Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

MITSUBISHI ELECTRIC 2019 ÇEVRE RAPORU’NU AÇIKLADI

Mitsubishi Electric, tüm faaliyetlerini “küresel ve önde gelen çevre dostu” bir şirket olma hedefi doğrultusunda şekillendiriyor. Çevre yönetimi konusundaki tutumunu ifade eden “Eco Changes” (Eko Değişim) ilkesi çerçevesinde, hem kendi çalışanlarının hem de toplumun eko-bilinç düzeyini artırmak için çalışan Mitsubishi Electric, 100. yıldönümü olan 2021 yılına kadar çevreyle ilgili önemli hedefler belirlemiş durumda. Markanın bu kapsamda; düşük karbon ve geri dönüşüme dayalı bir toplum yaratılmasına katkıda bulunmayı, doğayla uyum içerisinde faaliyet göstermeyi ve grubun çevre yönetimi çerçevesini güçlendirmeyi amaçladığını belirten Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mitsubishi Electric olarak, 2021 hedeflerimiz paralelinde ürün kullanımından kaynaklanan CO2 emisyonunu 2001 mali yılına kıyasla, üretimden kaynaklanan CO2 emisyonunu ise 1991 mali yılına göre yüzde 30 oranında azaltmayı amaçlıyoruz. Bu noktada 2019 Çevre Raporumuz, hedeflerimize ulaşma yolunda önemli adımlar atıldığını ortaya koyuyor.”

Şevket Saraçoğlu, Mitsubishi Electric’in 2019 Japon mali yılına (1 Nisan 2018 – 31 Mart 2019 dönemi) ilişkin çevre planı kapsamında belirlenen hedeflere ulaşılması ve politikaların uygulanması yönünde çalışmalara yer verilen Çevre Raporu’nun sonuçlarına ilişkin şu bilgileri aktardı; “Raporlama yılında, üretimden kaynaklanan toplam CO2 emisyonları, yüksek verimlilik sağlayan ekipmanların kullanılması ve operasyonların revize edilmesi gibi tedbirler sayesinde 1.43 milyon ton hedefinin de altına inerek 1.3 milyon tona düşürüldü. Yıl içerisinde artan üretimden ötürü 60 bin ton artması öngörülen enerji kaynaklı CO2 emisyonları ise yüksek verimlilik sağlayan enerji tasarruflu ekipmanların kullanılmasının yanı sıra üretim tesislerinde atıkların bertarafına yönelik alınan yeni tedbirler sonucunda yalnızca 30 bin ton düzeyinde bir artış kaydetti. CO2 harici sera gazı emisyonları ise 180 bin ton düzeyinde gerçekleşirken, küresel ısınma potansiyeli düşük olan soğutuculara geçilmesi ve diğer operasyonlar 250 bin ton hedefinin altına düşülmesine büyük katkı sağladı. Pazarda kullanılmakta olan ürünlerden kaynaklanan CO2 emisyonları yüzde 35 hedefinin bir puan üzerinde, yüzde 36 düzeyinde azaltıldı. Ürün kullanımından kaynaklanan CO2 emisyonlarının azaltılmasına yönelik katkının 70 milyon olması hedeflenirken, fiili katkı hacmi 77 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu güçlü performans; güç cihazları, klimalar ve su ısıtma sistemleri gibi cihazlarda enerji verimliliğinin arttırılması sonucunda kaydedildi.”

KAYNAK GİRDİLERİ VE SU KULLANIMININ SINIRLANDIRILMASI İÇİN ÖNLEMLER

Gaz devre kesicileri, servo motorlar ve büyük video sistemleri gibi ürünlerin boyutları ve ağırlıklarının azaltılması sonucunda kaynak girdilerinin 2001 mali yılında belirlenen seviyeye kıyasla yüzde 45 oranında azaltıldığını açıklayan Saraçoğlu, sözlerine şöyle devam etti; “2011 mali yılına kıyasla yüzde 8 iyileşme kaydedilmesi beklenen birim başına su tüketimi ise yüzde 23 oranında düşürüldü. Üretim proseslerinde suyun geri dönüştürülmesine ilişkin faaliyetlerin artırılması ve atık suların yeniden kullanılması gibi çeşitli global tedbirler alındı.”

