Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

Depo Alanlarından Elde Edilen Veriler “Yapay Öğrenme” Yöntemleriyle Birleşiyor

Inotron (Özgür Korkmaz, Kurucu Genel Müdür)

T.C. Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’nın teknogirişim desteği ile ODTÜ Teknokent’te Kurularak 2013 yılında faaliyete başlayan Inotron ile geliştirdikleri Intralojistik Teknolojilerinin depo alanlarına yansımalarını konuştuk.

Inotron tarafından geliştirilen Intralojistik Teknolojileri depo alanlarına ne gibi çözümler sunuyor?

Firmamız, depo ve üretim alanlarında malzeme taşıma ve depolama operasyonlarının otomatik bir şekilde yapılmasını sağlayan robotların geliştirilmesini ve üretilmesini sağlıyor. Bu kapsamda, kutulu ürünler için Otomatik Depolama Sistemi (Mini-load AS/ RS) ve Mekik (Shuttle) ürünlerimizi piyasaya çıkardık. AS/RS ve Mekik Sistemleri genellikle yüksek yoğunluklu depolama yapan işletmelerin ihtiyaç duyacağı ürünler olarak geçiyor. Depo yönetim yazılımımız Inotron WMS ile otomatik ve manuel depo faaliyetlerinin yönetimini ve kaydını sağlıyoruz.

Robotlarımız, işletmelerde var olan kablosuz ağı kullanarak birbiriyle iletişim kuruyor ve gerçek zamanlı olarak depo yönetim yazılımına bilgi akışı sağlanıyor. Bu sayede, depo operasyonlarının optimizasyonu ve planlamasını sağlayabiliyoruz. Ayrıca robotların anlık durumu, arıza durumu bilgisayar, telefon gibi cihazlardan takip edilebiliyor. Ürünlerimizin bu özellikleri sayesinde, müşterilerimizin depo süreçlerinde Endüstri 4.0 dönüşümünü sağlamış oluyoruz.

Kutulu ürünler için otomatik depolama sistemleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Kutulu ürünler için otomatik depolama sistemi, diğer adıyla Mini-load AS/RS (Automated Storage and Retrieval Systems), 3 eksende hareket kabiliyeti ile raflardan ürünü alan ve raflara ürünü yerleştiren bilgisayar kontrollü tam otomatik bir robottur. Taşıyıcı robot, dual shuttle’lı yapısı sayesinde farklı boyutlarda kutuları taşıma esnekliği sağlıyor. Ürünümüz, maksimum 50 kg yük taşıma kapasitesine sahip olup farklı parçaların kutulu veya kolili olarak depolanmasını hatasız bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Müşterilerimizin talepleri doğrultusunda istenen yük taşıma kapasitesine sahip sistemler üretiyoruz. Bu ürünümüzü, çok çeşitli ve fazla sayıda ürün depolama ihtiyacı olan müşterilerimize öneriyoruz. Ürünümüz, dikeyde forkliftlerin ulaşamayacağı yüksekliklerde depolama yapabildiği için birim alanda depolanan ürün miktarını artırarak kullanılan alandan tasarruf sağlıyor.

Özgür KORKMAZ, Kurucu Genel Müdür

“Dijital dönüşüm her alanda olduğu gibi depo ve üretim operasyonlarını etkiliyor ve kuralları yeniden koyuyor. Endüstri 4.0 kapsamında nesnelerin interneti, makineler arası iletişim, insan-makine etkileşimi, büyük veri, artırılmış gerçeklik, bulut teknolojisi ve yapay zekâ gibi kavramların depo süreçlerine dahil edilmesi ile geleceğin depoları daha verimli ve esnek olacağını düşünüyorum”

Bunun yanında, depo alanındaki operasyonel yükü azaltma, yüksek iş hacmi, hatasız sipariş toplama gibi faydalar sağlayarak depo maliyetlerini düşürmekle birlikte müşteriye daha hızlı cevap verme imkânı sunuyoruz.

Mekik cihazı ile depolama yapılan raflar arasında forklift için boşluk bırakılmadığında birim alanda depolanan ürün miktarını 2 kat artıyor

Mekik Cihazı hakkında bilgi alabilir miyiz?

