Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE İNSAN-MAKİNE İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRAN MOBİL ROBOTLAR

OMRON

BMW FABRİKALARI VERİMLİLİĞİ VE ESNEKLİĞİ ARTIRMAK, İŞ SÜREÇLERİNİ DAHA İYİ İLİŞKİLENDİRMEK VE ÇALIŞANLARI TEKRAR EDEN VE ZAMAN ALAN GÖREVLERDEN KURTARMAK İÇİN YENİLİKÇİ TAŞIMA VE LOJİSTİK SÜREÇLERİNE GÜVENİYOR. BU KONSEPTLER ARASINDA ÖZELLİKLE YÜKSEK YATIRIM GETİRİSİ (ROI) SAĞLAYAN, MALZEME TAŞIMA İÇİN KULLANILAN OMRON LD MOBİL ROBOTLARI YER ALIYOR.

Otomobil üretimi ve montaj hattı üretimi her zaman birbiriyle yakından ilişkili olmuştur. Arabaların seri üretim ürünü olarak tüm dünyaya hakim olması, Henry Ford’un 1913’te fabrikalarında konveyör bantları kullanmaya başlamasıyla mümkün hâle geldi. Bugün, BMW fabrikalarında montaj hatlarının kullanılmadığı bir iş günü düşünülemez. Grup; verimliliği ve esnekliği artırmak, iş süreçlerini daha iyi ilişkilendirmek ve çalışanları tekrar eden ve zaman alan görevlerden kurtarmak için yenilikçi taşıma ve lojistik süreçlerine güveniyor. Bu konseptler arasında özellikle yüksek yatırım getirisi (ROI) sağlayan, malzeme taşıma için kullanılan Omron LD mobil robotlar yer alıyor. Bu otonom mobil robotlar, sistem entegratörü cts GmbH tarafından geliştirilen, yüksekliği ayarlanabilir bir yük taşıma cihazı olan konveyör kulesi ile donatılmış. BMW’de çalışanlar ve taşıma robotları arasındaki etkileşim, fabrika uyumunun gelecekte fabrikalarda nasıl uygulanabileceğini gösteriyor.

HEDEF: ÜRETİM VE LOJİSTİK SÜREÇLERİNİN SÜREKLİ OPTİMİZASYONU

BMW fabrikalarına bağlı olarak her gün 1600 adede kadar araç üretiliyor. Bu üretim hacimlerinde yenilikçi stratejiler ve teknolojilerle sürekli optimizasyon ve verimlilik kazanımları elde etmek kritik önem taşıyor. Buna üretimdeki lojistik ve taşıma süreçleri de dahil. Örneğin, direksiyon simidi ve kokpit bileşenleri, döner parçalar veya iç lambalar dahil çeşitli küçük ve büyük parçaların depodan montaj hattına sürekli olarak taşınması gerekiyor.

Omron Endüstriyel Otomasyon Avrupa’nın Otomotiv Avrupa Ana Müşteri Yöneticisi Aleksandar Cvetanovic, ”Üretim alanlarında çalışanlar, çalışma sürelerinin %60’ından fazlasında bileşenlerin taşınmasında görev alıyordu. Farklı depolama ve üretim alanlarını konveyör bantlarıyla birleştirmek pratik bir uygulama olmadığından bu adım çoğunlukla manuel olarak gerçekleştiriliyordu ve kapasitenin önemli bir kısmına mal oluyordu” dedi.

MİNİ AKILLI TAŞIYICILAR İHTİYAÇLARI VE GEREKSİNİMLERİ KARŞILIYOR

BMW fabrikaları, 1980’lerden bu yana otomatik ve sürücüsüz bir taşıma sistemi kullanıyor. Ancak, bu sistem esnek bir kullanıma sahip değil ve oluk biçiminde şeritler aracılığıyla sabit rotalara bağlanıyor. BMW’nin kendi rotasını oluşturmak için küçük yük taşıyıcıları (KLT) olarak adlandırılan taşıyıcıları taşıyabilecek bir robota ihtiyacı vardı.

Bu nakliye robotunun, altyapıda önemli değişiklikler yapmak zorunda kalmadan yeni süreçlere esnek ve hızlı bir şekilde uyum sağlaması gerekiyordu. Bu da hat kılavuzlu malzeme işlemeye göre avantaj sağlayan bir özellikti.

