Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

BOSCH, OTONOM SÜRÜŞ İÇİN SENSÖR PORTFÖYÜNÜ TAMAMLIYOR

BOSCH

BOSCH, KAMERA VE RADARA EK OLARAK GELİŞTİRDİĞİ UZUN MENZİLLİ LİDAR SENSÖRLERİYLE OTONOM SÜRÜŞE DAİR TÜM KULLANIMLARI KAPSAYAN BİR PORTFÖYE ULAŞTI. BOSCH’UN UZUN MENZİLLİ LİDAR SENSÖRÜ, OTOMOTİV KULLANIMINA UYGUN İLK ÇÖZÜM OLACAK.

Emniyetli bir otonom sürüş gerçeğe dönüşmeden önce, kamera ve radara ek olarak üçüncü bir sensör kullanımı gerekiyor. Bu nedenle Bosch, otomotiv kullanımına uygun ilk lidar (ışıklı algılama ve mesafe ölçümü) sistemi olan uzun menzilli lidar sensörlerini üretime hazır hale getiriyor. Bu lazer tabanlı mesafe ölçüm teknolojisi, otonom sürüş yolunda SAE seviye 3’ten itibaren olmazsa olmaz bir sistem. Yeni Bosch sensörü, otobanlarda ve şehir içerisinde hem uzun hem de yakın menzilleri kapsıyor. Bosch, ölçek ekonomisi kullanarak sofistike teknolojinin fiyatını azaltmak ve kitle pazarı açısından uygun hale getirmek istiyor.
Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Harald Kroeger, “Sensörlerdeki boşluğu tamamlayan Bosch, otonom sürüşü uygun bir seçenek haline getiriyor” dedi.

BOSCH TEKNOLOJİSİ, TÜM OTONOM SÜRÜŞ DURUMLARINA KARŞI TETİKTE

Yalnızca üç sensör birbirine paralel olarak kullanıldığında otonom sürüşte maksimum emniyet sağlanabileceği, Bosch tarafından gerçekleştirilen analizlerle teyit edildi. Bu analizlerde geliştiriciler, otoyol asistanından tam otonom şehir içi sürüşe kadar otonom sürüş işlevlerine ilişkin tüm kullanımları araştırdı.
Örneğin; bir kavşakta motosiklet yüksek hızla bir otonom araca yaklaşırken, motosikletin güvenilir bir şekilde algılanmasını sağlamak için kamera ve radara ek olarak lidara ihtiyaç duyuluypr. Bu durumda radar, motosikletin dar siluetini ve plastik rüzgarlıklarını tespit etmekte zorlanabiliyor. Ayrıca, üzerine yoğun bir ışık gelmesi durumunda kamera yanılabiliyor. Bu nedenle, üç teknolojinin birbirini mükemmel bir şekilde tamamlaması ve her sürüş durumunda güvenilir bilgi sağlanması için radar, kamera ve lidara ihtiyaç var.

OTONOM SÜRÜŞÜN TEMEL BİR ÖĞESİ OLARAK LİDAR

Lazer bir üçüncü göz olarak düşünülebilir. Lidar sistemlerinde sensör, lazer ışıkları yayar ve geriye yansıyan lazer ışığını yakalar. Bunun ardından sistem, ışığın ölçülen geri dönüş süresine dayanarak mesafeleri hesaplar. Lidar, uzun bir menzil ve geniş bir görüş açısıyla birlikte oldukça yüksek çözünürlük sağlıyor. Sonuç olarak lazer tabanlı mesafe ölçüm aracı, yoldaki taşlar gibi metalik olmayan nesneleri de oldukça uzak mesafeden güvenilir bir şekilde algılayabiliyor. Bu, fren yapma veya direksiyonu kırma gibi sürüş manevraları için yeterince süre anlamına geliyor.

Lidarın geliştirilmesi sırasında radar ve kamera teknolojisi alanlarındaki sensör ve sistem teknik bilgisinden faydalanan Bosch, üç sensör teknolojisinin tamamını birbiriyle uyumlu olarak kullanılabiliyor. Kroeger, “Otonom sürüşü emniyetli, rahat ve etkileyici hale getirmek istiyoruz. Böylece, geleceğin mobilitesine belirleyici bir katkıda bulunacağız” dedi.
Bosch’un uzun menzilli lidarı, otonom sürüşe ilişkin tüm emniyet gereksinimlerini karşılamanın yanı sıra otomobil üreticilerinin teknolojiyi gelecekte çok çeşitli araç türlerine verimli bir şekilde entegre etmesini de sağlıyor.

YAPAY ZEKA, SÜRÜCÜ DESTEK SİSTEMLERİNİ DAHA DA GÜVENLİ HALE GETİRİYOR

Bosch, sürücü destek sistemlerine ve otonom sürüşe yönelik sensör teknolojisinde inovasyon lideri konumunda bulunuyor. Şirket, uzun yıllardır milyonlarca ultrason, radar ve kamera sensörü geliştirdi ve üretti. 2019 yılında Bosch’un sürücü destek sistemleri satışları yüzde 12 artarak yaklaşık 2 milyar Euro’ya ulaştı. Bu destek sistemleri, otonom sürüşe zemin hazırlıyor. Kısa bir süre önce Bosch mühendisleri, otomobillerde kullanılan kamera teknolojisini yapay zeka ile geliştirerek yeni bir seviyeye ulaştırdı. Kamera teknolojisi, nesneleri tespit ediyor, bunları araçlar, yayalar veya bisikletler gibi sınıflar halinde kategorilendiriyor ve hareketlerini ölçüyor. Tıkalı şehir içi trafikte kamera, kısmen belirsiz veya geçiş yapan araçları, yayaları ve bisikletlileri de hızlı ve güvenilir bir şekilde algılayarak sınıflandırabiliyor. Bu özellik, aracın duruma göre bir uyarıda bulunmasını veya acil durum freni manevrasını tetiklemesini sağlıyor. Bosch mühendisleri radar teknolojisini de sürekli olarak geliştiriyor. Bosch radar sensörlerinin en son nesli, kötü hava şartları ya da zayıf ışık koşullarında bile aracın çevresini daha iyi algılıyor. Daha yüksek algılama menzili, geniş diyafram açıklığı ve yüksek açısal ayrılabilirlik, bu gelişmiş performansın temelini oluşturuyor.