Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

Küresel Ölçekte Yerel Bir Fabrika

Omron

Omron’un Hollanda Hertogenbosch’ta (Den Bosch) bulunan ve yüksek kaliteli ürünleri güvenilir şekilde üreten fabrikası, üretim ve süreçler açısından yenilikçi bir “lider” olarak tanımlanıyor. Tesis, Avrupa’nın eski ürünler tedarikçisiyken şimdi bir model fabrikaya, süreç ve ürün gelişimi için bir merkeze dönüştü. Peki, fabrika Omron organizasyonundaki rolünü yeniden tanımlamada nasıl bu kadar başarılı oldu?

2012 yılına kadar, Den Bosch fabrikası Omron’un güçlü Asya merkezli faaliyetlerinde şirketin ana tesislerini destekler durumdaydı. Fabrikanın temel görevi, Çin ve Japonya’da Avrupa pazarı için geliştirilen ürünleri üretmekti. Bu rolün bir parçası olarak Den Bosch ekibi ürünlerde geliştirmeler yapıyordu. Fabrikanın kendi Ar-Ge ekibi, Avrupa Tamir Merkezi ve Avrupa Dağıtım Merkezi sayesinde, tesiste mühendislik kapasitesi bakımından hiçbir sıkıntı yaşanmıyordu.

Den Bosch fabrikası yerel bir ekibin çabalarıyla fabrikayı yalnızca beş yıl içinde “geçmişte kalmış bir tesisten lider fabrikaya” dönüştürmesinin ürünüdür.

Tüm bu mevcut beceri ve bilgi, Den Bosch tesisinin daha fazlasını yapabileceğine inanmasını sağladı. Organizasyona ürün gelişiminde katkı sağlamak yerine, ürün yeniliğine odaklanarak gerçek bir fark yaratabileceklerine inandılar.

Başta pazara etki eden oyuncularda olmak üzere önemli değişikliklerin yaşandığı bu dönem yeni bir yaklaşım için son derece uygundu. Örneğin, Asya’da bölgenin üretim yoğunluğunun temel unsuru olan düşük iş gücü maliyeti yükselmeye başlamıştı. Bunun yanı sıra taşıma süresi ve maliyeti gibi diğer faktörler, Avrupa fabrikalarının artık Asya’daki rakipleriyle rekabet edebileceği anlamına geliyordu. Bu rekabeti sürdürebilmenin tek yolu ise yenilikti. Yenilik, Den Bosch’la adeta eş anlamlı hale geldi. Den Bosch’u da kapsayan bölgenin yüksek teknolojik ve yenilikçiliğe önem veren atmosferi insanlara ilham veriyordu. Hollanda bölgesi, çok sayıda yetenekli insan barındırmasıyla yenilik için küresel bir birleşme noktası konumuna ulaşmıştı. Avrupa ve Kuzey Amerika Üretim ve Tedarik Zinciri Genel Müdürü Paul Sollewijn Gelpke’nin önderlik ettiği bu yeni akım, tesiste “ilerlemeye odaklanan” yeni bir kültürün yerleşmesinde ve bu felsefenin eyleme taşınmasında kendini göstermeye başladı.

İlk değişim adımı fabrikanın kendi bünyesinde yenilikçi olmasını sağlamaktı. Üretim süreçleri, çalışanların otomasyon hakkındaki fikirlerinden faydalanılarak ve Omron’un müşterileri için kullandığı yaklaşım izlenerek baştan sona yeniden tasarlandı.

Bu sayede, manuel iş gücü adımlarını azaltarak ve test aşamasını otomatik hale getirerek üretim maliyetlerini azaltan yüksek verimlilikte üretim hatları ortaya çıkardılar. Sadece maliyetleri azaltmakla kalmayan otomasyon, performans ve esneklik açısından yeni referans noktası haline geldi. Üretim hatları, gelecekteki yeniliklere temel teşkil edecek şekilde oluşturuldu.

VERİMLİLİĞİN KARŞILIĞINI ALMA
Ürünleri daha ekonomik hale getirmek kısa süre içinde meyvelerini verdi. Omron, birçok ürünün üretimini Asya’daki tesislerden Den Bosch fabrikasına taşıdı. Bu durum, Asya’daki ana şirketle bağlantıların kuvvetlendiğinin göstergesiydi. Tesise duyulan güven ayrıca Omron genel merkezinin yeni tesislere ve çalışanlara yatırım yapılarak Den Bosch fabrikasını küresel ölçekte gerçek bir oyuncu haline getirme kararıyla perçinlenmiş oldu. Bugün tesiste 350’nin üzerinde personel çalışmakta ve üç devre kartı montaj hattının yanı sıra yirmi montaj hattı bulunmaktadır.