JAPONYA’DAKİ TESİSLERDE BİYOÇEŞİTLİLİK FAALİYETLERİ ARTIRILDI

Nadir ve endemik türler de dahil olmak üzere biyoçeşitliliğin korunmasına yardımcı olmak amacıyla Japonya’daki 24 iş sahasının tamamında yerinde biyolojik incelemeler gerçekleştirildiğini açıklayan Saraçoğlu, aynı zamanda “Yeşil Kalitenin İyileştirilmesi” amacıyla faaliyetlerde bulunulduğunu söyledi. Saraçoğlu, Mitsubishi Electric Açık Hava Sınıfları ve Satoyama Orman Koruması Projesi kapsamında yürütülen doğa yürüyüşlerine planlamalara uygun olarak yaklaşık 4 bin kişinin katıldığını belirtti.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFLERİNE KATKIDA BULUNACAK

Mitsubishi Electric’in gelecekte Birleşmiş Milletlerin 2030 yılına kadar ulaşmayı amaçladığı 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinden yedisinin hayata geçirilmesine katkıda bulunacağını belirten Saraçoğlu, markanın ayrıca 2050 yılına kadar olan dönemi kapsayan çevre aksiyonlarına ilişkin planların yer aldığı “2050 Çevre Sürdürülebilirlik Vizyonu” dokümanını yayınladığını bildirdi.

“EVDEN UZAYA” KADAR ÇEVRE DOSTU TEKNOLOJİLER

Mitsubishi Electric’in tüm ürün ve çözümlerinin ileri teknoloji, kalite ve enerji tasarrufu çerçevesinde geliştirildiğini ifade eden Saraçoğlu, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çevre dostu binalar, tesisler ve alt yapı projelerinin iklimlendirme, otomasyon, asansör, yürüyen merdiven ve görsel veri sistemleri için iddialı bir çözüm ortağı olduklarını vurguladı.

Saraçoğlu, “Mitsubishi Electric olarak Türkiye’de “evden uzaya” kadar hizmet verdiğimiz tüm sektörlerde ileri teknoloji ile donatılmış, enerji verimli, çevre ve kullanıcı dostu, uzun ömürlü ve akıllı ürün, sistem ve hizmetlerimiz bulunuyor.

Otomasyon çözümlerimizle işletmelerde ve projelerde ciddi oranda enerji tasarrufu sağlıyoruz. Mitsubishi Electric’in Sanayi 4.0’a yanıtı olan dijital fabrika konseptimiz e-F@ctory ile fabrikalara çok daha hızlı, verimli ve çevreci üretim imkanı tanıyoruz. Otomasyon teknolojilerimiz ile sadece sanayiye değil dünyanın en derin batırma tüp tüneline sahip Marmaray gibi hayatın içindeki projelere de enerji verimliliği ve güvenlik alanında yüksek katma değer sağlıyoruz. Konut, ofis ve endüstriyel klima sistemleri alanında, sistem ömrünü tamamlayana kadar çevreye dost bir yaklaşımla maksimum enerji tasarrufu sağlayacak sorunsuz bir performans sunmayı hedefliyoruz. Mitsubishi Electric tarafından icat edilen ve sadece markamızın asansörlerinde bulunan kabin içi yüke göre asansör hızını belirleme teknolojimizle de yüksek enerji tasarrufu sağlıyor ve karbondioksit emisyonunu azaltıyoruz. Türkiye’de yarı iletken cihazlar, otomotiv ekipmanları, ulaştırma ve enerji sektörlerinde de çevreci ürünlerimizle rol alıyoruz. Markamızın kamu sistemleri alanındaki faaliyetleri kapsamında uçak ve uçuş güvenliğini artırmak amacıyla havalimanları için geliştirilen radar teknolojisini Antalya Havalimanı’nda da uyguluyoruz. Üreticisi olduğumuz Türksat 4A ve 4B uyduları ile Türkiye ve komşu ülkelerin iletişim ve yayıncılık altyapısına da katkıda bulunuyoruz” dedi.