Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

AÇIK SİSTEM MİMARİSİYLE GELECEĞİN YAZILIM ÇÖZÜMLERİ

CANIAS ERP İLKER ER / GENEL MÜDÜR

TEKNOLOJİNİN SAĞLADIĞI FAYDALARI YAKINDAN TAKİP EDEN VE YENİ TEKNOLOJİLER ÜRETEREK KURUMSAL KAYNAK PLANLAMA PAZARINA YENİ ÜRÜNLER KATAN IAS İLE, İŞ SÜREÇLERİNİN ETKİN BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ VE OPTİMUM ŞEKİLDE PLANLAMA İMKANI SUNAN YAZILIM TEKNOLOJİLERİNİ KONUŞTUK.

IAS hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?

1989 yılında Yaşar Hakan Karabiber tarafından Almanya’nın Karlsruhe şehrinde kurulmuş olan IAS, dinamik ve yenilikçi, ERP çözümleri konusunda uzmanlaşmış bir firma. Kurulduğu günden itibaren 1990 yıllarının başında operasyonlarını Fransa, İngiltere, İrlanda, Avusturya gibi diğer Avrupa ülkelerine doğru genişletti. 1994 yılında IAS, AR-GE çalışmalarına sadece teknolojiyi takip etmek için değil, kendi teknolojisini geliştirmek adına yatırım yapma kararı aldı. Bu çerçevede IAS Türkiye bünyesinde kurulan AR-GE departmanı, hızlı gelişen teknolojileri ve müşteri taleplerini değerlendirmek adına İstanbul’da faaliyetlerine başladı. AR-GE departmanı; bu çerçevede çalışmalarına başladı ve 1997 yılında iş süreçlerini kodlamak için özel tasarlanan “TROIA Yazılım Geliştirme Platformunu piyasaya sundu. Entegre yazılım geliştirme ortamı TROIA; müşterilerine açık kaynak kodlu, platform bağımsız oluşu ve modüler yapısıyla ERP çözümlerinde firmalara sınırsız esneklik sunuyor. Bu gelişme sonrasında, caniasERP, TROIA Geliştirme Platformu‘na taşınarak, 2000 yılında 6.01 versiyonuyla, o dönemde tüm fonksiyonlarıyla internet üzerinden erişilebilen birkaç ERP yazılımından biri olarak piyasaya sunuldu. Farklı sektörlerde geliştirilen kapsamlı ERP projeler çerçevesinde yazılım geliştirme ve uygulama aşamalarında 30 yıla yaklaşan tecrübesi ile birlikte IAS, global ERP firmaları arasındaki yerini aldı.

MÜŞTERİLERİNE AÇIK KAYNAK KODLU, NESNE TABANLI GELİŞTİRME SİSTEMİ: TROIA

TROIA yazılım dili hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?

Kendimize ait TROIA isimli bir yazılım dilimiz bulunuyor. Bu yazılım Java ile geliştirilmiş bir dil olup daha üst seviyede çözümler sunuyor. Firma olarak sistemlerimizin alt katmanında Java çalışsa da TROIA dilini kullanarak geliştirme yapıyoruz. Bütün büyük ERP programları zaten temelde bu kapsamda çalışıyor. Çünkü aslında bu programlar, iş katmanlarında müşterilerin ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmış bir dil olduklarında çok hızlı ve kolay bir şekilde cevap verebilmek adına geliştiriliyor. Biz, iş katmanında müşterilerimizin kullandığı uygulamaları TROIA ile geliştiriyoruz. Geliştirme ortamı sadece geliştirme dili ortamı değil tabii ki; hem dili kullandığınız bir geliştirme ortamı hem de veri ortamı var bunlar da bizim AR-GE ekibimiz tarafından geliştiriliyor. Geliştirme araçlarının bize ait olması müşterilerin ihtiyaçlarına çok efektif cevap verebilmemizi olanak sağlıyor. Bu da müşterilerimize çok hızlı reaksiyon vermemizi sağlayan bir avantaj oluyor haliyle. TROIA Tübitak destekli geliştirilmiş bir dil aynı zamanda. Teknolojik gelişmeler artık çok hızlı ilerliyor. Eskiden müşterilerimize yaptığımız kurulumlar yıllarca kullanılırdı ancak artık iş yapış biçimlerinin değişmesi isteklerin de değişmesine neden oluyor.

