Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

“DEĞİŞİMİ KUCAKLADIKÇA HER ZAMANKİNDEN DAHA HIZLI OLMA İHTİYACINI DA KUCAKLIYORUZ”

Rockwell AutomatIon BLAKE MORET, ROCKWELL AUTOMATION YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE CEO

Amerika’nın Philadelphia şehrinde 13-15 Kasım 2018 tarihleri arasında Rockwell Automation Fair 2018, “Otomasyon Perspektifleri” kapsamında gerçekleştirildi. Dört gün boyunca sektördeki yeni teknolojik gelişmeleri yakından deneyim etme olanağı sunan fuarın açılış konuşmasını yapan Rockwell Automation’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Blake Moret, Rockwell olarak şirketlerin tekrarlayan manuel fiziksel süreçlerini otomatikleştirerek verimliliklerini artırmaya odaklandıklarını ve böylece şirketlerin ürünlerini üretmesine, pazara daha hızlı ulaştırmasına, operasyonel verimlerine (OEE) toplam ekipman verimliliklerine, ekipmanlarının ve varlıklarının güvenilirliğine yardım ettiklerini vurguladı. Blake Moret, “Özetle hepimizin yapmak zorunda olduğu gibi kurumsal riskleri yönetmeye odaklanıyor, müşterilerimize bu konuda destek oluyoruz.” dedi.

TEKRARLAYAN TEMEL SÜREÇLERİN “OTOMATİKLEŞMESİ” SEKTÖRÜN İTİCİ GÜCÜ OLDU

Konuşmasında Rockwell’in sektörlere özel olarak sunduğu çözümlere vurgu yapan Moret şunları söyledi: “Gıdadan bahsettiğimizde, müşterilerimizin ürettiği gıdanın tadının dünyanın her yerinde ve her seferinde aynı tada sahip olmasını sağlıyoruz.

Çalıştıkları makine üreticilerinin raf alanı verimliliğini maksimize edebilmek için farklı ambalajlar üretebilme esnekliğine sahip olmasına yardımcı oluyoruz.

Gıda sektöründe raf aralığı çok önemli. Örneğin ilaç üretiyorsanız, regülasyon ve düzenlemelerle uyum içinde olmak istiyorsunuz. Eskisine göre insanların ilaç tüketimi ve satınalma gücü artarken ilacın dozunun ve doğru miktarda alınması tedarik zincirinde nereden nereye gittiğinin görünebilmesi her zamankinden daha da önemli. Tüm bu konular bizim ekipman ve yazılım sağladığımız alanlar. Dünyanın yeterli enerjiye sahip olmasını sağlamak, üretim ve rafine süreçlerinde yer alan insanların güvenli çalışma alanlarının olması, çoğu durumda ekipmanın uzaktan yönlendirilebilmesi ve görüntülenebilmesi de yaptığımız işler arasında. “Connected Enterprise” aracılığıyla bilişim çözümlerinden ve bağlı hizmetlerden iki haneli büyüme öngörüyoruz.Bu bizim ana misyonumuz ve 150 yıldır yapıyoruz. Tekrarlayan temel süreçlerin otomatikleşmesi uzun yıllar bu sektörün itici gücü olmuştu. Teknolojiyle birlikte artık yeni bir seviyede verime ulaşabiliyoruz. Teknoloji bugün temel otomasyon süreçlerinin doğal bir yan ürünü olan veriyi yeni bir verimlilik düzeyine yükseltecek iç görülere çevirebiliyor. Tüm bunlar harika bir dönemde oluyor. Çünkü her zamankinden daha fazla insan finansal kaynaklarıyla daha fazla şey isteyerek orta sınıfa giriyor. Bu özellikle tüketicilerle karşı karşıya kalınan sektörlerde rekabetçi bir şekilde üretebilmeye olan talebi artırıyor. Bu durumun aynı zamanda şöyle bir riski de var. Otomasyon temelli ilk mikro süreçlerin olduğu, CNC ürünlerinin programlandığı ve kontrol edildiği zaman üretimde yer alan insanlar hayatlarının emekliliğe ayrılma dönemine yaklaşıyor. Fakat aynı oranda bu üretim ortamlarında çalışmak isteyen yeterli sayıda insan yok.

Dolayısıyla ilk önceki sorumluluğumuz bu işlerde çalışabilecek insanlara iş imkanlarını gösterebilmektir. O yüzden iş gücü gelişiminde bu kadar görünür bir konumumuz var. Bu konu da misyonumuzun bir parçası.

“PARTNERLİKLER BİZİM KİMLİĞİMİZİN BİR PARÇASI”

Aynı zamanda kontrollerimizin (kumanda) daha basit ve kullanımı kolay olması da sorumluluğumuz. Ancak o zaman gelişmiş teknolojilerle rahatça çalışabilen işçilerimizin olabileceğine inanıyoruz. Bilişim ve bulut faaliyetlerinde giderek düşen maliyetler de bağlantısallığı kesinlikle kolaylaştıran başka bir etken.