Mekik cihazı, diğer adıyla Shuttle, bir ray boyunca hareket ederek paletli yükleri arka arkaya depolayan tablet kontrollü yarı otomatik bir cihaz. Ürünümüz, 1500 kg taşıma kapasitesine sahip paletli yükleri depolayıp FIFO ya da LIFO prensibine göre çalışıyor. Mekik cihazını, çeşit sayısı az ve fazla sayıda ürün depolama ihtiyacı olan müşterilerimize öneriyoruz. Mekik cihazı ile depolama yapılan raflar arasında forklift için boşluk bırakılmayacağı için birim alanda depolanan ürün miktarını 2 kat artırarak kullanılan alandan tasarruf sağlıyoruz.

Depo alanındaki süreçlerden elde edilen veriler “yapay öğrenme” yöntemleriyle birleşiyor.

Depo yönetim yazılımı Inotron WMS kullanıcılara ne gibi yararlar sunuyor?

Inotron WMS ile bütün otomatik ve manuel depo operasyonların yönetimini gerçekleştirip yapılan tüm işlemlerin kaydını sağlıyor. Ürünümüz, mal kabul, depolama, toplama, ürün çıkış ve malzeme akış yönetimi gibi temel işlevlere sahip. Kendi ürünlerimiz olan Miniload AS/RS ve Mekik cihazı, Inotron WMS ile entegre bir şekilde çalışıyor. Ayrıca, müşterilerimizin depo alanlarındaki ekipmanları, müşterilerimize özgü süreçleri ve ERP sistemlerini depo yönetim yazılımımıza entegre ediyoruz.

Depo alanındaki süreçlerden elde ettiğimiz verileri Yapay Öğrenme yöntemleri ile işleyip işletmelerdeki depolama süreçlerini ve depo alanı kullanımını optimize ederek depolardaki verimliliği artırıyoruz. Kullandığımız yöntemler sayesinde işletmeler, ürün taleplerindeki dalgalanmalar gibi dinamik koşullara daha kolay ayak uydurabiliyor. Bununla birlikte, ekipmanlardan gelen gerçek zamanlı veri sayesinde bütün süreçleri ve malzeme akışını takip etme ve raporlama olanağı sağlıyoruz.

Geleceğin Depolarında, Birlikte Uyum İçerisinde Çalışan Robotlar Merkezi Sistem Mimarisi Yerine Dağıtık Mimari İle Yönetilecek

Lojistik sektörünü gelecekte neler bekliyor?

Dijital dönüşüm her alanda olduğu gibi depo ve üretim operasyonlarını etkiliyor ve kuralları yeniden koyuyor. Endüstri 4.0 kapsamında nesnelerin interneti, makineler arası iletişim, insan-makine etkileşimi, büyük veri, artırılmış gerçeklik, bulut teknolojisi ve yapay zekâ gibi kavramların depo süreçlerine dahil edilmesi ile geleceğin depoları daha verimli ve esnek olacağını düşünüyorum. Bu da depo operasyonlarındaki maliyetlerin azalmasını ve üretilen işin kalite artışını sağlayacak. Bu teknolojilerin tasarım prensiplerine baktığımızda; öncelikle sistemlerin sahip olacağı yüksek modülerite sayesinde organizasyonlar, altyapılarını değiştirmeden var olan sistemlerini ölçeklendirerek değişen koşullara ayak uydurma imkânı sağlayacaklar.

Depo alanlarındaki ekipmanlar yerel ağa bağlı olacak ve gerçek zamanlı veri akışı ile süreçlerin optimizasyonu ve planlaması yapılacak. Ayrıca, gerçek zamanlı veri akışı insan-makine ve makine-makine iş birliği (collaborative robots) açısından fırsatlar oluşturacak. Makinelerden alınan gerçek zamanlı verilerin Yapay Öğrenme teknikleri ile işlenmesi sonucunda arızalar önceden tespit edilip üretimdeki aksamaların önüne geçilecek. Geleceğin depolarında, birlikte uyum içerisinde çalışan robotlar merkezi sistem mimarisi yerine dağıtık mimari ile yönetilecek. Yani her bir robot kendi karar verme mekanizması ile aktivitelerini koordine ederek görevini yerine getirecek. Ancak, gerçekleştirdiği aktiviteler ile ilgili gerçek zamanlı bilgiler merkezi bir sistemde toplanacak. Bununla birlikte; otonom araçlar ve droneların özellikle taşımacılık alanında kullanılması ile müşterilerin ürünlere ulaşma sürecini kısaltacağını düşünüyorum.

