Otomasyon dergisi, Türkiye'nin otomasyon konusundaki ilk ve en köklü dergisidir. 1992 yılında “Türkiye’de Otomasyonsuz Fabrika Kalmasın” sloganıyla yola çıkan dergi, Türkiye endüstrisinin otomasyon konusunda bilgilendirilmesini kendisine misyon edinmiştir. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri anında okuruna iletmeyi; otomasyon alanında yapılacak yatırımların, doğru ve kârlı olabilmesi için yol gösterici bir rol oynamayı amaçlamıştır.

MAKİNE EMNİYET OPTİMİZASYONU İLE GELEN VERİMLİLİK

PILZ

Günümüzde üretim verimliliği imalatçılar için olmazsa olmaz bir amaç haline gelmiştir. Endüstride sanayi devriminden bugüne kadar yaşanan tüm gelişmeler kuruluşlar için, üretimde verimlilik ve kaliteyi bir araya getirme zorunluluğu ortaya çıkarmış ve bu durum da beraberinde firmalara, rekabet ortamında kendilerini sürekli geliştirme ve yenilikçi/inovatif olma yolunda çalışma zorunluluğu getirmiştir.

Üretimde verimliliğin olmazsa olmazı makine duruş sürelerinin minimize edilmesidir. Makinelerde yaşanan duruşların iki temel sebebi olabiliyor; arızalar ve iş kazaları. Makinelerde yaşanan iş kazalarını önlemenin tek yolu makinenin emniyetli hale gelmesinden geçiyor. Dolayısıyla makine emniyeti otomasyonun ayrılmaz bir parçası oluyor. 2006/42/EC Makine Direktifi saha ve makinelerin emniyeti ile ilgili yasal çerçeveyi içeriyor. Makine direktifi Avrupa makine emniyet gerekliliklerinin standartlaştırılması ile ilgilidir.

Makine direktifi kanun niteliğindedir ve Avrupa Birliği üyelerinin ilgili yerel kanunlarına eklenmiştir. Ana hatlarıyla makine direktifi, temel sağlık ve emniyet gerekliliklerini düzenliyor; makinenin ne olduğunu, uygulanacak dokümantasyon prosedürlerini, CE markalamayı, uygunluk beyanını ve onaylı kuruluş gerekliliklerini tanımlıyor. Makine emniyetinde uygulanması gereken döngünün 5 adımı bulunuyor:

  1. Risk Değerlendirmesi
  2. Emniyet Konseptinin Belirlenmesi
  3. Emniyet Tasarımı
  4. Sistem Entegrasyonu
  5. Emniyet Doğrulaması (Validasyon)

Risk Değerlendirmesi için farklı yöntem ve yaklaşımlar bulunuyor. Örneğin, emniyet otomasyonunun mucidi olan ve uzmanlığını tamamen makine ve proses emniyeti üzerinde devam ettiren Pilz’in sayısal Pilz Tehlike Derecesi (PHR – Pilz’s Hazard Rating Numbers ) yaklaşımı, saha risklerinin tamamen objektif ve uygulanabilir şekilde değerlendirilmesi için kullanılıyor. Risk Değerlendirmesi aşamasında makine kaynaklı tüm tehlikeler önceden belirlemeleri ve ortaya çıkan riskler analiz edilmeli. Bu sebeple makinenin standartlara uygun olarak operasyonel ve fonksiyonel risklerinin değerlendirilmesi, makine direktifinde, emniyet ile ilgili ilk aşamadır. Risk Değerlendirmesi yalnızca üretim operasyonu için değil, aynı zamanda makinede gerçekleştirilen tüm operasyonlar bazında yapmak gerekiyor. Dolayısıyla, bakım ve temizlik gibi aşamaların risklerini de analiz etmek oldukça önemli.

Emniyet konseptinin belirlenmesi aşaması verimlilik açısından büyük önem arz ediyor. Çünkü makineyi emniyetli hale getirmeye çalışırken makinenin çalışmasına engel teşkil edebilecek bir konsept oluşturulması hem verimliliği azaltacak hem de emniyetlerin manipüle edilmesi isteği gibi kötü sonuçlar doğurabilecektir. İşte bu noktada emniyet optimizasyonu gerekliliği ortaya çıkıyor. Emniyet konsepti oluşturulması, teknik önlemlerin tanımlanması ve ulusal/uluslararası standartlara göre uygun olarak makine emniyet sisteminin belirlenmesi aşamasıdır. İyi bir emniyet konsepti ancak verimlilik ile koruyucu tedbirler arasında optimizasyonun sağlanması ile ortaya çıkıyor. Dolayısıyla maliyet, operatör-makine etkileşimi, verimlilik, bakım ve temizlik çalışmalarının kapsamı bakımından optimize uygulamalar gerçekleştirmek amaçlanmalı.

Makine emniyeti konusunda firmalar ve çalışanlar bazı dirençler ile karşılaşıyor. Bazı firmalarda makine emniyet otomasyonu sonrasında operatörlerin çalışmasının zorlaşacağı, duruşların artacağı ve üretim adetlerinin azalacağı konusunda endişeler bulunuyor. Bu noktada emniyet konsepti aşamasının ne kadar önemli olduğu öne çıkıyor. Makinelerdeki koruyucu tedbirlerin alternatifli olarak belirlenmesi ve bu alternatiflerin her birinin üretim ve bakım bölümü ile birlikte analizinin yapılarak optimum yöntemin belirlenmesi makine emniyetinin olmazsa olmaz koşulu. Böylelikle hem ana hedef olan emniyetli çalışma ortamı yaratılmış olacak hem de verimlilikten ödün verilmemiş olacak.

Emniyet tasarımı aşamasında, emniyet konseptinin uygulanması ile ilgili otomasyon sisteminin ve diğer önleyici tedbirlerin tasarımı yapılıyor. Emniyet Tasarımı’nda, makine dinamiklerinin iyi analiz edilerek; emniyet kontrol sisteminin mevcut otomasyon sistemine entegrasyonunun problem yaratmayacağı garanti edilmeli. Dolayısı ile operasyon ve makine dinamiklerine uygun emniyet kontrol sisteminin dizayn edilmiş olması ve arıza bulma kabiliyetinin yüksek olması, duruş sürelerinin minimize edilmesi anlamına geliyor ki, bu durum da verimliliği olumlu yönde etkiliyor.

Unutulmamalıdır ki doğru uygulanan makine emniyeti süreci, verimliliği ve üretkenliği azaltan, arızaları arttıran bir süreç değil; tam tersine, çalışanların emniyetini en üst seviyeye çıkaran ve bununla beraber üretkenliğe olumlu yönde katkı sağlayan bir proses. Dolayısı ile firmaların bu süreci uzman bakış açısı ile değerlendirebilmesi ve uygulaması şart. Emniyet bilincinin her kademede oluşturulması ve teknik açıdan yeterli bilgi birikimine sahip çalışanların yetiştirilmesinin yanı sıra bu konuda uzmanlaşmış kuruluşlardan hizmet alınması sayesinde sıfır kaza hedefine ulaşmak hiç de zor olmayacak gibi gözüküyor.