Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

ENDÜSTRİ 4.0 VE GELECEĞİN ORGANİZASYON YAPILARI VE ÇALIŞMA KOŞULLARI

PROF. DR. HİLMİ YÜKSEL DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ENDÜSTRİ 4.0 KOORDİNATÖRÜ

“GELECEĞİN İŞLETMELERİ, SİBER FİZİKSEL SİSTEMLER OLARAK MAKİNELERİNİN, FABRİKALARININ VE DEPOLARININ BAĞLANTISINDA KÜRESEL AĞLAR KURACAKLARDIR. MAKİNELER BİRBİRLERİYLE İLETİŞİM KURACAK VE ÜRETİM SÜREÇLERİNİ OPTİMİZE ETMEDE MERKEZİ OLMAYAN KONTROL SİSTEMLERİ GELİŞTİRECEKLERDİR. ENDÜSTRİ 4.0 İLE BİRLİKTE ÜRETİM SÜREÇLERİNDE OTOMASYON ARTACAK VE MAKİNE- MAKİNE, İNSAN- MAKİNE, PARÇA-MAKİNE VE BENZERİ BAĞLANTILAR GERÇEKLEŞECEKTİR.”

Endüstri 4.0’ın temelinde siber fiziksel sistemler yer almaktadır. Siber fiziksel sistemlerle gerçek ve sanal dünya birleştirilmekte ve değer zinciri boyunca insanlar ve nesneler arasında verinin gerçek zamanlı olarak iletimi sağlanmaktadır. Nesnelerin interneti ile veri gerçek zamanlı olarak paylaşılmakta, fabrikalar, insanlar ve makineler arasında bir ağ oluşturulmaktadır. Geleceğin işletmeleri, siber fiziksel sistemler olarak makinelerinin, fabrikalarının ve depolarının bağlantısında küresel ağlar kuracaklardır. Makineler birbirleriyle iletişim kuracak ve üretim süreçlerini optimize etmede merkezi olmayan kontrol sistemleri geliştirilecektir. Endüstri 4.0 ile birlikte üretim süreçlerinde otomasyon artacak ve makine- makine, insan- makine, parça-makine ve benzeri bağlantılar gerçekleşecektir. Akıllı makineler üretim süreçlerini koordine ederken, akıllı robotlar montaj hattında çalışanlarla işbirliği içerisinde olacaktır. Akıllı araçlarla gerçek zamanlı bilgi elde edilip, analiz edilebilecektir. Ürünlerin de akıllanması ile birlikte, ürünler, makineler ve çalışanlar iletişim halinde olacaktır. O nedenle Endüstri 4.0’ın çalışma koşullarına getirdiği en önemli özelliklerden birisi makine, insan, araç ve ürün arasında kurulan bağlantılar olmaktadır.

Endüstri 4.0 ve teknolojileri üretim süreçlerini etkilediği gibi, organizasyon yapılarını, görev tanımlarını ve çalışma koşullarını da etkileyecektir. Siber fiziksel sistemler ve nesnelerin interneti ile birlikte işlerin kapsamı daha karmaşık hale gelirken, görevlere ilişkin sorumluluklar da artmaktadır. Gelecekteki işlerde görev çeşitliliğinin de artması beklenmektedir.

