Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

ULAŞIM ARAÇLARINDA AKILLI VE YÜKSEK HIZLI IoT ÇÖZÜMLERİ

GSL MÜHENDİSLİK

ULAŞIM SEKTÖRÜNDE ŞEHİRLER, TAŞIMA FİRMALARI, SÜRÜCÜLER VE YOLCULAR İÇİN SONUÇLARIN İYİLEŞTİRİLMESİNE YARDIMCI OLAN IOT ÇÖZÜMLERİ, GELECEKTEKİ DÜNYAYI GİDEREK DAHA DEĞERLİ VE ÖLÇÜLEBİLİR HALE GETİRİYOR.

Nesnelerin Interneti (IoT) teknolojisinden, son yıllarda hayatın her alanında faydalanılmaya başlanmıştır. Yapılan araştırmalar, 2025 yılına kadar 75 milyardan fazla IoT cihazının çeşitli uygulamalarda yer alacağını gösteriyor. Kent merkezlerinde giderek yoğunlaşan nüfusun beraberinde getirdiği en temel problemlerden birisi olan ulaşım sorunlarının aşılması için yapılan hemen hemen tüm çalışmaların da merkezinde IoT teknolojileri yer alıyor. IoT cihazları, trafik altyapısından motorlu taşıtlardaki sensör sistemlerine kadar çok geniş bir yelpazede faaliyet göstermeye başlamıştır. Ulaşım alanında çözüm bekleyen sorunlar, yalnızca şehirlerdeki trafik sıkışıklıkları ve insanların günlük hayatında kaybettikleri zamandan ibaret değildir. Örneğin, verimli bir lojistik sektörüne sahip olmak, ülkeler için son derece büyük bir önem arz ediyor. Birçok ülkede tüketiciye ürünlerin karayolu ile ulaştırılması en maliyet-etkin yöntem olarak belirlenmiş ve bu amaçla büyük tır filoları oluşturulmuştur. Bu filoların verimli bir şekilde yönetimi ise hem ürün arz-talep dengesi, hem de lojistik şirketlerinin sürdürülebilir başarısı için anahtar bir rol üstlenmiştir. Araç konum takibi, araç/motor durum bilgileri, şoförlerin sürüş performanslarının denetimi, yol durumları gibi birçok faktörün IoT sensörleri ile anlık olarak toplanması ve bu verilerin merkezi sunucularda analiz, sayesinde; operatörler ve hizmet sağlayıcılarının önlerine bir optimizasyon yol haritasını çıkarılabiliyor. Aynı zamanda ulaştırmada enerji sarfiyatı sorunu da bu teknoloji sayesinde önemli ölçüde iyileştirilebiliyor.

Geleneksel GPS sistemi sadece zamanı ve fiziksel konumu izleyebilirken, enerji tüketimi ve performans gibi konularda istenen sonuçları vermekten yoksundu ancak IoT cihazları ile konum verilerinden çok daha fazlası elde edilebilmektedir. Sürücülerin kullandığı rotalardan, rampalarda motora verilen güce ve hatta frenleme alışkanlıklarına kadar birçok veri artık canlı olarak takip edilebiliyor. Bu veriler operatörler ile paylaşılırken aynı zamanda araç içerisinde bulunan ekranlardan sürücülere gerçek zamanlı tavsiyeler verilmesine de imkan tanıyor. Yapılan incelemeler, sadece bu imkanlarla bile büyük bir enerji tasarrufu sağlanabildiğini, araç başına 175 gramlık karbon emisyonunun ortadan kalktığını gösteriyor. Bu rakam, tüm araçlar ele alındığında toplamda radikal bir iyileştirmeye işaret ediyor.

Altyapı maliyetlerinin optimize edilmesi de bir bakıma IoT ile sağlanmıştır. Bugün otoyollarda, yol durumunu izleyen birçok IoT sensörü bulunuyor. Bu sensörler ile yollardaki yıpranma payı, kaçak geçişler, yükleme ve boşaltma yerleri gibi birçok alanda gözetim yapılabiliyor. Konu biraz daha detaylandırılacak olursa; araçların ağırlığı, boyutları, taşınılan mallar, taşıtın türü gibi birçok bilgi bugün operatörler tarafından kontrol edilebilir durumdadır. Bu bilgilerle birlikte diğer birçok veri de analiz edilerek gerçek zamanlı uyarılar alınmaya başlanmış ve verilen kararlarda ve altyapı yatırımlarında daha yüksek verimlilik sağlanmıştır.