Uluslararası pazarlarda rekabet düzeyi açısından sektörünüzün durumunu değerlendirir misiniz?

İntralojistik sektörü olarak uluslararası pazarda pek varlık gösteremiyoruz. Örneğin, 2017 verilerine göre ciro bazında ilk 20 Malzeme Elleçleme Sistemleri (Material Handling Systems) üreticileri içerisinde herhangi bir Türk şirketi bulunmuyor. Ulusal ve uluslararası pazarlarda Avrupa ve Japon şirketleri daha aktif durumdalar. Bununla birlikte, son yıllarda dünyada popüler olan Endüstri 4.0 felsefesi Türkiye sanayisinde de farkındalık yarattı. Bu sayede, yerli üreticilerin son yıllarda devlet desteklerini kullanarak Ar-Ge çalışmalarını artırdıklarını ve katma değeri yüksek intralojistik teknolojilerini geliştirdiklerini gözlemliyorum. Eğer hız kesmeden planlı bir şekilde çalışmaya devam edersek uluslararası düzeyde rekabet edebileceğimizi düşünüyorum.

Sektörde yaygınlaşan akıllı sistemlerin, tedarik zinciri sürecine etkileri hakkında değerlendirme yapar mısınız? Türkiye bu açıdan küresel ölçekteki örnekler ile karşılaştırıldığında hangi aşamada?

Günümüzde Endüstri 4.0 kapsamında yer alan nesnelerin interneti, büyük veri, yapay zeka gibi kavramlar tedarik zinciri süreçlerini de etkiliyor. Örneğin fabrika içi depo ve üretim alanlarında kullanılan AS/RS’ler, mekik sistemleri, mobil robotlar, akıllı konveyorlar ile iç lojistik operasyonları geleneksel depolamaya göre daha verimli ve güvenli hale geliyor. İç lojistik süreçlerinde malzeme akışının yanında bilgi akışı meydana geliyor ve bu bilgiler işleniyor. Bu sayede üretim ve depolama süreci çok daha hızlandı ve müşteriye cevap verme süresi kısaldı. Örneğin, geleneksel depolama sistemlerinde bir ürünü depolanan binlerce ürün arasından bulmak zaman alıyorken Depo Yönetim Sistemi ve AS/RS sayesinde ürün saniyeler içerisinde depodan çekilebiliyor. Ayrıca, akıllı sistemlerin kullanımı, depo maliyetlerinin azalmasını ve üretilen işin kalite artışını sağlıyor. Taşımacılık sektöründe ise araçlardan alınan veriler ile yük ve rota optimizasyonları, filo takibi yapılarak süreçler daha iyi planlanıp yönetilebiliyor. Türkiye’de uluslararası ölçekteki firmalar Endüstri 4.0 konusunda daha bilinçli olmakla birlikte birçok sanayicinin bu konuda farkındalığı bulunuyor. Fakat çoğu firmanın Endüstri 4.0’ın nasıl uygulanacağı ile ilgili detaylı aksiyon planları bulunmuyor fakat bu konuda bir ilginin olması yapılacak yatırımlar için umut vadediyor.

Sanayide başlatılan Endüstri 4.0 uygulamalarının, firmanıza yönelik yansımaları oluyor mu? Sektörünüzde Lojistik 4.0 adı verilen bir kavram oluşuyor. Firmanızın bu konuda çalışmaları, yatırım planları var mı?

Intralojistik teknolojileri üreten bir firma olarak ürünlerimizi Endüstri 4.0’dan bağımsız olarak düşünmemiz olanaksız. Teknolojik gelişmeleri ürünlerinize inovatif bir yaklaşımla yansıtamadığınız zaman sektörde rekabet edemezseniz, bu nedenle Ar-Ge’ye ve inovasyona çok önem veriyoruz. Orta vadede hedefimiz, depo alanlarında kullanılan çeşitli robotları (Palet AS/RS, sorter, karusel depolama sistemleri, mobil robotlar) üreterek ürün portföyümüzü genişletmek. Şu anda, çalışmalarına devam ettiğimiz Ar-Ge projeleri ile TÜBİTAK ve KOSGEB’e başvuru aşamasında olduğumuz yeni projelerimiz var, bu çalışmalarımızı ürünleştirip en kısa sürede piyasaya çıkarmayı planlıyoruz.