Hem üretim süreçlerinde hem de diğer bölümlerde çalışanların, yıllarca yapacakları rutin görevlerin olmasından ziyade, niteliği ve kapsamı değişen görevleri yürütmeleri gerekecektir. Üretim süreçlerinde çok yüksek miktarda veri akışı olması, görevlerde çok yüksek miktarda veri ile ilgilenmenin ve bu veriyi analiz ederek hızlı kararlar alabilmenin önemini artırmaktadır. Veriye her yerden ulaşabilme olanağı ise işletmenin sınırlarının dışında da çalışabilme olanağını sağlayacak ve hızlı karar alabilmeyi olanaklı kılacaktır. Sanal çalışma grupları ile çalışanların nerede bulundukları önemli olmadan uzmanlıklarına göre bir araya gelebileceklerdir. Üretim alanındaki tüm çalışanlar verilerle çalışabilmeye uyum göstermek durumunda kalacaktır. Makine başında çalışan operatör makineyi planlayan ve yöneten durumuna geçecek ve veri ile çalışabilme yeteneklerini de kazanabilmeleri gerekecektir. Mekana bağlı olmadan, çalışanlar akıllı araçlarla birbirleriyle iletişim halinde olabilecek ve gerçek zamanlı olarak üretim süreçlerini izleyebilecektir. Üretim sürecine ilişkin veriye gerçek zamanlı olarak ulaşılabilecek ve üretim sürecinde yaşanan bir probleme hızla çözüm bulunabilecektir. Fiziksel işlerin robotlara bırakılması ile üretim süreçlerinde iş tanımları kontrol ve izleme görevleri ile şekillendirilecektir. Üretim ortamlarında çalışanlar makineleri denetleyen kişi konumunda olacaktır.
Rutin ve fiziksel işler otomasyon ile gerçekleştirilirken çalışanlar, süreçleri izleyen ve anormal koşullarda sürece müdahale edip düzeltme işini gerçekleştiren rolünü üstlenecektir. Fiziksel güç gerektiren işler robotlara bırakılırken, işlerin karmaşıklığının artmasından dolayı çalışanların, karmaşık problemleri çözebilme becerileri çok daha fazla önem kazanacaktır. Düşük beceri gerektiren işler ortadan kalkarken, insanların yaptıkları işler daha karmaşık ve kapsamlı olacaktır. Bu nedenle işlerin kapsamı gözden geçirilmelidir. Hangi görevlerin otomasyon ile yürütüleceğinin ve dijital dönüşüm ile birlikte hangi becerilerin gerekli olacağının saptanması gerekmektedir.

İş süreçlerinin dijitalleşmesi ve otomasyon, organizasyon yapılarının da yeniden değerlendirilmesini getirmektedir. Siber fiziksel sistemler, nesnelerin interneti ve dikey ve yatay entegrasyon ile birlikte, geleceğin organizasyonları daha esnek, değişime hızlı uyum sağlayabilen, çevik, merkezi olmayan yapılara dönüşecektir. Rekabet avantajı kazanmada hız ve esnekliğin önemi arttıkça, organizasyon yapıları da bu rekabet avantajlarını sağlayacak şekilde esnek ve çevik olmalıdır. Çalışma ortamlarının, işletme içerisinde takımlar halinde çalışmaya uygun olacak biçimde açık ve işbirliğe yönelik olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

Organizasyonlar takımların, problem çözme amaçlı işbirliği içerisinde çalıştıkları organizasyon yapılarını kurmalıdırlar. Esnek ve dinamik olmayan organizasyon yapılarında, dijital dönüşümün başarılması mümkün olmayacaktır. Dijital dönüşüm ile birlikte işletmelerin keskin çizgilerle belirlenmiş hiyerarşik organizasyon yapılarından yalın ve çevik organizasyon yapılarına geçiş yapmaları beklenmektedir. Piramit şeklinde hiyerarşik yapılar gerekli olan esnekliği sağlamaktan uzak olmalarından dolayı bu organizasyon yapıları Endüstri 4.0 ile uyum gösteren organizasyon yapıları olmamaktadır. Geleceğin organizasyonlarının başarısında çeviklik ve işbirliği kritik öneme sahip olacaktır. Bürokrasi ve hiyerarşi, mümkün olduğu ölçüde ortadan kaldırılmalıdır. Endüstri 4.0’ın sürükleyici teknolojileri ile gerçek zamanlı ve merkezi olmayan karar verme süreçleri daha esnek çalışma modellerini sağlayacaktır.