IoT ve ulaşımdan bahsedildiğinde atlanmaması gereken bir diğer konu ise toplu taşımadır. Toplu taşımada, IoT doğmadan önce ortaya çıkan en büyük zorluklardan birisi araçlarla ilgili gerçek zamanlı bilgiye ulaşmaktı. Otobüs, tren ve metrolarda istatistik tutulması ve kontrol sağlanması da ciddi anlamda zordu. Ancak IoT bu konuda da büyük bir yarar sağlayarak toplu taşıma sektörünü hem operatör (tur şirketleri, belediyeler, havayolu şirketleri) tarafında hem de yolcu tarafında ciddi şekilde değiştirdi. Kalabalık şehirlerde ve yoğun hatlarda toplu taşıma sistemleri minimum hata/en yüksek verim mantığı ile çalışmalıdır. Ne var ki; iklim koşulları, yol kapanmaları, trafik kazaları, trafik sıkışıklığı gibi durumların çoğu toplu taşıma sistemini bozuyor. IoT, bu sorunu ortadan kaldıran benzersiz bir özelliğe sahiptir.

IoT’nin toplu taşımada uygulanması belirlenmiş bir rotanın yeniden oluşturulmasını, bir yolcunun gideceği yere en kısa sürede veya en az aktarma ile nasıl gideceğini söyleyebilmektedir. Yerel yönetimler de bu noktada IoT sayesinde daha iyi seyahat istatistikleri tutarak daha verimli bir şehir içi ulaşım planı yapabilmektedirler. Bu planların oluşturulmasına katkı yapan istatistiklerin başında günlük bilet okutma sayısı, araç içi kalabalık, aracın geçtiği güzergah gibi birçok kalem mevcuttur. IoT ile değişim yaşayan toplu taşımanın başka bir konusu ise insanlar, yani yolculardır. Son yıllarda şehir içinde olduğu gibi şehirler arası ulaşım ve taksi yolculuklarında da ciddi değişiklikler yaşanmıştır. Teknik değişiklikler bir yana dursun, yolcu odaklı ve kişi odaklı şekilde çalışan, yolculuğu daha değerli hale getirmeyi amaçlayan bir endüstri ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda araçlarda WiFi sistemleri, araç içi eğlence sistemleri gibi yolcu ihtiyaç ve zevklerine hitap eden teknolojiler önem kazanmıştır. Kısacası IoT, ulaşım sektörünü tüm yönleriyle radikal şekilde etkilemiştir. Ancak bu değişikliklerin rahatlıkla uygulanabilmesi için, daha doğrusu IoT cihazlarını ve bunlardan gelen verileri en doğru şekilde kullanabilmek için gerekli altyapının da olması gerekmektedir. Bu bağlamda, genişleyen ağ yapısı, bu yapının yönetimi ve güvenliğinin sağlanması hususları kritik öneme sahiptir.

IoT cihazlarını kullanan ve veri toplayan operatörler bugün çok daha fazla IP adresi yönetmektedir ve daha büyük veri hacimleriyle çalışmaktadır. İşte kaliteli, hızlı ve akıllı bir altyapının gerekliliği bu noktada ortaya çıkmaktadır. Bu noktada, kullanılan ağ bağlantı teknolojileri de önemli olduğu gibi bu teknolojileri destekleyen donanımsal altyapının da kullanılması şarttır. Aksi taktirde yapılan yatırım boşa gideceği gibi kalitesiz hizmet, memnuniyet oranı, ağ sisteminin çökmesi ve veri kayıpları yaşanması gibi birçok ciddi problem meydana gelebilir. Üstelik bu problemler, zaten yapılmış olan donanımsal maliyetin üstüne bir de problemlerin çözümü için ekstra maliyet getirecektir.

