Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

Makina ve Tesis Emniyeti Konusunda Katma Değerli Çözümler

Omron

Emniyet ürünleri seçiminin daha çok “algılama” konusunda ortaya çıktığını ancak makine emniyeti çözümlerinin ergonomik şartlara, sistemin yapısına ve prosese göre seçilmesi gerektiğini söyleyen Omron Türkiye makine emniyeti uzmanları, standartların dışına çıkmayacak emniyet çözümleri ile verimliliği üst seviyeye çıkarmanın mümkün olduğunu söylüyor.

Omron’un makina ve tesis emniyeti konusunda sunduğu katma değerli çözümler makina otomasyonu alanında basit makinalardan, gelişmiş makinalara kadar birçok sorunu çözüyor. Omron’un makine emniyet konusunda sunduğu katma değerli çözümlerin temeli 2011 yılında lansmanını yaptığı Sysmac Otomasyon Platformu’na dayanıyor. Bu platform sayesinde, tek yazılım, tek kontrolcü ve tek bağlantı üzerinden hareket edebiliyor.

Kullanılan EtherCAT haberleşmesi son derece önemli. Emniyet grubundaki kontrolcünün de, EtherCAT haberleşmesi üzerinden aynı yazılımla programlanabilmesi ve yine aynı ağ üzerinden diğer cihazlarla haberleşebilmesi oldukça avantajlı. Ayrıca, bu seri beraberinde kablolama kolaylığını da getiriyor. Dağınık uzak I/O seçenekleri sayesinde tek bir pano gerekliliğini ortadan kaldırıyor. İstenilen yerden tek bir kablo üzerinden gerekli verileri aktarma şansına sahip oluyor. Bu I/O’ları 1024 âdete kadar destekleyebiliyor.

Gelişmiş makinalara cevap verebilecek bir sistemde, tek yazılım ve tek haberleşme ağı olması da kullanıcı açısından son derece faydalı. Yeni sistemler, haberleşmenin daha üst düzeyde olduğu, ilgili geri bildirimlerin ve verilerin toplandığı sistemler haline geliyor. Eskiden bir bakımcı arızalı bir makina başına geldiği zaman çok fazla kablo yığını ile karşılaşıyor, hangi sistemin nasıl bir hata yaptığını anlamada ve çözüm üretmede hemen müdahaleye geçemiyordu.

Yeni sistemlerdeki haberleşme ağ yapısıyla sistemde toplamış oldukları verilere göre, hataları ve diyagnostikleri analiz ederek çok rahatlıkla sunabiliyor ve ilgili ekranlara aktarabiliyor. Sysmac otomasyon platformu da verileri toplayarak hataların oluştuğu ya da oluşabilecek kaynaklarını, hangi zamanda ne gibi farklılıklar yaşandığını sunabiliyor. İlgili yöneticinin bu verilere dayanarak prosesinde iyileştirme geliştirme faaliyetlerini yapmasına imkân sağlayabiliyor.

Makineyi Emniyetli Hale Getirmek

Bir makinanın emniyetli hale getirilmesi için yapılacak çalışmalara ilk olarak tasarım aşamasında başlanılması gerekiyor. Proje gelişmeye başladıkça, tehlikeli olabilecek durumlar ön plana çıkartılarak, buralarda neler yapılabileceği hesaplanıp çözümler üretilmelidir.

İlgili süreçte ilk olarak mekanik iyileştirmeler ve kapamalar devreye girmektedir. Bu çözümler ile nihai noktaya ulaştıktan sonra elektronik çözümler ve dolayısıyla emniyet çözümleri ile devam edilmektedir.

Mekanik ve elektriksel olarak işlemler tamamlandıktan sonra sıra uyarı ve bilinçlendirme kısmına gelmektedir. Son olarak da çalışacak operatörler eğitimler ile bilinçlendirilerek istenen iş güvenliği seviyesine ulaşılmaktadır. Tüm bu süreçlerin ardından yönetilebilen/kabul edilebilen riskli makinalara ulaşılmış olmaktadır.

