Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

Sysmac Makine Kontrolörü İle %10 Daha Hızlı Paketleme

Omron

Martini’nin yeni HFFS (Yatay Form, Doldurma ve Mühürleme) sistemi, üretimini %10 hızlandırdı. Bu başarıda Omron’un yeni tekli NJ501-1400 Sysmac makine kontrolörünün rolü yer alıyor.

Film Değişimi İçin Durmaya Gerek Kalmadı

Martini’nin yeni HFFS (Yatay Form, Doldurma ve Mühürleme) sistemi, hem üretimi %10 hızlandırıyor hem de makinenin durmasına gerek kalmadan ambalaj filmlerinin otomatik olarak değiştirilmesini, atık miktarının azaltılmasını ve zaman kazanılmasını sağlıyor. Bu başarıda Martini’nin MLV130 sistemindeki iki ayrı kontrolörünün yerine birleşik kontrol sunan Omron’un yeni tekli NJ501-1400 Sysmac Makine Kontrolörünün rolü var. Yeni sistemde çift mühürleme kafası, uzun bekleme profili ile hızlı ve hassas tartım için volümetrik dozajlama ünitesi bulunuyor.

Martini sistem, malzemeyi boşa harcamadan veya makineyi durdurmadan poşet uzunluğunun ve üretim hızının değiştirilebilmesini sağlıyor.

Üst Düzey Kalitede Ambalajlar

Sistemdeki yeni Omron sıcaklık kontrolörü, doğru mühürleme sıcaklığına erişmek ve makine geçişleri (makinenin başlatılması/durdurulması veya üretim hızı değişiklikleri gibi) sırasında doğru sıcaklığı korumak için gereken süreyi azaltmaya yardımcı oluyor. Sektörde daha ince plastik filmlerden çok katmanlı ambalajlara ve çevreye daha az zarar veren geri dönüştürülebilir filmlere kadar uzanan, daha sürdürülebilir ambalajlama çözümlerine geçiş yaptıkça yüksek kalitede mühürleme elde etmek git gide zorlaşıyor. Bu zorluklar, makinenin başlatılması/durdurulması veya üretim hızı değişiklikleri gibi makine geçişleri sırasında doğru mühürleme sıcaklığını elde edip korumak için gereken süreyi azaltan yeni Omron sıcaklık kontrolörüyle tamamen ortadan kalkıyor.

Elektronik Bölümünün Baş Mühendisi Francesco Gusson, “Çözümümüzün en büyük avantajı, paketleme mühürlemesindeki kalitedir. Omron’un NX-TC sıcaklık kontrolöründeki özel paketleme algoritmaları, müşterilerimize çok çeşitli sıcak ambalaj filmleriyle en yüksek ambalajlama kalitesine ulaşabilen bir makine sunmamızı sağlıyor.” dedi.

Küçük Lotlarda Esneklik

Değişen tüketici talepleri, üreticilerin daha çeşitli ürünler ve daha küçük lotlar sunmasını gerektiriyor. Bu da yeni paketleme makinelerinin üretim arasında hızlı geçiş yapabilmesi ve çalışma arasındaki geçiş süresinin olabildiğince kısalması gerektiği anlamına geliyor.

Birleştirilmiş kontrol sisteminin yer aldığı yeni Martini sistemi, hareket profillerinde anında değişiklik yaparak üretimdeki değişikliklere ayak uydurabiliyor. Malzemeyi boşa harcamadan veya makineyi durdurmadan poşet uzunluğunun ve üretim hızının değiştirilebilmesini sağlıyor.

Örneğin makinenin ana pozisyona yalnızca makine ilk açıldığı zaman, ilk konumu ayarlamak için döndürülmesi yeterli oluyor. Daha sonra herhangi bir problem veya format değişikliği meydana gelirse mutlak enkoderler ve yazılım programlaması kullanılarak makine, otomatik olarak doğru eksen pozisyonuna geri dönebiliyor. Böylece ana pozisyona dönmek için zaman kaybetmeden üretimi hemen yeniden başlatabiliyor.

Bu sonuca nasıl ulaşıldı?

Bir önceki çözümde kullanılan Omron CJ Kontrolör ve MCH72 hareket kontrolörünün, tek bir NJ501-1400 Sysmac makine kontrolörü ile değiştirilmesi ile yeni sistem daha esnek üretimi destekliyor. Kontrolör, EtherCAT ağı üzerinden hem paketleme hem de dozajlama düğümlerini yönetiyor. Paketleme düğümü; enkoder, yüksek hızlı girişler ve tüm sıcaklık ayarlama işlevleri gibi dijital ve hareketli girişler için NX G/Ç özelliği sunuyor. Dozajlama düğümü, NX dijital ve analog girişlerinin yanı sıra Martini’nin yüksek hız ve yüksek hassasiyetli tartma ile dozajlama için özelleştirilmiş donanımıyla ara yüz oluşturmak için kullanılan bir iletişim modülünü de barındırıyor.

Bu düğüm aracılığıyla dozajlayıcının tamamen motorize hale getirilmiş olan hareketleri kontrol ediliyor, böylece pnömatik cihazların yerine geçilmiş oluyor ve enerji tüketiminde önemli bir azalma gerçekleştiriliyor.