Omron Endüstriyel Otomasyon Avrupa’nın Otomotiv Avrupa Ana Müşteri Yöneticisi Aleksandar Cvetanovic, “İlk projenin başında, birinci görev müşterinin gereksinimlerini anlamak ve ele almak ve nelerin uygulanabileceğini bulmaktı. Dahası, BMW Group Logistics de ürün ve hizmetleri için bir standarda ihtiyaç duyuyordu. Grup, Omron’un LD mobil robotlarını tercih etti. Bunlar BMW Mini Akıllı Taşıma Robotları (miniSTR) olarak da bilinen ve bazı fabrikalarda özel olarak tasarlanmış konveyör bandı eklentilerine sahip robotlardı” dedi.

Uzun zamandır Omron çözüm ortağı olan sistem entegratörü cts GmbH, BMW’nin gereksinimlerine tam olarak uyan bir konveyör eklentisi ve yazılımı sunan eksiksiz bir LD mobil robot çözümü geliştirdi. Çözüm, Omron Enterprise Manager’ı şirketin kendi Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) sistemiyle birleştiriyor.

Cts GmbH, yıllardır Omron ürünleri ve çözümlerini kullanıyor ve şu anda Otonom Akıllı Araçların (AIV’ler) kullanımına yönelik yeni fırsatlar araştırıyor. 100’ün üzerinde entegre AIV’leriyle cts GmbH, bu araç teknolojisinin Avrupa’daki en büyük sistem entegratörü.

Cts GmbH Fabrika Otomasyonu Müdürü Alfred Pammer, “Omron LD’yi temel alan, BMW gibi üst düzey bir üreticinin yüksek gereksinimlerini karşılayan genel bir sistem geliştirmek, memnuniyetle kabul ettiğimiz zorlu bir görevdi. Başarılı bir şekilde çalışan 100’den fazla AIV sisteminde kendisini etkileyici bir şekilde kanıtlanmış olan Omron LD ile uzun yıllara dayanan deneyimimizden yararlanarak, Omron ve BMW ile birlikte ideal çözümü hızlı ve başarılı bir şekilde uygulayabildik. Kapsamlı yazılım bilgimiz ve ürün AIV çerçevemiz sayesinde BMW Group’un BT seviyesine entegrasyonu da kolaylıkla gerçekleştirildi” dedi.

BAĞIMSIZ OLARAK BELİRLENEN İDEAL ROTA

2015’ten bu yana, BMW Group, Fraunhofer Enstitüsü IML ile birlikte üretim tesislerindeki lojistik alanlarında yer alan rulo konteynerlerinin taşınması için kendi kendine çalışan ilk Akıllı Taşıma Robotlarını (STR) geliştirdi. BMW Group Regensburg tesisinde şu an ikinci nesil robotlar kullanılıyor. Robotlar, bir tona kadar olan rulo konteynerlerini taşıyor ve otonom bir şekilde malların hedefine aktarıyor. İdeal rotayı bağımsız olarak hesaplıyor ve alanda serbestçe hareket ediyor. Yeni navigasyon yöntemi SLAM (Eşzamanlı Yerelleştirme ve Eşleme) binalara kalıcı olarak yüklenmiş navigasyon vericileri gerektirmediğinden yeni bir ortamda hızlı bir şekilde kullanılabiliyor. BMW i3’ün dahili pil modülü, STR’ye tüm vardiya boyunca güç sağlıyor. Acil küçük parçaların teslimatı, STR’nin daha küçük bir sürümü (Omron LD mobil robotunu temel alan miniSTR) tarafından gerçekleştiriliyor.

Omron Endüstriyel Otomasyon Avrupa’nın Otomotiv Avrupa Ana Müşteri Yöneticisi Aleksandar Cvetanovic, “İntralojistik sürecini tamamen otomatik hâle getirmek ve üretim otomasyonunu Endüstri 4.0 ve dijitalleştirme ile bir araya getirmek için malzeme aktarımına yönelik bir çözümün oluşturulması ve cts AIV çerçevesindeki yazılım mimarisi kullanılarak bir iş oluşturma sürecinin geliştirilmesi gerekiyordu.

Enterprise Manager filo yönetim sistemimiz, diğer tedarikçi çözümlerinden daha fazla seçeneğe sahiptir. BMW fabrikasında oldukça dar yollar ve yüksek ekipmanlar kullanıldığı için çözümün dar ve yüksek tasarımı da faydalı oldu. Ancak BMW’nin Omron’u tercih etmesinin ana nedeni, Omron’un sunduğu global servis ve destektir. BMW gibi global bir şirket için yalnızca iyi bir teknik çözüm yeterli değildir” dedi.

