Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

ROBOTİK OTOMASYONUNDA NAVİGASYON TEKNOLOJİSİ

QUICKLIFT’İN TÜRKİYE’DE TEK YETKİLİ DİSTRİBÜTÖRÜ OLDUĞU FORKLİFT VE İSTİF MAKİNALARI MARKASI YALE, OTOMATİK MALZEME TAŞIMA VE İSTİFLEME EKİPMANLARI ALANINDA YENİ NESİL ROBOTİK ÜRÜNLERİ HİZMETE HAZIR.

Otomatik malzeme taşıma ve istifleme ekipmanları özel üretim olarak imal edilmesi gerektiğinden her zaman için gerek satın alma maliyeti gerekse kurulum süreci açısından, karmaşık ve kaçınılmaz bir şekilde de pahalı bir ürün grubu olmuştur. Tüm bu etkenleri dikkate alarak 10 yılı aşkın bir süredir otomatik çözümler üzerine AR-GE çalışmalarının yürüten Yale, MO25 model düşük seviye sipariş toplayıcı, MO50-70T akülü çekici ve MC10-15 denge ağırlıklı istif makineleri ile altyapı gerektirmeyen robotik makinalarının hazırlıklarını tamamladı. Bir yandan çalışma maliyetlerini düşürüp verimliliği arttırırken, diğer yandan da Yale markasının güvenilirliğini sunmak için tasarlanan Yale robotik ürün gamı, özellikle uygun fiyatlı otomasyon arayan müşteriler için ideal bir çözüm olarak ortaya çıkıyor. QuickLift Satış Müdürü Barış CAN, “Taşıma ve istifleme operasyonlarının kapsamı ve barındırdığı değişkenliklerden dolayı bazı müşteriler için geniş çaplı otomasyon işlemleri uygun olmuyordu. Ayrıca, hali hazırda var olan iş gücünü rahatlatmak, daha yüksek değerli işlerin önünü açmak adına otomatikleştirilebilecek küçük ve sürekli tekrar gerektiren çalışma şekilleri oluyordu. Yale, bunu dikkate alarak müşterilerimiz için esnek ve uygun fiyatlı otomasyon hizmeti sağlamak adına robotik ürün gamını geliştirdi.” dedi.

Yale robotik ürün gamının geleneksel kılavuzlu otomasyon makinalardan farklılaşmasını sağlayan en önemli özelliklerinden navigasyon teknolojisi oldu. Yale robotik makinaları, özel bir altyapıya ya da herhangi bir kabloya, mıknatısa veya reflektöre ihtiyaç duymadan bağımsız olarak çalışabiliyor. QuickLift Satış Müdürü Barış CAN, “Yale, AR-GE departmanı, çalışmaları sürecinde müşterilerinin taleplerini değerlendirdikten sonra, depolara ve üretim hatlarına robotik teknolojilerini getirme konusunda en büyük engelin özel altyapının kurulması olduğunu tespit etmiş, kendi haritalarını oluşturmak için mevcut yapısal özellikleri kullanarak gerçek zamanlı, kendi yer ve yönlerini bulmalarını sağlayan birçok farklı makina üretmeyi başarmıştır. Yale robotik ürün gamında kabloları yere gömmek veya reflektörleri duvarlara monte etmek gerekmiyor; böylelikle kurulum maliyeti azaltıyor ve süreklilik gerektiren yapısal bakımı neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Yale robotik modelleri tamamen müşterilerin çalışma ortamlarına bağlı, mevcut süreçlere hızlı ve kolay bir şekilde entegre edilebilir bir çözüm olmaktadır” dedi.

HER UYGULAMAYA YÖNELİK ROBOTİK ÇÖZÜMLER

Mevcut MO25, MO50-70T ve MC10-15 modellerine göre, Yale robotik modeller birçok farklı uygulamada verimlilik sağlıyor. Makinalar, üretim hatlarına servis yapmaktan, istasyonlar arasında yük taşımaya veya sürekli aynı rotada yapılan lojistik döngülerinden boş paletleri bir paletleme makinesine taşımaya kadar çeşitli tekrarlanan yük taşıma görevlerini otomatikleştirebiliyor. Entegre engel tespit sistemi, makinaların acil durumları önceden tahmin etmelerine ve tepki vermelerine yardımcı olurken, makina hızını kontrol ederek yumuşak ve verimli bir şekilde hareket etmelerini sağlıyor. Geleneksel otomasyon ekipmanlarının aksine makinalarda hem manuel hem de otomatik olarak iki farklı kontrol modu olması, makinaların hem çalışanların yanında hem de diğer robotik makinaların yanında verimli bir şekilde çalışılmasını sağlıyor. İkili mod tasarımının olması, Yale robotik ürün gamının, otomasyon olmayan işleri tamamlamak için hala manuel olarak kullanılabileceği anlamına geliyor. Operatörler bir düğmeye basıp kontrolü tekrar kazanabiliyorlar. Bu, ayrı ekipman gereksinimini ortadan kaldırırken müşterilere beklenmedik gereksinimleri karşılama esnekliği de sağlıyor.

Barış CAN, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Yale, robot bilimini müşterilerimiz için mümkün olduğunca nasıl daha düşük maliyetli ve verimli hale getirebileceğimiz konusunda detaylı bir AR-GE süreci yürüttü. Yale robotik çözümü, müşterilerimizdeki mevcut operasyona ideal şekilde uyması için tek bir makinadan tutun da büyük bir filoya kadar tamamen ölçeklenebilecek şekilde tasarlandı. Gerek kurulum gerekse uygulama içerisinde esnek kullanım kolaylığı sayesinde alışagelmişin dışında düşük bir sahip olma maliyeti sunan Yale ürün grubu Endüstri 4.0 trendi devam ettikçe, Yale robotik ürün gamı da genişlemeye devam edecektir. Çok yakın bir gelecekte yüksek depolamalarda kullanılan istif makinelerimizde de aynı teknolojileri kullanabiliyor olacağız.”