Öncelikle makine emniyet direktifini yorumlayarak makineleri emniyetli tasarlama veya emniyete alma çalışmalarında A, B, C tipi standartlara atıfta bulunmuyor. İlgili makine A tipi standartlara göre risk analizi yapılarak makineye özgü C tipi standardı bulunuyor ise mesela bir mekanik presin bir paketleme makinesinin bir robot hücresinin ilgili C tipi standardına atıfta bulunarak ve standarda atıfta bulunarak mimari oluşturulur.

Bunun dışında riskler var ise veya makineye özgü bir C tipi standardı mevcut ise B tipi standartlara göre emniyet önlemleri alınmalıdır. Örneğin işletmeci enjeksiyon makinasının yanına bir robot entegre ettiğinde ve yanına bir konveyör monte ettiği zaman sistem çok farklı bir makina haline getirilmiştir.

Türkiye’de maalesef makinaların standartlara göre tasarlandığını söylemek zor. Kendi içinde baktığınızda farklı farklı C tipi standartları olsa da B tipi standartlara göre de emniyete alıyorsunuz. Sonuç olarak, konuyu yüzeysel değil alt standartlara da inerek incelemek şart oluyor.

Makine Emniyeti Ürünlerindeki Teknolojik Gelişmeler

Omron otomasyon grubunda nasıl bir ürün çeşitliliğine sahipse emniyet grubunda da benzer bir ürün çeşitliliğine sahip. Uygulamalara cevap verebilecek emniyet sensörleri, emniyet komponentleri ve emniyet kontrolcüleri ürün yelpazesi içerisinde yer alıyor. Bu ürünlerinin geliştirilmesi ve yeni modellerinin üretilmesine devam ediliyor. Bu bağlamda yapılan yatırımlara İtalyan menşeili Techno-GR ve ABD menşeili STI firmalarının satın alınması da örnek gösterilebilir.

Omron’un geniş bir ürün portföyü var. Gıda sektörü için paslanmaz çelikten üretilen ürünleri gibi. Bunların yanında emniyet paspasları, emniyet kenarları gibi farklı ürünleri de mevcut. Makinada yapılan risk analizinde çıkmış olan risk seviyesine göre emniyet ürünü seçmek gerekiyor.

Türkiye’deki emniyet ürünlerinin seçimi “algılama” konusunda ortaya çıkıyor. Bazen insanlar kapının açılıp kapanmasını kontrol ettiği için basit bir indüktif sensörü dahi emniyet ürünü olarak kabul edebiliyor. Bu yüzden farklı makinalarda birden farklı çözüm oluşturulması gerekiyor. Tamamıyla ergonomik şartlara, sistemin yapısına ve prosese göre seçilmesi gerekiyor.

2018 yılında sektör ve uygulamalar;

Yeni yılla ilgili hedef ve beklentiler Omron, sektörde çalışmalarını iki ayrı kanaldan yürütüyor. Birincisi makina üreticileri olan direkt müşterileri, diğeri de son kullanıcılar. Odaklandığı noktalar; hızlı tüketim malzemeleri olarak adlandırılan yiyecek-içecek ve kozmetik alanındaki makinalar ve son kullanıcılar şeklinde özetlenebilir. Yine aynı şekilde otomotiv sektörü ve yan sanayisi hedef alanlardan birtanesi. Türkiye özelinde değerlendirebilecek, tekstil sektörü ve demir-çelik sektörünü yine Omron Türkiye’nin hedef aldığı ve katma değerli çözümlerini sunmaya çalıştığı alanlar olarak belirtebiliriz. Omron’un önceki yıllarda paketleme ve ağaç işleme sektöründe güzel uygulamaları da vardı.