Omron’un mobil robotları ilk olarak Landshut tesisinde kullanılmaya başladı. Münih, Wackersdorf, Berlin, Leipzig, Regensburg, Eisenach ve Dingolfing gibi diğer üretim tesislerinde de şu an kullanıma geçiliyor.

MİLİMETRİK DOĞRULUKTA HİZALAMA

Omron LD gibi mobil robotlar, cts GmbH’nin özelleştirilme işleviyle birlikte kullanıldığında engelsiz malzeme tedariki ve küçük bir ayak iziyle önemli oranda maliyet optimizasyonu yapılmasına olanak sağlıyor ve geleneksel konveyör bantlarının tipik dezavantajlarını ortadan kaldırıyor. Buna ek olarak robot, endüksiyon halkaları gibi zorlamalı yönlendirmesi olmayan otonom rotalar sayesinde hızlı ve esnek bir şekilde devreye alınabiliyor. LD robotlar saniyede 1,8 metreye kadar hızla hareket eder. Zemindeki özel manyetik şeritlerle yönlendirilen isteğe bağlı ikili sensörleri sayesinde robotlar kendilerini milimetrik hassasiyet ile hizalayabiliyor. Bu ek doğruluk, üretim süreçlerinin hızlandırılmasını sağlar. BMW’deki kullanıcılar da robot iş arkadaşlarının güvenilirliğinden övgüyle bahsediyor.

Omron Endüstriyel Otomasyon Avrupa’nın Otomotiv Avrupa Ana Müşteri Yöneticisi Aleksandar Cvetanovic, “Robotlar hücreler arasında hareket ettikçe, kendi sensörlerini kullanarak yollarının üzerindeki insanları veya nesneleri tespit ediyorlar. Ardından, ya otonom bir şekilde manevra yapıyorlar ya da insanların geçmesine izin vermek için duruyorlar. Örneğin, üretim hattı operatörleri ve bakım personeli LD robotlarla güvenli bir şekilde çalışabiliyor” dedi.

“ENTERPRİSE MANAGER” VERİMLİLİĞİ ARTIYOR

Omron “Enterprise Manager” filo yönetim sistemi, ürünlerin hazır olduklarında bir üretim aşamasından diğerine taşınmasını sağlıyor. Ayrıca robotların her zaman şarjlı durumda olmasını sağlıyor. Yoğun zamanlarda bile robotlar şarj istasyonuna kısa bir süre için yönlendirilerek pillerine gerektiği kadar güç verilebiliyor. Planlı duruş sürelerinde tüm robotlar şarj istasyonlarına gönderiliyor. Enterprise Manager ayrıca robotlara ek eklemeyi de kolaylaştırıyor. Yeni bir ek eklendiğinde ilave programlama gerekmiyor. Enterprise Manager bu eki otomatik olarak geçerli envantere entegre eder ve uygun görevleri atıyor.

Omron LD robotlar, üretim alanlarında daha verimli süreçler sağlamanın yanı sıra başka avantajlar da sunuyor. Koruyucu tarayıcılar, LD 90’a diğer yol kullanıcılarına karşı (hem makineler hem de insanlar) gerekli güvenliği sağlıyor. Sistem, kullanımı ve entegrasyonu kolay olmasının yanı sıra süreç güvenliği sunuyor. Sürecin otomatikleştirilmesi de süreci daha ekonomik hâle getiriyor.

Omron Endüstriyel Otomasyon Avrupa’nın Otomotiv Avrupa Ana Müşteri Yöneticisi Aleksandar Cvetanovic, “Geleneksel konveyör teknolojisi olmadan otomatik malzeme işleme, engelsiz malzeme tedariki ve esnek konfigürasyon, gelecek odaklı üretim süreçleri için giderek daha önemli hâle geliyor. Bunun yanı sıra, hat değişiklikleri veya tesisin yeniden konumlandırılması gibi değişen üretim koşullarında basit ayarlamalar yapılması da gerekiyor. BMW, akıllı lojistik dahil otomotiv sektöründe bir yenilik lideri ve Omron ve cts GmbH ile ortaklığımız sayesinde robot ve fabrika çalışanları arasındaki faydalı etkileşim, ilaç sektörü gibi diğer sektörlerin önünü açacak” dedi.