Ama bildiğimiz gibi tüm veriyi, içeriğini anlamadan veya sonucuyla ne yapacağını bilmeden tek bir noktada toplamak her zamankinden daha büyük bir karışıklığa da yol açabilir. Aynı zamanda şu anda harekete geçmek için önemli bir fırsat daha var o da ekonominin güçlü bir durumda olması. Uzun bir süredir ekonomik büyüme dönemi yaşansa da imalatta resesyondan yeni çıkıldı sayılır. O yüzden ekonominin de güçlü seyrinin süreceğini düşünüyoruz. Bizim sektörümüz geleneksel ve muhafazakar bir sektör. İşler yavaş işliyor ama insanlar genelde ulaşamadıkları üretim hedeflerine nasıl ulaşacaklarını anlamaya başladı ama pazarda her zamankinden daha atik olmak zorundasınız çünkü küresel bir ekonomide rekabet ediyorsunuz. IT teknolojileri sektörümüzün bu anlamda hızlanmasına neden oluyor. Değişimi kucakladıkça, her zamankinden daha hızlı olma ihtiyacını da kucaklıyoruz. Bu hem teknoloji satın alma anlamında hem de kendi kalkınma çabalarımız anlamında hem de insanın karşılaştığı zorlukları ortaya çıkarma anlamında bir ihtiyaç. Biz kendi kurumumuzda bir dönüşüm yönetimi yaşıyoruz, aynı zamanda ortaklığımız olan müşterilerimiz de dönüşüm yönetimi yapıyor. Her iki taraf güçlerini birleştirdiğinde yeni teknolojilerle tutkulu, adanmış bir iş gücü çıkarabilir. Bunu iyi yapabilirsek, imkanlarımızı genişletirken süreçleri de daha akıllı hale getirebiliriz.

Çalışmalarımızı hızlandırdığımız alanlardan biri de iş gücü gelişimi ve müşterilerimize sunduğumuz hizmetler. Tam anlamıyla her açıdan bakabildiğimizde daha iyi çalışma imkanlarına sahip olabiliriz.

Önemli bir madencilik ekosistem partnerimiz olan MEDSA’ya daha önce hayal bile edemedikleri kadar verimli olabilmeleri konusunda yardımcı oluyoruz. 2018 yılı büyüme performansımız açısından istediğimiz doğrultuda oldu. PTC’ye yaptığımız yatırım ve yaptığımız bazı iç değişiklikler bu hızı yakalamak ve inovasyonu “Connected Enterprise” kapsamında gerçekleştirmek bunların en büyükleri arasında sayılabilir. Görsel bir vurgu yapmanın önemli olacağını düşündük. Marka kimliğimizi yeniledik ve aslında bizim dışımızdaki herkes ne üzerinde çalıştığımızı ilk kez görüyor” dedi.

“CONNECTED ENTERPRISE” ARACILIĞIYLA BİLİŞİM ÇÖZÜMLERİ

Rockwell’in 2019 yılı hedeflerine de değinen Moret, “2019 yılında da pazar payımızı artırmak için aynı hızla çalışmaya devam edeceğiz. “Connected Enterprise” aracılığıyla bilişim çözümlerinden ve yüksek katma değerli bağlı hizmetlerden iki haneli büyüme elde edeceğimizi öngörüyoruz. İnorganik olarak yapılan yatırım ve ortaklıklarla da büyüme devam edeceğiz. Partnerlikler çünkü bizim kimliğimizin bir parçası. Birçok partnerimizin teknoloji ve alan uzmanlığı ve pazar erişimleriyle farklılaşma imkanı sağlıyor.

Organizasyonel olarak da birtakım değişiklikler yaptık. Bu değişiklikler; satış, pazarlama, üretim gibi departmanlara yeni bir bakış açısı getirdi.

Yaptığımız işte hepimiz bazı temel şeylerin arayışındayız. Tüm yapılan çalışmalar temelde “Connected Enterprise”ı hayata geçirmek üzerine kurulu. Bu bağlamda aslında işimiz insanla. Bir otomasyon şirketi olarak insanlardan bahsediyor olmak sizler için farklı bir durum olabilir. Öncelikle hepimiz yaptığımız işin önemli olduğunu bilmek istiyoruz. İyi bir iş yapmak için gerekli enstrümanlarımız ve desteğimizin olmasını istiyoruz. Eğer iyi bir iş yaparsak bunun bizi öne geçirme şansı olduğunu biliyoruz. “Connected Enterprise”ı hayata geçirdiğimizde, tüm bunları teknolojik altyapımız ve insan gücümüzle aynı potada erittiğimizde, imkanlarımızı gerçek anlamda çoğaltmış oluyoruz” diyerek sözlerine son verdi.