Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

BULUT TEKNOLOJİSİ TEMELLİ ÖLÇEKLENEBİLİR SİSTEM

SYNGINEER, MAKİNE VE SİSTEM GELİŞTİRMELERİNDE DİSİPLİNLERARASI İŞ BİRLİĞİNİ EŞ ZAMANLI OLARAK OPTİMİZE EDERKEN, ÇOK DAHA İYİ BİR İLETİŞİM OLANAĞI SAĞLIYOR.

Mühendislik disiplinleri, Endüstri 4.0 dönemiyle birlikte büyümek zorundalar. Peki ama farklı alanlardaki sınırlar nasıl aşılacak? Syngineer, elektrik ve makine mühendisliğinde alanlarındaki tasarımcıların “birbirleriyle konuşacağını” garanti ediyor. Bulut tabanlı bu araç, makine ve sistem geliştirmelerinde disiplinlerarası iş birliğini eş zamanlı olarak optimize ederken, çok daha iyi bir iletişim sağlıyor. Pek çok tasarım mühendisi için, merkezi ve günlük zorluklardan birtanesi bilgiye ulaşmak ve bilgiyi sağlamaktır. Eplan ve iştiraki Cideon’un yenilikçi bir bulut çözümü olan Syngineer, bu zorluğu aşmaya yardımcı oluyor. Yazılım mühendislik alanında, özellikle de makine mühendisliği, elektrik mühendisliği ve PLC/yazılımı arasında, koordinasyonu hızlandırıp basitleştiriyor. Sistem, departmanlar arası bilgi alışverişini mümkün kılarak, çok daha iyi bir iş birliği sağlıyor. Böylece, sıklıkla son anda ortaya çıkan ve bu yüzden maliyet yaratan manuel görevlerin sayısını azaltıyor.

DAHA FAZLA ŞEFFAFLIK İÇİN BASİT BİR SİSTEM

Syngineer, kullanıcılar için proje bazlı bir yaklaşım izliyor. Syngineer Danışma Ekibi Lideri Max Lützel, “MCADyazılımı ve Syngineer aracılığıyla Eplan Electric P8 arasındaki bağlantı kolayca kurulup kolayca kullanılabiliyor. Kısa bir oryantasyondan sonra, meslektaşlarmız örneğin tasarımdaki bir motorun süreç içerisinde değiştirilip değiştirilmediğini öğrenebiliyorlar. Syngineer ile elektrik mühendisleri kendi aşina oldukları çalışma ortamında ilk olarak ilave bir kılavuz elde ediyorlar. Bu kılavuz onların makine mühendisliği alanındaki çalışma arkadaşlarıyla bir ağ kurmasını sağlıyor. Bu iki tasarım departmanı, karşılıklı olarak mühendislik bilgisini birbirleriyle paylaşabiliyorlar. Sunduğu entegrasyon sayesinde, makine ve elektrik mühendisleri kendi sistemlerinde kolayca çalışmaya devam ediyor ve entegre sohbet fonksiyonu gibi özellikler sayesinde son gelişmeleri koordine edebiliyorlar. Alternatif olarak da e-posta üzerinden değişiklikler hakkında bilgilendirilebiliyorlar. Bildirim yönetim sistemi sayesinde ayarlamalar kolayca kişiselleştirilebiliyor” dedi.

GELİŞTİRME DURUMUNU MERKEZİ OLARAK İZLEME

Syngineer bir görevin veya talebin güncel süreç durumunu etiketliyor. Böylelikle geliştirme süreci boyunca yapılan ilave değişiklikler ve bunların durumu tüm ilgili çalışanlara görünür hale geliyor. Sistem aynı zamanda hangi çalışanın hangi değişiklikleri yaptığı hakkında da bilgi sağlıyor. Bu sayede proje müdürleri proje hakkında genel bir bakış açısına sahip oluyor ve aynı zamanda merkezi bir lokasyondan “post hoc” müşteri isteklerini ana hatlarıyla belirleyebiliyorlar. Yazılım şu an için Almanca ve İngilizce olarak sunulsa da, diğer yazılım dilleri de dahil edilecek. Küreselleşme çağında bir zorunluluk olan, tarayıcı, akıllı telefon, tablet veya notebook üzerinden erişim ise doğal olarak destekleniyor.

ÖLÇEKLENEBİLİR SİSTEM

Bulut teknolojisi temelinin bir diğer önemli pratik avantajı ise dış ortakların, müşterilerin ve tedarikçilerin de geliştirme sürecine kolaylıkla entegre edilebilmesidir. Bulut mimarisinin ek bir diğer avantajı da esnek kullanıcı ölçeklenebilirliğidir. Şirketler, istedikleri zaman kullanıcı sayısını değiştirebilir ve üretim, devreye alma ve bakım gibi ek bölümlere erişim sağlayabilirler.

SONUÇ

Syngineer hem zamandan tasarruf ederek hem de ürün kalitesini arttırarak verimli bilgi alışverişi sağlıyor. Syngineer ile sensor/aktüatör listelerinin otomatik olarak oluşturulması ise şirketlerin çalışma süresini yüzde 30 oranında azaltarak, daha da fazla tasarruf potansiyeli sunuyor.