Çevik organizasyon yapılarında çalışanların, değişime hızlı uyum sağlayabilmeleri ve sürekli öğrenmeye açık olmaları gerekmektedir. Gelecekte çalışma saatleri de daha esnek olacaktır. Hayat boyu istihdam yerini proje bazlı çalışmaya bırakacak, aynı anda farklı işletmelerin projelerinde görev almak mümkün olabilecektir. Fiziksel ve manuel becerilere gereksinim azalırken, işlerin karmaşıklığının artmasına bağlı olarak teknik bilgi gereksinimi fazlalaşacaktır. Farklı görevleri yürütebilmek için çalışanların da kendilerini sürekli geliştirmeleri gerekmektedir. İşletmeler, çalışanlarının dijital yetkinliklerini artırmak için gerekli eğitimleri sağlamalıdır. Bu nedenle de işletmelerde hayat boyu öğrenme kültürü inşa edilmelidir.

AB Komisyonu tarafından desteklenen, Almanya, İtalya ve Slovenya’daki işletmeleri kapsayan araştırmaya1 göre katılımcılar; Endüstri 4.0 ile birlikte sosyal becerilerden; dijital iletişimde, takım çalışmasında, problem çözme yetisinde, özerklikte, sorumluluk almada ve esneklikte ve teknik becerilerden; veri analizinde, BT altyapılarını yönetmede, programlama ve kodlama becerilerinde, robot yönetiminde ve prototip oluşturma ve 3 boyutlu yazıcılarla üretimde önemli değişimlerin olacağını belirtmişlerdir. Süreçler daha karmaşık hale gelmesi ile karmaşık problemlerle baş edebilme yetenekleri önem kazanmaktadır. Veri girişi ve veri işleme gibi rutin işlerin otomatikleştirilmesi ile birlikte, kritik düşünme ve problem çözme gibi yüksek beceri gerektiren görevler artacaktır. Yaratıcılık, geleceğin mesleklerine ve istihdamına ilişkin hazırlanan raporlarda öne çıkan yetkinliklerdendir. Üretim sürecinde çalışanlar daha çok sorumluluk alacak ve daha geniş karar verme yetkisine de sahip olacaktır. Aynı anda farklı takımların üyesi olurlarken, karmaşık problemlerin çözümü üzerine çalışacaklardır.

Endüstri 4.0; tüm değer zincirinde dijitalleşmeyi getirmektedir. İnsan, ekipman, ürün ve makinelerin birbirleriyle bağlantılı olmasını sağlamaktadır. Bu bağlantı iş yapış şekillerini de etkileyecektir. İnsanlar ve makineler işbirliği içerisinde çalışacaktır. Zor ve ağır işleri robotlar yapması ile birlikte, iş kazaları azalacak, rutin, aynı işi yapmaktan dolayı oluşan fiziksel rahatsızlıkların azaltılması mümkün olacaktır. Otomasyon ile işlerin standartlaştırma imkanının daha yüksek olması ile birlikte, verimlilik ve etkinlik artırılabilecektir. Bir otomotiv fabrikasındaki üst düzey üretim yöneticisine göre gelecekteki ustabaşı en iyi zanaatkȃr değil, hangi veriyle hangi süreci yönetmesi gerektiğini bilen kişi olacaktır.2 Bu nedenle üretim süreçlerinde otomasyon ile verimlilik ve etkinlik artarken, üretim sürecindeki insanın yaptığı işlerin niteliği yeniden şekillenecektir.

KAYNAKLAR
1 EUROPEAN COMMISSION, (2018), Industry 4EU, Industry 4.0 for the Future of Manufacturing in Europe, Final Report, http://adapt.it/Industry4EU/INDUSTRY%204EU_final_report.pdf
2.Eber Ulrich, (2019) Akıllı Makineler,Yapay Zeka Hayatımızı Nasıl Değiştiriyor? (Çev: Levent Tayla) Paloma Kitapları- 104,İstanbul, s:218