Çalışma devirleri arasındaki geçiş süresinin kısaltılması Toplam Ekipman Etkinliğinin (OEE) artmasına yardımcı olsa da kilit nokta hala üretim sırasında ulaşılabilen yüksek iş hacmidir. Tek kontrolör ve kullanıcı ara yüzüne sahip MLV130, üretim hızında %10’luk artış sağlayarak 340 mm’lik paket uzunluğunda işlem hızını dakikada 130 pakete kadar yükseltir.

Tüm makine verileri ve konfigürasyon parametrelerinin kullanılabilmesi, duruş süresi ve bakımdan kaynaklanan masrafları da azaltıyor. Makinenin tüm konfigürasyon parametrelerine dijital ortamdan erişim yoluyla uzaktan destek verilebiliyor bu sayede bakım masraflarından tasarruf ediliyor. Martini mühendisleri, müşterinin bulunduğu yerde yetkin bir mühendis olmadığında bile tüm cihazlara erişmek ve sorunları hızla çözmek için makineye uzaktan bağlanabiliyor. Ayrıca dijital sorun giderici, kullanıcıların makinede karşılaşılan bazı sorunları kolayca çözmelerine veya ayarları değiştirmelerine yardımcı oluyor. Martini buluttaki verileri toplayarak ve işleyerek makine verimliliğini daha da artırmak ve gerekli yardım hizmetini en iyi şekilde sunabilmek için potansiyel sorunları tespit ederek önleyici bakım çalışmaları bile gerçekleştirebiliyor.

Tek bir kontrolör kullanan yeni sistemler, farklı makine fonksiyonlarının daha iyi entegre edilmesini sağlamış, iletişimi hızlandırmış ve genel performansı artırmıştır. Çalışma sırasında her iki düğümün hem hareket hem de PLC profillerine erişebilmesi ve değiştirilebilmesi, üretimin farklı uzun kesim makarna gruplarını paketleyecek şekilde hızla değiştirilebilmesini sağlamıştır. Her şeyi tek bir EtherCAT ağına bağlamak, makinedeki her elektronik cihazda ayrı bağlantılar kurmak zorunda kalmadan hem yerel hem de uzaktan bakım ve konfigürasyon bilgilerine daha kolay erişilebilmesini sağlamıştır.

Tek Tasarım Ortamı

Gusson, “Sysmac Studio; konfigürasyon, programlama, simülasyon ve izlemeyi tek bir tasarım ortamında birleştiriyor. Sysmac Studio sayesinde alandaki uzun süreli uzmanlığımıza dayanarak hareket profilleri için fonksiyon blokları oluşturabildik. Daha sonra bu blokları HFFS sistemine daha yüksek performans ve esneklik sağlamak için güvenilir ve kolay bir şekilde yerleştirebildik. Sysmac Studio Platform IDE (Entegre Geliştirme Ortamı) sayesinde modüler programlama yaklaşımını uygulamak çok kolaydı.” Dedi.

Yapay Zeka İle Daha Verimli Mühürleme

Farklı film türleri üzerinde işlem yaparken en yüksek ambalaj kalitesini ve kesim hassasiyetini sunmayı hedefleyen Omron, mühürleme sistemine yeni bir yaklaşım getirdi. Sıcaklığın mühürleme çenesi yüzeyine çok yakın şekilde ölçülebilmesini sağlayan yeni bir eğilebilir termokupl sensörü geliştirildi.

Ayrıca makine, Omron’un Yapay Zeka yeteneği sayesinde yüzey sıcaklıklarını son derece kararlı bir şekilde ölçmek için özel algoritmalardan yararlanan yeni NX-TC sıcaklık kontrolörlerini kullanıyor. Bu yenilikçi çözüm, MLV130’un mühürleme sıcaklığını çok hassas bir şekilde ölçüp kontrol edebileceği anlamına geliyor. Sıcaklık kontrolünün makine durumundan (ortam sıcaklığı, mühürleme hızı, fi lm özellikleri) etkilenme oranı önemli ölçüde azalıyor. Üstelik genellikle çalışma koşullarını değiştirirken meydana gelen olağan sıcaklık düşüşü %20 ‘ye kadar azaltılmıştır.

Modüler SW Bloklarıyla VFFS’den HFFS’ye

Martini, Sysmac Studio IDE kullanarak mevcut ürün yelpazesine VFFS (Dikey Form, Doldurma ve Mühürleme) özelliklerini daha önce zaten uygulamıştı. Bu başarıdan ve Sysmac platformunun VFFS’de sunduğu esneklikten hareketle aynı kontrol platformunu kullanarak yatay paketleme akışının da yeniden tasarlanmasına karar verildi. Omron, iki şirketin dikey paketleme akışı makinelerini tasarladıkları daha önceki iş birliğinden yola çıkan makine analizi ve konfigürasyonları sağladı. Bu da Martini’nin başarısı kanıtlanmış yazılım kütüphaneleri ve yazılım modüllerini temel alarak makine tasarım esnekliğini artıran modüler bir yazılım altyapısı geliştirebilmesini sağladı. Modüler yazılım blokları sayesinde Martini, makineleri yeni teknoloji trendlerine ayak uyduracak şekilde değiştirebiliyor ve değişen ürün taleplerini karşılayabiliyor. Üstelik bu bloklar geliştirme ve mühendislik süresinin kısaltılmasına yardımcı olurken şirketin makinelerini çok kısa süre içinde özel müşteri ihtiyaçlarına göre değiştirebilmesine de yardımcı oluyor.