Emniyet tarafında önce kendi partnerleri, bayileri ve çözüm ortaklarına vereceği eğitim ve sunumlarla, makine emniyeti konusunda firmaları belirli bir seviyeye kadar hızlı yol almayı hedefliyor. Hedefler; sistemlerle ilgili know-how’ı ilerletmek, ilgili standartları oturtmak ve saha incelemeleri ile birlikte firmalara katma değer sağlamak şeklinde olacak. Omron, emniyet tarafında Türkiye’de büyümeyi hedefliyor, bünyesine katmış ve bünyesine katmayı düşündüğü işgücü yatırımları da bir yandan devam ediyor.

Omron, birebir makinacılara hakim olan bir firma olup partnerler aracılığı ile çalışmalar yapıyor. Son kullanıcı tarafında daha çok entegratörleri ile çalışmalar yapıyor. Şu anda yurtdışında emniyet servis tarafına yaptığı birçok proje var. Bunlardan birkaç tanesi İtalya, İngiltere lokasyonlu proje. Son yapılan çalışmada 5-6 pres ve 6-7 adet robotun bulunduğu sistem ile ilgili yine farklı bir firmada çalışması oldu. CE çalışmaları, teknik dokümantasyonların oluşturulması, makine emniyetinin sağlanması ve doğrulaması gibi farklı aşamalarda çözüm sağladı.

Omron, uluslararası bir kimliğe sahip olmasından dolayı, projelerde ülkelere özgü çözümleriyle farklı dillerde dokümantasyonlara çevirerek katkı sağlıyabiliyor.

Standartların Dışına Çıkmayacak Çözümler İle Verimliliği Artırmak

Endüstri 4.0 konsepti çerçevesinde; Omron, verimlilik ve durmaksızın üretim üzerinde odaklanıyor. Gerek mevcut gerekse yeni çıkarmış olduğu emniyet grubu ürünlerinde de bu noktayı referans alarak hareket ediyor. Otomasyon grubundaki ürünlerinde gerekli parametreleri, hazır algoritmaları kullanarak ihtiyaç olan mekanik çözümleri, örneğin kontaktör gibi ürünleri, ortadan kaldırarak hem bunların montajı için geçen süreyi, hem de oluşabilecek arızalarda yaşanan duraklamaları ortadan kaldırmak üzere çözüm sunuyor. Üretim hattında senaryo değiştiği zaman, kullanılan emniyet ışık perdelerinde kapama ya da körleme gibi ihtiyaçlarla karşı karşıya kalınabilir. Omron, hızlı bir şekilde devreye alma ve kullanma noktasında esneklik sağlayarak her seferinde sistemi durdurup ayar yapmayı ortadan kaldırıyor. Otomatik üretimi seri biçimde destekleyerek gereksiz duruşların önüne geçmiş oluyor. Ayrıca, standartların dışına çıkmamak kaydıyla, kontaksız emniyet kapı switchlerindeki mevcut çalışma mesafesi ile kapı ya da pencerelerde tam kapatılmama gibi durumları tolare edebiliyor. Bu sayede de yine gereksiz duruşların önüne geçilmiş olunuyor. Standartların dışına çıkmayacak çözümler ile verimliliği üst seviyeye çıkarmak adına Omron, küçük dokunuşlar ile büyük faydalar sağlayabiliyor.

Yeni tasarlanan makinalarda daha tasarım aşamasında hem hız hem de emniyet bir arada sağlanabiliyor. Ancak eski makinaların emniyet revizyonlarında ister istemez hızdan fedakârlık yapılıyor. Firmalar hızdan fedakârlık yapmak istemediği zaman ise ister istemez makinenin prosesinde değişimler gerekiyor ve akabinde emniyet ekipmanları prosesinize üretim anlamında ve emniyetten taviz vermeyecek şekilde nasıl artılar sağlayacak, ne kadar eksisi olacak iyi hesaplanması gerçeğini ortaya koyuyor.