Bu denli yoğun bir veri akışı içerisinde IoT sensörlerinden gelen verilerin hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde veri merkezlerine ve sistem operatörlerine iletilebilmesi için GSM routerlar kullanılmaktadır. Bu sistemlerde routera giden veri ve internet hizmetine olan talep, hem yolcu tarafında hem araç içi sistemler tarafında çok yoğundur. Öte yandan, bu gibi araçlar sürekli hareket halinde oldukları için sinyalin zayıflaması ya da kopması gibi durumlarda bağlantının otomatik olarak yeniden aktifleştirilmesi veya yedek haberleşme arayüzleri üzerinden sürdürülebilmesi gibi özellikler de gerekmektedir. Bu özelliklere sahip cihazların kullanımı sayesinde yolcu memnuniyetinden, veri merkezindeki operatörün olası bir durumda acil olarak müdahale edebilmesine kadar pek çok açıdan önemli kazanımlar sağlanabilir.

Veri kullanımı ve paket aşımları da bu sistemlerde karşılaşılan sorunlardan birisidir. Bu tür ağlarda öngörülemeyen şekilde GSM operatörlerinin veri paketlerinin aşılmasıyla yüksek fatura bedelleri ortaya çıkabilmektedir. Bu, internet hizmetini toplu kullanıma sunan işletmeler için oldukça can sıkıcı bir durumdur. Dolayısıyla, bağlantı yönetimini sağlayan routerın bu tür problemleri önleyebilecek özelliklere de sahip olması önemlidir.

Akıllı şehir uygulamalarında IoT teknolojilerini üreten ve geliştiren, bu alanda ortaya koyduğu global başarılar ve kazandığı ödüllerle kendisini kanıtlamış firmalardan birisi de Robustel’dir. Kablosuz modem, router, gateway, bulut yazılım ve IoT çözümlerine kadar geniş bir portföyü bulunan firma bugün Almanya, ABD, Türkiye, Japonya, İngiltere, İsveç gibi ülkeler dahil olmak üzere 120’den fazla ülkede hizmet vermektedir. Robustel’in hızlı ve akıllı R2110 4.5G router cihazı ile toplu taşımalarda karşılaşılan tüm ihtiyaç ve problemlere yönelik en ideal çözümler üretilebilir. Bu ürün, endüstriyel bir tasarımda IEEE 802.11ac standardında WiFi ve 4.5G hızında hücresel haberleşme arayüzlerini bir araya getirmektedir. Data Guard akıllı veri yönetim uygulaması, Captive Portal yetkilendirme sunucu entegrasyon platformu, gelişmiş güvenlik duvarı gibi özelliklerine ek olarak E-mark, CE ve ETSI kalite sertifikasyonu ile IoT tabanlı ulaşım uygulamalarında aranan tüm özellikleri sağlayabilmektedir.

Robustel donanım tarafında olduğu gibi yazılım tarafında da kullanıcılara büyük avantajlar sağlamaktadır. RCMS’in VPN yönetim modülü olan ve tüm bağlantıları otomatik ve güvenli bir şekilde bir araya getiren RobustVPN’de, otomatik güncellenen harita görünümü ve gelişmiş veri trafiği yönetimi gibi son derece kullanışlı yönetim araçları da yer almaktadır. Robustel cihazlarının Linux tabanlı yeni nesil işletim sistemi olan RobustOS ise yedekli, istikrarlı ve güvenli bir bağlantı sağlanması için gerekli tüm fonksiyonları barındırmakta; hatta IoT uygulama geliştiricileri için SDK ve API’leriyle esnek ve pratik bir arayüz de sunmaktadır. Ülkemizdeki içerik, yer, erişim ve toplu kullanım sağlayıcılarının tabi olduğu 5651 sayılı kanunun belirttiği loglama kriterlerine de uygun bir platformdur. Sonuç olarak, ulaşım sektöründe IoT teknolojilerinin taşıdığı önem her geçen gün artıyor. Bu gelişmeler sayesinde şoförler, sistem operatörleri ve yolculara büyük kolaylıklar ve avantajlar sağlanıyor. Bu kazanımlardan azami düzeyde faydalanabilmek için de Robustel gibi IoT uzmanlarına ulaşmak, ulaşım güçlüklerinin aşılması ve sürdürülebilir başarıda önemli rol oynayacaktır.