Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

“PLASTİKTE 10 ÜRÜNE ODAKLANALIM İHRACATI İKİYE KATLAYALIM”

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), plastik ihracatında potansiyeli yüksek olan ürün gruplarını belirlemek amacıyla Türkiye’nin toplam ihracatında ilk 300’e giren 10 plastik ürün grubuna yönelik detaylı bir analiz gerçekleştirdi. TÜİK verileri baz alınarak hazırlanan raporda; inşaat malzemelerinden ambalaja, ev ve mutfak eşyalarından akrilik polimerlere kadar 10 farklı ürün kaleminde ihracatın artırılmasına yönelik stratejiler ortaya koyuldu. Seçilen 10 plastik ürünün 2014-2018 yılları arasındaki yıllık ortalama ihracatı toplam 3 milyar 348 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde bu ürünlerin dünyadaki yıllık ortalama ihracatı ise 175,6 milyar dolar.

PAGEV İhracat Strateji Planı’nda detaylı olarak ele alınan 10 ürünün, plastik sektörünün geneline göre daha rekabetçi ürünler oldukları görüldü. Türkiye plastik sektör ihracatının dünya toplam plastik sektör ihracatı içindeki payı beş yıllık dönemde ortalama yüzde 0,9 olarak gerçekleşirken seçilen 10 üründe ise Türkiye’nin aldığı pay yüzde 1,9 oldu.

“TÜRK PLASTİK SANAYİ KİLOGRAM BAŞINA 2,3 DOLARDAN İHRAÇ EDERKEN DÜNYA ORTALAMASI 6 DOLAR”

İhracat potansiyeli yüksek olan 10 ürün grubunun 2014-2018 yıllarını kapsayan beş yıllık dönemde dünyadaki ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 6 dolarken Türkiye’nin ihracat fiyatı ise kilogramda 2,3 dolarda kaldı. Dünyada bu ürünler neredeyse Türkiye’nin üç katı fiyata ihraç ediliyor. Türk plastik sanayinin, kısa ve orta vadede birim ihracat fiyatını 5 dolara yükseltmesi halinde sadece 10 ürün grubunda ihracat gelirini iki katından fazla artırarak 7 milyar doların üzerine çıkarması mümkün. Söz konusu 10 ürün dışındaki diğer ihracat kalemleri ile birlikte sektörün toplam ihracatı 10 milyar doların üzerine ulaşabilir. PAGEV raporunda, ihracatı artıracak doğru stratejilerin uygulamaya konulması ile uzun vadede dünya ortalaması olan kilogram başına 6 dolar rakamına ulaşmanın hayal olmadığı, böylece 10 plastik ürününün ihracatının yaklaşık 9 milyar dolara yükselebileceği vurgulandı. Diğer plastik ihracat kalemlerinin de eklenmesi ile sektörün direkt ihracatı 12 milyar dolara yükselebilir.

PAGEV raporunda, plastik mamul ihracatının bu seviyelere çıkarılması için uygulanabilecek stratejiler arasında ilk olarak 10 ürün grubunda Türkiye’nin mevcut üretim kapasitesinin belirlenmesi amacıyla bir envanter çalışması yapılmasının gerekliliğine işaret edildi. İkinci olarak; üretici firmaların mevcut teknoloji altyapısının ortaya konulması ve katma değeri yüksek ürün üretmek için gereken teknolojik yatırımları, AR-GE ve ÜR-GE çalışmalarının desteklenmesi amacıyla özel teşviklerin oluşturulmasına ihtiyaç olduğu dile getirildi. Ayrıca seçilen ürünlerde dış pazar araştırmaları, hedef odaklı B2B görüşmeleri ve fuar katılımlarının organize edilmesinin önem taşıdığı kaydedildi.

PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, yaptığı değerlendirmede, “Ülkemizin ihraç ettiği ürünler arasında en fazla potansiyel taşıyan 10 ürün grubuna yönelik detaylı bir analiz gerçekleştirerek elde ettiğimiz sonuçlar ışığında bu ürünlerde ihracatımızı artırmak için neler yapılması gerektiğine dair önerilerimizi ortaya koyduk. Plastik sanayimizin ülke ekonomisi ve ihracatına yaptığı katkıyı daha üst seviyelere çıkarması için mutlaka ve mutlaka mevcut ihracat fiyatlarımızı yükseltmemiz gerekiyor. Plastik sektörümüzün geneline kıyasla daha rekabetçi olduğumuz 10 ürün grubunda dahi kilogram başına ihracat gelirimiz 2,3 dolar. Biz kilogramını 2,3 dolara satarken en büyük rakibimiz Almanya aynı ürünü 6 dolara ihraç ediyor. Türk plastik sektörü Almanya’nın ardından Avrupa’nın en büyük ikinci üreticisi. Aradaki makası ancak katma değeri yüksek ürünleri ihraç ederek kapatabiliriz. Kısa ve orta vadede seçilen 10 üründe ihraç fiyatımızı kilogram başına 5 dolara çıkarmayı başarırsak bu ürünlerdeki ihracat 7 milyar doların üzerine çıkabilir” dedi.