KÜRESEL ÖLÇEKTE YEREL BİR FABRİKA
Bir sonraki adım, endüstriyel PC veya IPC ile başlayan yenilikçi ürünlerdi. Den Bosch ekibi tarafından tasarlanan ve üretilen IPC büyük beğeni topladı ve bugün de tercih edilen bir ürün olmayı sürdürüyor. Bunu İnsan Makine Arayüzleri ve emniyet sensörleri gibi daha fazla özgün çözüm takip etti.

Tesisin becerileri arttıkça, yenilikçi ürünleri Omron’un yüksek kalite standartlarıyla uyumlu ve güvenilir şekilde üretme konusundaki itibarı da arttı. Müşterilerin ve kurumsal genel merkezin artan güveniyle, Den Bosch tesisi yeni robotların üretildiği fabrika olmak için bir adım öne çıkıyordu.

İKİ YENİ ROBOT HATTI
Omron’un son teknoloji ürünü Den Bosch fabrikasının iki yeni üretim hattının onaylanması büyük yankı yarattı. Omron Quattro, dakikada 300 alma hızıyla dünyanın en hızlı ve en esnek paralel “PICK” ve “PLACE” robotudur.

Yerel bir ekibin çabalarının fabrikayı yalnızca beş yıl içinde “geçmişte kalmış bir tesisten lider fabrikaya” dönüştürmesinin ürünüdür. Yeni robot hatları yeni zorlukları da beraberinde getirir. Robot üretimi, elektronik, mekanik ve montaj gibi birçok bileşenin bir arada çalışmasını gerektirir. Den Bosch, bölümlerin birbiriyle iletişim içinde olduğu bir yaklaşımla farklı bileşenleri daha kolay bir şekilde bir araya getirdi.

İş gücü tasarrufu sağlayan robotlar büyük talep görmektedir ve bu bileşenlerin yerel olarak üretilmesi verimliliği artırarak bölgedeki talebin karşılanmasını sağlamaktadır. Bu yaklaşım aynı zamanda Omron’un daha kısa teslimat sürelerine ve müşteri gereksinimlerine daha hızlı yanıt vermesine yardımcı olmaktadır. Yeni hatlarda, müşterilerin paketleme ve küçük parça birleştirme hattı projelerine verimli pick and place becerileri kazandıran Quattro ve Hornet Serisi paralel robotlar üretilmektedir.

DENEYİMİ PAYLAŞMA
Den Bosch fabrikasının eski ürünlerin üretildiği bir tesisten yenilik liderine dönüşmesinin bir diğer kazanımı da tüm bu süreç boyunca edinilen deneyimler oldu. Ekip, süreçte ayrıca üretim maliyetlerini ve tedarik döngülerini azaltma baskısını sürekli olarak hisseden Omron müşterilerinin de deneyimlediği birçok zorlukla karşılaştı.

Bu zorlukların üstesinden kendi başına gelmeyi başaran Den Bosch ekibi, çok fazla şey öğrendi ve otomasyon onarımları sırasında ortaya çıkabilecek durumlara dair fazlasıyla deneyim kazandı. Bu yöntem bilgisi, ekibi diğer şirketlerin süreçlerini mümkün olan en kolay ve verimli şekilde geliştirmelerine yardımcı olmaları için ideal bir konuma taşımaktadır. Buna ek olarak Den Bosch fabrikasındaki açık günlerde ziyaretçilere bu son teknoloji ürünü tesisi görme olanağı sunulmaktadır. Yeni üretim hatlarının temel özelliklerinden biri esnekliktir. Bu hatlar farklı ürünler için kolayca uyarlanabilir ve böylece kısa üretim dönemleri daha ekonomik hale gelir.

SÜREKLİ YENİLİK
Bugün, Den Bosch fabrikasındaki üretimin %70’ i yeni ürünler veya süreçlerden oluşmaktadır. Beş yıl içinde üretim iki katına çıktı ve önümüzdeki beş yıl içinde yine ikiye katlanması hedeflenmektedir.

Elbette, Den Bosch tesisinde geliştirilen yenilikler ve yeni süreçler Omron’un diğer fabrikalarına uygulandıkça bu hedefin gerçekleşmesi ve yenilik lideri konumunun korunması, sürekli olarak yeni yöntemler geliştirilmesine bağlıdır.

QUATTRO VE HORNET
Omron Quattro, dakikada 300 alma hızıyla dünyanın en hızlı ve en esnek paralel pick and place robotudur. Robot, dört kolu sayesinde daha geniş bir faaliyet alanının yanı sıra daha önce görülmemiş bir müdahale seviyesi de sunuyor.

Yüksek hızlı alma ve paketleme uygulamaları için geliştirilen Hornet, ürün verimliliğinin artırılmasına ve alma başına maliyetin azaltılmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, robotun güçlü kontrollerinin kaidesinde bulunması, minimum alan gereksinimi sağlamanın yanı sıra kurulum maliyetlerini ve karmaşıklık düzeyini azaltıyor.