Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

Sürdürülebilir Geleceğin Anahtarı: Gelişmiş Su Elektrolizi

Thyssenkrupp

Thyssenkrupp teknolojisiyle, enerji depolama ve yeşil kimyasal üretimi için endüstriyel ölçekte ekonomik hidrojen santrallerini sunuyor.

Thyssenkrupp, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu için önemli ve çok verimli bir teknoloji sunuyor. Büyük projelere yönelik endüstriyel ölçekte su elektrolizi. Suyu hidrojen ve oksijene ayrıştıran bu teknoloji, karbondioksitsiz ve temiz bir enerji taşıyıcısı olarak “yeşil” hidrojen sunuyor. Gereken tek girdiler; rüzgar, hidrolik enerji veya fotovoltaiklerden elde edilen yenilenebilir enerji ve sudur. Uzun vadeli enerji saklama, hidrojen mobilitesi ve diğer uygulamalar için ideal olan “yeşil” hidrojen üretimi, yenilenebilir enerji kaynaklarından da en iyi şekilde faydalanılmasını sağlar.

Thyssenkrupp’ta görevli uzmanlar, dünya genelindeki lider elektroliz teknolojilerine dayalı olarak elektrikten geniş ölçekli hidrojen üretimini ekonomik olarak cazip hale getiren bir çözüm geliştirdi. Gelişmiş su elektrolizi, özellikle 2.7 metrekare büyüklüğünde aktif hücre alanıyla bir araya getirildiğinde kesin olarak kanıtlanmış bir hücre tasarımı sunuyor.

Kanıtlanmış “Sıfır Aralıklı” elektroliz teknolojisi optimize edilerek (membran ve elektrotlar arasında neredeyse hiçbir boşluk bırakılmadan) %82’yi aşan oranlarda, çok yüksek verimler elde ediliyor.

Thyssenkrupp Industrial Solutions’ta Elektroliz ve Polimer Teknolojileri iş birimi CEO’su Sami Pelkonen, “Su elektroliz işlemimizle, enerji geçişi için çok büyük önem taşıyan bir teknolojinin pazar olgunluğuna erişmesini sağladık. Artık müşterilerimize çok çeşitli sürdürülebilir çözümler sunarak, yenilenebilir enerji üretimi ve tüketimi arasındaki boşluğu kapamayı mümkün kılıyoruz.  Temiz ve karbondioksitsiz bir başlangıç noktası olarak yeşil hidrojen; enerji depolama, mobilite ve sürdürülebilir kimyasal üretimi gibi çeşitli şekillerde kullanılabilir.” dedi.

Thyssenkrupp Industrial Solutions Türkiye CEO’su Can Yapan ise; “Türkiye ekonomisi büyümeye devam ederken, ülkemizin enerji talebi de giderek artıyor. Bu nedenle, stratejik ve seçilmiş sektörlere yatırım için ek teşvikler sağlanıyor. Aynı zamanda, Türkiye’nin ithal enerjiye bağımlılığını azaltmak için yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar da devlet politikalarıyla destekleniyor. Buna bağlı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımıyla ilgili başarı hikayeleri her gün artarken bu kaynakların mevcut enerji sistemlerine entegre edilmesine ve arz fazlası enerjinin depolanmasına yönelik talep de büyüyor. Thyssenkrupp Industrial Solutions tarafından sunulan su elektrolizi teknolojisi, yenilenebilir enerjinin yüksek verimlilikle depolanmasını ve bu yolla elektrik şebekesinin dengede kalmasını sağlayarak, sektörün temel ihtiyacına cevap veriyor.” dedi.

“Yeşil” Hidrojen Projeleri İçin Yeni Ve Uygun Maliyetli Santral Türü

Thyssenkrupp teknolojisi, büyük hidrojen projelerinin devreye alım sürecini mümkün olduğunca kolay hale getirmek amacıyla prefabrik, kızak üzerine kurulu, standart modüllerde sunuluyor. Birleştirilerek istenen proje boyutunun elde edilmesini sağlayan modüller, yüzlerce megavat güç sunma potansiyeline sahip oluyor. Patentli tasarım, Thyssenkrupp’un kesin olarak kanıtlanmış, lider elektroliz teknolojilerine dayanıyor. Grup şirketi olan Thyssenkrupp Uhde Chlorine Engineers, dünya çapında bugüne kadar 600’ün üzerinde elektrokimyasal santrali başarıyla tamamladı.

Thyssenkrupp Uhde Chlorine Engineers Enerji Depoalama ve Hidrojen İş Birimi Başkanı Roland Käppner, “Elektroliz santrali geliştirme ve inşa etme konusunda on yıllara dayanan deneyimimizden güç alarak, ürünümüzü müşterilerimizin en önemli taleplerini karşılayacak şekilde tasarladık: yatırım ve işlem maliyetlerinin en aza indirildiği, sunumu ve kurulumu kolay ve son derece verimli bir ürün. Ayrıca yıllık 600 MV gücünde endüstriyel ölçekte bir tedarik zincirine halihazırda sahibiz.” dedi.

Karbonsuz değer zincirlerine yönelik en önemli küresel projelerden biri olan Carbon2Chem® projesi kapsamında, Thyssenkrupp’un sunduğu gelişmiş alkali su elektrolizi, halihazırda başarıyla devreye alındı. Elektroliz, çelik fabrikasındaki duman gazından kimyasal üretimi için gerekli hidrojeni sağlayacak.

Enerjinin Verimli Kimyasallara Dönüştürülmesi

İster gaz şebekesinde uzun vadeli enerji depolama, isterse yakıt hücresi mobilitesi gibi örnekler için temiz yakıtlar söz konusu olsun, hidrojen; temiz bir enerji taşıyıcısıdır. Yenilenebilir bir enerji kaynağından üretildiğinde ise, önemli kimyasalların üretimini sürdürülebilir hale getirebilir. Buna yönelik örneklerden biri, “yeşil” amonyaktır. Thyssenkrupp, sahip olduğu su elektroliz teknolojisi ve dünya standartlarındaki amonyak işleme teknolojisiyle, sadece su, hava ve güneş ışığı ya da rüzgar ile amonyak üretebilen entegre tesisler sunabiliyor.  Bu amonyak, başka işlemlerden geçerek gübre haline getirilebiliyor.

Thyssenkrup, kimyasal santral mühendisliği ve inşası konusunda ek değer zincirlerini hayata geçiriyor. Sürdürülebilir yakıt üretimi için karbonu geri dönüştürmeyi mümkün kılan “yeşil” metanol bunlara bir örnektir. İleri aşamadaki “power-to-gas” (enerjiden gaza) teknolojisine yönelik çözümler, yardımcı doğal gaz (SNG) üretimi için metanlaşma sürecini içeriyor.

Thyssenkrupp’un sunduğu su elektroliz teknolojisi, tüm bu çözümler için bir başlangıç noktası olarak günümüzün karbon tabanlı endüstrisini daha sürdürülebilir ve iklim dostu bir endüstriye dönüştürmeye yardımcı oluyor.