Her müşteriye özel ayrı çözümler mi sunuyorsunuz yoksa paketleriniz standart bir halde mi sunuluyor?
Standart bir programımız olmakla birlikte bu program konfigüre edilebiliyor. Program aslında orta büyüklükte bir işletmenin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir yapıda. Müşterilerin özel istekleri olduğunda onların bir kısmını biz yapıyoruz bir diğer kısmını da onlar yapıyor. Bu da bizi diğer firmalardan ayıran bir özellik aslında. Biz caniasERP sattığımız zaman geliştirme araçlarını yani TROIA dilini de ücretsiz olarak veriyoruz. Böylece kendi IT ve yazılım departmanı olan müşteriler TROIA dilini kullanarak kendi caniasERP’lerini geliştirmeye devam edebiliyorlar.

Müşterilerle yapılan bu iş birliğinin ne gibi artıları oluyor?

Müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik bir uygulama yapıldığında bilgilerimizi aktarıyoruz. Böylece geliştirilen uygulamalar standartlara yerleştiriliyor. Bununla birlikte müşterilerin de yaptığı uygulamalar olabiliyor biz de bunları bir sonraki versiyonlara aktarıyoruz. Bu da sistemin kendi içinde bir ekosistem yaratmasına sebep oluyor.

Bu işte esneklik çok vurgulanan bir şey. Programın esnek olmasından ne anlamalıyız?

Esneklik günlük hayatımıza çok girmiş bir kavram. Bilgisayarlarımızda, telefonlarımızda ya da tabletlerimizde kullandığımız bütün uygulamalarda artık birtakım özelleştirmeler mevcut. Bu durum ERP programları için de geçerli aslında. Tabii ki belli bir standardizasyonu var ancak buna ek olarak müşterilerin de belirli istekleri var. Örneğin, bazı malzeme grupları çok kritik, bu noktada MRP standartlarına birtakım dokunuşlar gerçekleştirebiliyoruz. Esneklik kavramını ikiye ayırıyoruz aslında. Bu; müşterinin talebi bize mantıklı gelir onu standartta geliştiririz ya da müşterinin çok özel bir isteği olur danışmanlarımız tarafından ya da müşterinin kendi elemanları tarafından geliştirilir ve onun programına konur.

“GENİŞ KAPSAMLI FONKSİYONELİTE”

Raporlamalar ya da arayüzdeki ergonomi de önemli. Bu bağlamda fonksiyonalite ne ifade etmeli?

Fonksiyonalite dediğimizde ERP programı bir işletmenin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilmeli. Yani CRM, satışta kampanyalar, MRP’de sabit parti büyüklüğü gibi tüm standartların olması gerekiyor. Daha sonra, kolay kullanılabilir mi, ergonomik mi, verimli mi gibi durumlara bakarız. Çünkü esneklik ve ihtiyaca çabuk cevap verebilmek çok önemli. Yazılım dilini ve altyapımızı geliştiren bir AR-GE departmanımız var. Biz de AR-GE departmanının yaptığı komutlarla programımızı geliştirip ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz.

Teknolojinin çok hızla ilerlemesi verimlilik için de açık bir çağrı yapıyor. Rekabette öne çıkabilmek adına ne gibi çalışmalar yapılmalı?

Rekabette en önemli avantaj maliyet ve kalite diyebiliriz. Rekabet artık gitgide zorlaşan bir süreç çünkü kar marjları çok düşük. Eskiden sadece temel fonksiyonların gerçekleşmesi yeterliyken artık her müşterinin çok özel istekleri var. Hatta bazen programı henüz satın almamış müşteriler bize otomasyon sisteminin işleyişini soruyor. Geçmiş dönemdeki isteklere baktığımızda aslında bariz bir fark. Bir diğer somutlaşan konu ise, bu otomasyon sistemlerini gerçekleştirdiğimizde hesaplanması beklenen verimlilik konusu. Otomasyon çalışmalarına başlamamızın temel sebeplerinden biriydi bu konu. Şu an yaptığımız bir ERP programının ekranından fabrikanızdaki herhangi bir cihaza bağlanabiliyorsunuz. Ve bunun içinde uzun uzun tasarımlar yapmanıza ya da sistemler geliştirmenize gerek kalmıyor. Çok kolay konfigürasyonlar tanımlanarak caniasERP’nin içinden fabrikadaki herhangi bir cihaza programın ulaşmasını sağlayabiliyorsunuz ve oradan okunan bilgi sizin ekranınızda anında görülüyor.

caniasERP’nin bulut sistemi hakkında bilgi alabilir miyiz?

caniasERP sistemini isterseniz kendi server’larınızda isterseniz firmamızın sunduğu bulutta tutabiliyorsunuz. Biz otomasyondan topladığımız verileri caniasERP’nin kendi içinde tutuyoruz.

caniasERP ile otomasyon süreçleri nasıl ilerliyor? Ve raporlama konusuna kurum olarak nasıl yaklaşıyorsunuz?