Eroğlu, raporda incelenen 10 ürün grubu arasında özellikle plastik ambalaj ürünleri ile plastikten yapılan ev ve mutfak eşyalarındaki büyümeye dikkat çekerek bu ürünlerde ihracatı artırıcı önlemler hakkında şunları söyledi: “Plastik tek kullanımlık ve gıda kapları-kapakları Türkiye’nin en büyük ihracat kalemleri arasında yer alıyor. Dünyada bu ürünlerin ihracatını yapan ülkelerin ortalama büyümesi yüzde 2 iken Türkiye’nin büyümesi yıllık yüzde 5,4 seviyesinde. Yani Türkiye bu ürünlerin ihracatında diğer ülkelerden yüzde 270 hızlı büyüyor. Bu ürünlerdeki ihracatımızı hızlı bir şekilde yukarı çekmemiz gerekiyor.

Zaman kaybetmeden ihracat potansiyeli yüksek 10 plastik ürün grubu listesinde yer alan ürünlerin öncelikli olduğu hedef ihracat pazarlarımızla ilgili ikili anlaşmalar yapılması önem taşıyor. Diğer yandan uzun vadede AB’nin yaptığı ikili anlaşmalara bizim de dâhil olabilmemiz için adımlar atılmasına ihtiyaç var.”

“İHRACAT ANA PLANI’NDAKİ 5 HEDEF SEKTÖR ARASINDAKİ KİMYANIN İHRACAT LİDERİ PLASTİK”

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın açıkladığı İhracat Ana Planı’nda 17 hedef ülke ve 5 hedef sektör belirlendiğini de hatırlatarak hedef sektörlerden kimya ihracatında plastikler ve mamullerinin ilk sırada olduğuna dikkat çekti. Eroğlu, “Geçtiğimiz yılki 17,4 milyar dolarlık kimya ihracatının 5,9 milyar dolarını gerçekleştiren plastik sektörü, kimya ihracatının lideri konumunda bulunuyor. Ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında plastikler kilit öneme sahip. Sayın Bakanımız tarafından açıklanan 17 hedef ülke arasında ABD’nin ilk sırada olduğunu görüyoruz. İhracat Strateji Raporumuzda da ABD’nin plastik ihracatında en önemli hedef pazar olduğu ortaya çıktı. Tek kullanımlık ürünler ile plastik ev ve mutfak eşyasında dünyadaki büyük ithalatçı ABD’dir. Dünyadaki ithalatın yüzde 30’undan fazlasını tek başına ABD yapıyor. İhracatçılarımız açısından giderek artan ticaret koruma engellerini göz önüne aldığımızda bu ülkede üretim lokasyon çeşitlemesine gidilmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Ayrıca altı çizilmesi gereken bir diğer önemli nokta kimya sektöründe ihracatın artışına duyulan ihtiyaçtır. Dünya ihracatında kimya sanayi ürünlerinin payı yüzde 11,2 iken Türkiye’nin ihracatında bu pay yüzde 6 seviyesinde” dedi.

PAGEV BAŞKANI, PLASTİK AMBALAJ SEKTÖRÜ İHRACAT RAKAMLARININ ARTTIRILMASI İÇİN YAPILABİLECEKLERİ İSE ŞÖYLE SIRALIYOR:

  • Genel olarak gümrük işlemlerinin hızlandırılması ve masrafların düşürülmesi.
  • Nakliye maliyeti yüksek sektörlerde nakliye maliyetinin düşürülmesi yönünde çalışmalar yapılması.
  • Plastik ambalaj üreticisi firmaların hammadde kullanımındaki dışa bağımlılığın ve kur riskinin azaltılması.
  • Personel- işçilik üzerinde vergi yüklerinin ve yan maliyetlerin düşürülmesi.
  • Geri dönüşüm alanında verimli, kârlı bir sistem kurulması ve üretimde geri dönüşümlü hammadde kullanım oranının artırılarak (ürün kalitesini bozmayacak şekilde) maliyet düşüşü sağlanması.
  • Kısa vadede potansiyel pazarlarda ikili anlaşmalar yapılması.
  • Uzun vadede AB’nin yaptığı ikili ticaret anlaşmalarına Türkiye’nin de taraf olması için adımlar atılması.
  • İhracat pazarlarında daha rekabetçi olabilmek için potansiyel ürünlerin zorunlu ithal girdileriyle ilgili maliyet avantajı sağlanması.
  • Plastik karalama kampanyalarına yetkililerin alet olmaması ve ülkemizin en başarılı ihracatçı ve üretici sektörüne zarar verecek kararlar almaktan kaçınılması.