumluluğu için hizmetleri ve çözümleri konusunda bilgi verir misiniz?

Firmamız, “Makine güvenliği için danışmanlık ve tasarım” alanında, aşağıda gösterilen prosese uygun şekilde hizmetler sunuyor. Burada her evreye ait SICK firmasının hizmet ürünleri görülebilir. Bu hizmetler, bir CE tanımlama prosesi kapsamında münferit veya geniş kapsamlı bir hizmet olarak temin edilebilir. Ayrıca SICK firması olarak yine robot uygulamalarına yönelik olarak paket ürün çözümleri de sunuyoruz.