caniasERP programıyla iş makinalarını, cihazları ya da sensörleri bağlamak yeni bir süreç. Örneğin, fabrikada kullanılan bir CNC tezgahında ya da üretim yapılan bir makinada %99 PLC veya CNC’lerin kendi kontrölleri var. Bizim yaptığımız caniasERP ile o cihazların kontrol ünitelerini konuşturmak. Makineleri optimize etmek, sensörlerle donatmak ya da PLC’lerle bağlamak işini yapmıyoruz, biz bunun raporlamasını yapıyoruz. caniasERP ile böylece süreç yönetimi gerçekleştirip verimliliğini artırıyoruz. Raporlama için geliştirdiğimiz bir alt modül var ve orada müşterin ihtiyacını karşılayacak raporlar mevcut programın standartında yer alıyor. Müşterilerimiz TROIA yazılımızı satın aldığı için kendi istediği özel raporlar varsa TROIA ile kendisi de geliştirebiliyor, isterse bizim danışmanlarımızdan da destek alabiliyor. Ya da iş zekası aracımızı kullanarak kendi istediği raporları kendi istediği görsellikte tasarlayabiliyor. Kullanıcılarımıza veri küpleri sunarak onlara ihtiyaçlarını karşılayacak tasarımlar yapabilme imkanı tanıyoruz. Yeni bir kod yazmıyoruz aslında durumu konfigüre ediyoruz.

Yazılımın kullanıcılara ne gibi artıları oluyor?

ERP programı kullanmaya başladığınızda kurumsallaşmaya başlıyorsunuz dolayısıyla süreçlerinizi standardize etmeye başlıyorsunuz. Performansları belirli bir seviyeye çekmek zorunda olduğunuz için de verimlilik, departmanlar arası iletişim, ilgili raporlara anında ulaşabilme, yaşanan problemler anında görüldüğü için direkt çözüm üretilebilme imkanınız doğuyor. Dolayısıyla bunların doğal sonucu olarak da verimlilik artıyor. Yaptığımız teknolojiyle aradaki entegrasyon sürecini ortadan kaldırdığımızdan caniasERP’nin ekranına karşı tarafın istediği veriyi getirebiliyoruz. Yedi ülkede toplam 11 ofisimiz bulunuyor. Dünyanın dört bir yanında da iş ortaklarımız var. caniasERP ile 35’in üzerinde ülkede hizmet sunuyoruz. Kendimizi tanımlarken “sektör bağımsız” olarak bir motto belirlemiş durumdayız. Sektöre özgü deneyimlerimiz bu anlamda çeşitlilik gösteriyor. Edindiğimiz bilgiler atacağımız adımların ne olması gerektiği konusunda bize yol haritası çizmiş oluyor böylece.
“Maksimum Mobİlİte ve Platform Bağımsızlık”

Web Client nedir? Kullanıcılara ne gibi yararlar sağlar?

Web Client caniasERP kullanıcılarının istedikleri her ortamda caniasERP üzerinde yüksek performans ile işlemlerini yürütebilmeleri için geliştirildi. Yeni Web Client, caniasERP’nin bugün ve gelecekteki ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, yer, zaman, platform bağımsız özelliklerini bir üst seviyeye çıkartılarak ve bağımsız hale getirilerek sunuldu. Yeni Web Client’ın en dikkat çeken özelliği ise IAS’nin kendi yazılım dili TROIA ile geliştirilen bütün ekranların, ekran boyutları ne olursa olsun içerisinde web browser çalıştırılabilen bütün cihazlarda hiçbir ek geliştirme, yazılım veya donanıma ihtiyaç duymadan uyumlu olarak çalıştırılabilmesi. Mobilite, pazar payı yüksek, teknoloji firmaları tarafından büyük yatırımların yapıldığı bir alan. Kullanıcı açısından da bu yatırımlara paralel olarak mobil cihaz kullanım oranı ve mobil uygulamalar eski alışkanlıkları tamamen eritecek büyüklükte. Günümüzde yaşanan bu dönüşümü göz önünde bulundurarak yeni Web Client’ı geliştiren IAS, caniasERP çatısı altındaki tüm uygulamalarını mobil cihazlarda sorunsuz çalışabilecek hale getirdi. caniasERP içerisinde bulunan bütün uygulamalar; hiçbir ekstra geliştirme yapılmadan hem masaüstü hem de mobil cihazlara hazır şekilde kullanıcıya sunuluyor. Tasarım ve performans bakımından kullanıcının tüm ihtiyaçlarına yanıt veren WebClient, ERP ve teknoloji dünyasındaki son gelişmeler ile birlikte yerini alarak caniasERP’nin gelişimine destek olacak bir mimariye sahip.